Evlenmeye karar veren gençler, birbirlerine karşı olan ilgi ve davranışlarında nelere dikkat etmeliler?

“Evlenmeye karar veren gençler, birbirlerine karşı olan ilgi ve davranışlarında nelere dikkat etmeliler?”

Aramızda nikâh olmadıkça evlenmeye karar verdiğimiz kız veya erkek, şimdilik, bizim nâmahremimizdir. Ona ne eşimiz gibi yakın durabiliriz, ne de yabancımız gibi uzak durabiliriz! Ne uzak, ne yakın! Duruşumuzu biz ayarlamalıyız! Bu dönemde en büyük imtihanımız budur! (Âileler bizi onaylamadıkça ve evlilik görünürlerde olmadıkça nikah için acele de etmemeliyiz.)

Ona sevgi ve saygı besleyeceğiz. Çünkü o bizim—şimdilik düşünce bazında—müstakbel eşimizdir, müstakbel nikâhlımızdır, evimizin müstakbel direğidir. Fakat bu sevgimizi ve saygımızı, haram davranışlar için mihenk yapmayacağız. Yani, “ona yakın durmaz isem, beni tanımaz, beni sevmez, bana ilgi duymaz…” endîşesiyle haram davranışları mubah ve meşrû saymayacağız. İffetimizi ve nâmûsumuzu her zaman süsümüz, ziynetimiz, güzelliğimiz ve başımızın tâcı bileceğiz! Eğer onu gerçekten seviyorsak, onun iffetini de kendi iffetimiz gibi değerli bilip koruyacağız.

Evlenmeye karar verdiğimiz kıza veya erkeğe karşı sevgimizi ve saygımızı gösterecek şekilde başlıca îmânlı, izzetli ve onurlu davranış prensiplerimizi şöyle sıralayabiliriz:

1- Onu Allah için sevmeliyiz. Hatâlarını Allah için affetmesini bilmeliyiz.

2- İlişkilerimizde haram-helâl sınırını Allah için gözetmeliyiz, buna onu da iknâ etmeliyiz. Aramızda haramı mübah saymamalıyız. Bunu ona güvenmediğimiz için değil, içimizdeki Allah korkusunun bir gereği olarak yapmalıyız.

3- Görüşmelerimizde üçüncü bir şahsın bulunmasını istemeli ve bunu sağlamalıyız.

OKU:   Dinde ve dindarlıkta denklik

4- Verdiğimiz sözü yerine getirmeliyiz. Dürüst olmalıyız. Olduğumuz gibi görünmeliyiz.

5- Vefâsızlık yapmamalıyız. Ne beğendiğimiz davranışlarından dolayı onu övüp göklere çıkarmalı, ne de beğenmediğimiz davranışlarından dolayı onu yerip yerin dibine geçirmeliyiz. Ölçülü olmalı ve onu olduğu gibi kabul etmeliyiz. Onu hatâsız saymamalıyız. Hatâlarını düzeltirken nezâket kurallarını unutmamalı ve onu dinlemesini bilmeliyiz. Geçimsiz olmamalı ve hep benim dediğim olmalı dayatmasından kaçınmalıyız.

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir