Ramazan ile Kur’ân arasında bir bağlantı var mıdır?

Abdullah Bey: “Ramazan ile Kur’ân arasında bir bağlantı var mıdır?”

Kur’ân’ın Bayramı

Ramazan ayı Kur’ân’ın bayramı hükmündedir. Çünkü Kur’ân yeryüzüne Ramazan ayında inmiştir. Cenab-ı Hak, bir âyette, “O Ramazan ayı ki, o ayda Kur’ân indirilmiştir.” 1 Bir diğer âyette de, “Biz Kur’ân’ı Kadir Gecesi’nde indirdik.” 2 buyurarak, Kur’ân’ın indiriliş zamanına dikkat çekmiştir.

Kur’ân’ın inişini –tabir caizse- kutlamak, tebrik etmek, Kur’ân’ın inişine güzel bir karşılama yapmak insan olarak bize yakışır; Kur’ân’ın da hakkıdır.

Düşünelim ki, evimize bir misafir geliyor! Onun gelişini nasıl beklerdik, onu nasıl saygıyla ayakta ve yolda karşılardık!

Bir de bu büyüğümüz evimize bir büyük müjde ile gelse, bir sonsuz şefkat ile gelse, bir sınırsız rahmet ile, Cennet ile, bir Cehennemden kurtaran af ve bağışlama ile gelse…

Artık düşünün sevincimizi, neşemizi ve huzurumuzu… Tariflere sığar mı? Gelişiyle gönlümüz nasıl huzur bulur, kalbimiz kuş kalbi gibi nasıl hafifler, nasıl sevinirdik! Onun gelişini mümkünse nasıl bayram yapardık!

Kur’ân Tacı, Gönül Tahtımıza İndi

Nitekim devletlerde ve milletlerde bu örf vardır. Milletler kurtuluş günlerini bayram yaparlar, devletler kuruluş günlerini bayram yaparlar, padişahlar tahta geçiş günlerini bayram yaparlar ve bu günlerde halka iltifat ve ikrâm yağdırırlar. O günü diğer günlerden farklı telâkki ederler.

İşte Ramazan-ı Şerif ayında Kur’ân tacı, gönül tahtımıza indi. Bir kutlu ve kutsî misâfir hüviyetiyle Kur’ân, Ramazan-ı Şerif ayında Kâinâtın Sahibi’nden gelmiş, bize selâm getirmiş, bize müjde getirmiş, bizi sınırsız Cennetle müjdelemiş, bize eşsiz rahmetle gelmiş, bizi ateşten kurtaran himmetle gelmiş, bize Yüce Yaratıcımızın hoşnutluğunun yolunu açmış, bizi O’nun cemâliyle, güzelliğiyle, şerefiyle, izzetiyle müjdelemiş…

OKU:   Kur'ân'da yemin ifadeleri

Böyle bir kutlu misâfirin indiği ay ve zaman dilimi hiç beklenmez mi, hiç kutlanmaz mı, hiç tebrik edilmez mi, hiç bayram yapılmaz mı?

Bu Ay Kur’ân’a Nasıl Muhatap Olunmalı?

Onun gelişi hatırına, onun hürmetine artık sıradan âdetler ve zevkler terk edilir, yeme ve içmeden uzak durulur, süflî ihtiyaçlar bir tarafa bırakılır, boş işlerden sıyrılınır, rûhen melek gibi bir istiğnâya girilir. Geceleri kıyamla, namazla, duâ ve zikirle ihya edilir. Gündüzleri oruç tutulur, nefis sıradan isteklerine karşı tutuklanır, terbiye edilir, ıslâh edilir.

Okuyabildiğimiz kadar, dilimiz döndüğü kadar, zorlanarak da olsa, artık bu ayda bol bol Kur’ân okuruz, Kur’ân’ın mesajlarına ve çağrısına kulak veririz. Kur’ân’ı, Rabb’imizden gelen tek rehber kitap kabul ederiz. Kur’ân’a yeni nazil oluyor gibi kendimizi muhatap sayarız, onu tazece alıyormuşuz gibi okuruz, okuruz, okuruz. O’nu güzel sesli hafızlardan bol bol dinleriz. Ondaki Allah’ın konuşmalarını geldiği andaki tazeliği içinde dinlemeye, anlamaya, öğrenmeye, algılamaya ve onu baş tacı yapmaya başlarız.

Kur’ân’ı sanki bizzat Resûl-i Ekrem’den (asm) işitiyor gibi dinlemek, ya da daha ötesi, bizzat Hazret-i Cebrâil’den (asm) işitiyor gibi dinlemek, hattâ daha da öte, bizzat Mütekellim-i Ezelî olan Cenab-ı Allah’tan işitiyor gibi dinlemek, veya Kur’ân’ı bu ulviyette dinleyen Müslümanlara tercümanlık edip, okuyup onlara dinlettirmek rûhumuzu ne kadar kutsî hâl ve feyizlere mazhar eder. Kur’ân’ın iniş hikmetine uygun feyizlere inşallah kapı açılmış olur.

OKU:   Kur´ân ve tecvid

Bediüzzaman’ın ifadesiyle, Ramazan-ı Şerifte İslâm âlemi büyük bir mescit hükmüne geçiyor. Milyonlarla hâfızlar, bu ayda o büyük mescidin köşelerinde Kur’ân’ı okuyorlar, dünyaya işittiriyorlar. Hâfızlar bu ayda güzel sesleriyle, ihlâslarıyla ve okuyuşlarıyla; topyekûn Müslümanlar da bu ayda kazandıkları güzel ahlâklarıyla, salih amelleriyle, yaşayışlarıyla ve toplum içinde gösterdikleri güzel ilişkileriyle bu ayın “Kur’ân ayı” olduğunu gösteriyorlar, ispat ediyorlar, dünyaya ilân ediyorlar. 3

DUÂ

Allah’ım! Kur’ân’ı asrın idrakiyle anlamamızı, okumamızı ve amel etmemizi kolaylaştır! Kur’ân’ı bize, bizi Kur’ân’a muhatap kıl! Kur’ân’ı okumama, okuyup anlamama, anlayıp amel etmeme, amel edip ihlâslı olmama gafletinden bizi koru! Âmin.

Dipnotlar:
1- Bakara Sûresi: 185.
2- Kadir Sûresi: 1.
3- Mektûbât, s. 390.

Benzer konuda makaleler:

OKU:   Peygamberimizin mu´cizeleri

image_pdfimage_print
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir