Yaşanan feragat ve isar hasleti

HİMMETTE İSAR HASLETİ

Barla ve Kıbrıs için Nur Talebeleri feragat yarışındalar.

Allah birlerini bin etsin ve Allah razı olsun.

Himmette isar hasleti, himmette diğergâmlık böyle bir şey olsa gerektir.

 Aslında kendilerinin ihtiyaçları yok mu?

Var; olmaz mı, dünya kadar!

Ama Barla’nın ve Kıbrıs’ın şiddet-i ihtiyacı gündeme gelince, himmet olmasa hizmetin oralarda tökezleyeceği dile getirilince ehem-mühim meselesi haline geliverdi. Kardeşler kendi dertlerini unuttular. Kendi dertlerine deva bulmaya çalışırken, himmet kanatlarını açtılar; Barla’yı ve Kıbrıs’ı da sorumluluk çerçevesi içine alıverdiler.

“İşte bu,” dedim içimden. Üstadımın istediği feragat ve isar hasleti işte budur!

Hani Üstadımız diyor ya: “Kardeşlerinizin nefislerini nefsinize şerefte, makamda, teveccühte, hattâ menfaat-i maddiye gibi nefsin hoşuna giden şeylerde tercih ediniz.”1

KARDEŞİNİN İHTİYACINI ÖNCELEMEK

Üstadım, ben şahidim ki, şimdi kardeşler, himmette kendi bölgelerinden ve mahallerinden geçip, başka mahal ve bölgenin, daha acil ve ehem gördükleri ihtiyaçlarını önceliyorlar.

Elhamdülillahi hâzâ min fazl-i Rabbî. Ne canlı ruh, ne yüksek haslet ya Rabbi!

Bu haslet-i memduha, inşallah çok hizmet edecek.

Kardeşim komşusu için yanarken, bir mânevî gizli el de kardeşimin kendi mahallinin derdini inşallah çözüverecek. Nevşehir’den hanım kardeşim arıyor. Barla ve Kıbrıs için hemen ilk plânda elden bir şeyler toplayıp gönderdiklerini, ayrıca kermes yapmayı plânladıklarını söylüyor.

Tire’den bir ağabey arıyor, Barla’nın boya ihtiyacını karşılamaya karar verdiklerini ifade ediyor.

OKU:   Borcumu zekat namına hibe edebilir miyim?

Bozyazı’dan bir ağabey arıyor, derste Barla ve Kıbrıs’ın aciliyetini ve ehemmiyetini gündeme getirdiklerini, karınca kararınca himmetlerini derhal Barla’ya ve Kıbrıs’a kaydıracaklarını haber veriyor.

Gaziantep’ten hanım kardeşim arıyor, topladıkları yardımları paylaştırarak Barla’ya ve Kıbrıs’a gönderdiğini haber veriyor.

Dün akşam İzmir’de Çamdibi semtinin dersine iştirak ettik. Orada Barla’nın ve Kıbrıs’ın aciliyeti ve ehemmiyeti gündeme getirildi. Kısa zamanda kardeşlerimiz nakit ve taahhüt olarak yardımlarını gösterdiler.

Bin maşallah, bin barekallah! Kardeşler Barla’da ve Kıbrıs’ta hizmetler tökezlemesin diye şahısları adına borçlanıyorlar. Feragatin, isarın ve himmetin göz yaşartıcı hali her halde bu olsa gerek!

Elhamdülillahi hâzâ min fazl-i Rabbî.

Kardeşlerimle iftihar ediyorum. Cümlesinden Allah razı olsun.

Bu hizmet mahalleri ile ilgili yardımlarını göndermek isteyenler, sorumlularla irtibata geçebilirler.

AYNI RUH, AYNI İFADE, AYNI İMAN

Hani Üstadımız bir mektubunda diyor ya:

“Aziz, sıddık kardeşlerim ve hizmet-i Kur’âniyede muktedir, kuvvetli arkadaşlarım,

Manevî hediyeniz ispat etti ki, ihtiyar, zayıf, aciz bir Said yerine genç, kavî, iktidarlı çok Said’ler sizlerde vardır. Aynı ruh, aynı ifade, aynı iman… Hadsiz şükür ve sena olsun ki; Rabb-i Rahim sizleri Risale-i Nur’a hâmi, naşir, sahip, şakirt eylemiş. Bizlere pek çok ağır müşkilât içinde kudsi hizmete muvaffakıyet ihsan etmiş. Zaman ve zemin, sizlerle çok müştak olduğum uzun konuşmayı hoş görmediği için, kısa kesip ruh u canımla her birinize binler selam. Mâşaallah, barekallah derim.”2

OKU:   Zekât çeşmesine en güzel mecra

Dipnotlar:
1- Lem’alar, s. 166
2- Kastamonu Lahikası, s.25

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir