Düğünde gelinlik giyilmesi caiz mi?

Eyüp Demir: “İyi günler benim sorum düğünler hakkında şöyle ki; gelinin gelinlik giymesi dinen caiz midir? Düğünlerde erkekler ve kadınlar ayrı olmak şartıyla halay vs. oyunlar oynayabilirler mi? Düğünlerdeki adetleri illa uygulamak mı lâzım, kuşak bağlama vs.”

Düğünlere ait adet ve görenekleri israf ve haram olmadıkça, israf ve harama kapı da açmadıkça uygulamakta sakınca yoktur. Gelin gelinlik giyebilir. Kuşak bağlama, at veya arabaya binme, konvoy yapma, davul veya zurna çalma gibi ve bunlara benzer haram unsur taşımayan adetler ve gelenekler uygulanabilir.

Düğünde harama girmeksizin meşrû çerçevede eğlence de yapılabilir. Haram kılınan eğlenmek değil, eğlence ile birlikte, meselâ davul zurna ile birlikte içki içmektir. Kadın-erkek karışık oynamak da meşru değildir.

Düğünlerde eğlence düzenlemenin sünnet ölçülerini şöyle sıralayabiliriz:

a) Eğlence kadın-erkek karışık olmamalı; kadınlar kendi aralarında ve erkeklere kapalı alanlarda, erkekler de kendi aralarında helâl sınırlar içinde “içkisiz, kavgasız, kargaşasız- eğlenebilirler, halay çekebilirler, oynayabilirler.

Nitekim Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm: “Zina ile nikâhı birbirinden ayıran şey, def çalmak ve ilân etmektir.” buyurmuştur. 1

Rubey binti Muavviz radiyallahü anhâ anlatmıştır: Ben gelin olduğumun kuşluk vaktinde Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm evlenme törenime geldi. O sırada küçük kızlarımız deflerini çalmakta ve Bedir günü şehit düşen atalarının kahramanlıklarını nağme ile dile getirmekte idiler. Nihayet içlerinden biri mahcup olarak: “Aramızda yarını bilen bir Peygamber vardır.” dedi.

OKU:   Mehir meselesi

Bunun üzerine Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm:

“Bu sözü bırak da, bundan önce söylediklerini söylemeye devam et.” buyurdu.2

b) Eğlencelerde nefsi şımartan, şehevî duyguları tahrik eden ve ulvî duygulara zarar veren parçalar çalınmamalıdır.

Duâ

Ey düşenleri kaldıran! Ey kullarını yükselten! Ey az amele çok ve yüksek dereceler lütfeden! Ey acizlerin, zayıfların, hastaların, kimsesizlerin, fakirlerin, yoksulların, muhtaçların yardımcısı, sığınağı ve yükselticisi olan! Ey çalışanı yükselten! Ey isteyeni yükselten! Ey istediğini yükselten! Ey kâinatı yükselten! Ey tövbekârlara yüksek dereceler veren! Ey Rafi-i Mualla! Derecemizi düşüren amellerimizi bağışla! Bizi katındaki iyi amele muvaffak kıl ve katındaki en yüksek derecelere ulaştır! Bizi hayatta ve öldükten sonra en yüksek gayelere nail kıl! Âmin!

Dipnotlar:

1. Tirmizî, Nikâh, 6;İbn-i Mâce, Nikâh, 1896
2. Tirmizî, Nikâh, 1096

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir