Şükür ve nev’ileri

İstanbul/Kocasinan’dan Mehmet Altınbaş: “Şükür Risalesinde, “Çünkü rızka iştiha ve iştiyak bir nev’î şükr-ü fıtrîdir. Ve telezzüz ve zevk dahi gayr-i şuurî bir şükürdür.” cümlesini açıklar mısınız?”

ŞÜKRÜN TANIMI

Şükür, Allah’ın sayısız, sınırsız, hesapsız nimetlerinin gerçek fiyatıdır.

Birinci Söz’e göre iki fiyat daha vardır: Zikir ve Fikir. Başta Bismillah zikirdir. Sonda Elhamdülillah şükürdür. Ortada, yemek yeme esnasında, lokmaları çiğnedikçe, lezzetlerin tadını aldıkça, yediğimiz şeylerin ne kadar güzel yaratıldıklarını, damağımıza ve zevkimize gayet uygun olduğunu, bunların birer sanat harikası, kudret mucizesi ve rahmet hediyesi olduklarını,1 Rabbimizin bizi bildiğinin ve sevdiğinin delilleri bulunduğunu düşünmek fikirdir.2

Böyle güzel bir fikirden sonra yemeğin sonunda işi şükürle bitiriyoruz. Yani yemeğin fiyatını ödeyerek sofradan kalkıyoruz. Bu kavlî şükürdür. Yani dil ile yaptığımız şükürdür.

Ve mana itibariyle farz, şekil olarak sünnettir.

ŞÜKRÜN NEVİLERİ

Şükrün nev’îleri vardır:

1- El ile yapılan şükür: Eli harama uzatmaktan kaçınmak. Eli helâle ve meşrû olana uzatmayı prensip edinmektir.

2- Dil ile yapılan şükür: Dilimizi şükürde kullanmak, küfran ve isyan sözlerinden sakınmak, dili kırıcı, incitici, kınayıcı, hafife alıcı bir üslûptan ve kötü sözden korumak, dile yumuşaklık, tatlılık ve nezaket kazandırmak, dili teşekkür hislerine tercüman kılmak.

3- Kalp ile yapılan şükür: Kalbi kin, nefret, haset, şikak, nifak, husûmet, adavet, düşmanlık hislerinden temizlemek. Boş şeylerin ve dünyanın günahlı ve fani yüzünün sevgisini kalbe koymamak. Kalbi Allah’ın razı olduğu şeylerin, yani bakıyat-ı salihatın3, yani tespih, zikir, tefekkür, şükür, sabır, tevekkül, kanaat, takva, ibadet, muhabbet, feragat, fedakârlık, tevazu ve cömertlik gibi ahirette faydası olacak, baki olarak elimizde kalacak salih değerlerin sevgisiyle doldurmak.

4- His ve cihazatımızla yaptığımız şükür: Başta iman olmak şartıyla, güzel yaratılan ve lütfedilen şeylerin güzelliklerini, tadını, lezzetini, yapraklarına, tomurcuklarına, meyvelerine konulan ince ve mu’cizevî san’atları gözümüzle, kulağımızla, hislerimizle kavramak, cihazatımızla zevk etmek bir nev’î manevî şükürdür.

Açlık hissi bir manevî şükürdür. Çünkü Allah’ın nimetlerine isteği güçlendiriyor. Susuzluk hissi bir manevî şükürdür. Allah’ın emsalsiz değerlerle yarattığı suya iştiyak veriyor. Suyu içerken, damağımıza dilimize dokunup geçerken verdiği serinlik, letafet ve canlılık hissi manevi birer şükürdür. Yiyecek taneciklerini dilimizde evirip çevirirken, dişlerimizle çiğnerken aldığımız lezzet, sevinç, huzur, doygunluk hissi, mutluluk gibi pozitif değerlerin hepsi manevî birer şükür hükmündedir. Çünkü veren Allah’tır. O güzel meyvelerin ve tatlı rızıkların hepsi Allah’ın has bahçesinden ve sonsuz hazinesinden akıyor. Bunu bilmek ve rızıkları bu imanla tatmak manevi birer şükürdür.

ŞÜKÜRDEN ŞİRKE GEÇMEMELİ

İşte Üstad Hazretleri veciz üslûbuyla bu hakikati ifade ediyor:

“Rızka iştiha ve iştiyak, bir nevi şükr-ü fıtrîdir. Ve telezzüz ve zevk dahi gayr-ı şuurî bir şükürdür ki, bütün hayvânatta bu şükür vardır. Yalnız insan, dalâlet ve küfürle o fıtrî şükrün mahiyetini değiştiriyor, şükürden şirke giriyor.”4

Burada bir uyarı da var: Dalâlet ve küfür içinde olanlar bu manevî şükürden hissedar olamıyorlar. Yani yiyip içerken bunların Allah’ın ikramı olduğunu düşünmemek ve bunları esbaba veya tesadüfe vermek bir şirk halidir. Böyle şirk içinde iken insan elbette manevî şükürlerden hissedar olamıyor.

5- Beden dili ile yapılan şükür: Bedenin helâl rızıklarla doldurulması, haram şeylerden sakındırılması, bedenin ibadette, taatte, faydalı işlerde ve bakiyat-ı salihatta kullanılmasıdır.

6- Hal dili ile yapılan şükür: Halimize ve tavrımıza, istek ve arzularımıza, duygu ve heyecanlarımıza, fiillerimize ve işlerimize, zevkimize ve keyiflerimize, hedefimize ve yarınlarımıza şükrü yerleştirmek, şükrü kendimize hal eylemek, şükrü ahirete yol eylemek, şükür ile halleşmek ve kişiliğimizi şükür ile yoğurmaktır.

7- Mal ile yapılan şükür: Zekât ve sadaka vermek, elindekini başkalarıyla paylaşmaktır.

Cenâb-ı Hak cümlemizi şükredenlerden eylesin. Âmin.

Dipnotlar:
1- Sözler, s. 13.
2- Sözler, s. 16.
3- Şuâlar, s. 210.
4- Mektubat, s. 34.

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

İktisat nedir? Ne değildir?
620
Nuray Arslan: “İktisat nedir? İktisat etmek neden güzeldir?”   İktisat, Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin risâlelerinden birinin adıdır. Üniversitelerimizde de birer alan adıdır iktisat. ...
Bitmeyen gündemimiz: Hamd ve Şükür
6.832
Kenan KILIÇASLAN: “Hamd etmek ve Şükretmek lafızları arasında nasıl bir fark vardır? Hamd ile Şükrün, derinliğine izahını yapar mısınız? Hangisinin daha geniş, hangisinin daha hususi kaldığının açılım...
Hastalığı hafifletmenin yolu
424
İstanbul’dan Hamdi Gocek: 1) “Sizden hiç kimse, maruz kaldığı bir zarar sebebiyle, ölümü temenni etmesin. Mutlaka onu yapmak mecburiyeti hissederse, bari şöyle söylesin: ‘Rabbim! Hakkımda hayat hayırl...
Kur´ân´ı anlayarak okumak
612
İzmir/Bornova’dan Hüseyin AKGÖL: “Sevabına Kur’ân okumak ne demektir? Anlamını idrak etmeyerek okuduğumuz bir sûreden hiçbir şey anlamıyoruz. Bunun da sevap olduğu söyleniyor. Anlamını kavramadan okus...
Musibetler ve kader inancı
872
Fatih Bey: “Hastalıkları, doğuştan sakatlıkları kader açısından değerlendirir misiniz?” Hastalıkların, doğuştan getirilen sakatlıkların, sonradan meydana gelen özürlerin ve muhtelif yaratılış e...
Bayramın kıymetini bilelim
1.869
Kurban Bayramına ulaştık elhamdülillah. Müslümanlar, insanlığa barış mesajları verecekler. Bizi barış ve sevgi bayramına eriştiren Rabb’imize sonsuz hamd ü senalar olsun.   Bayrama erişmek, Cen...
Açlık ve iştiha şükürden sayılır mı?
213
Mehmet Bey: “Açlık ve iştah tama mıdır, şükürden midir? Şükürden sayılırsa şartları var mıdır?” Şükür ve Tama Nedir Tama, bir nimete karşı duyulan abartılı açlıktır. Doyduğu halde doymamaktır. Göz...
Her şey için Allah’a şükür borçluyuz
2.075
Salih Bey: “Orucun şükre bakan yönü nedir?” Biz her şey için Yüce Allah’a karşı şükür borçluyuz. Öyle ki, her isteğimiz karşılanıyor. Her ihtiyacımız görülüyor. Her derdimiz derman buluyor. Her duâ...
Bitmeyen gündemimiz: Şükür
477
Yasemin Hanım: “Hamd etmek ve şükretmek lâfızları arasında nasıl bir fark vardır? Hamd ile şükrün, derinliğine izahını yapar mısınız? Hangisinin daha geniş, hangisinin daha hususî kaldığının açılımını...
Namaz nedir? Niçin kılınır?
10.697
İzmir Seferihisar’dan Yavuz Selim: “Namazın önemi üzerinde durur musunuz?”   Namaz; kul ile Rabb’i arasında gizli bir bağ, esrarlı bir iletişim vâsıtası, sırlı bir köprüdür. Namaz; kulun Rabb’...
Yemek seçmek nimete hürmetsizlik sayılır mı
476
Tûbâ Hanım: “Yemek seçmek nimete hürmetsizlik sayılır mı?”   Nimete hürmetsizlik, nimeti şükürsüz ve nankör kullanmak ve israf etmekle, saçıp savurmakla söz konusu olur. Yemek seçmek is...
Bir şükür kaynağı: Nefes alıp verişimiz
1.352
İzmir/Pınarbaşı’ndan Caner Çiçekçi: “İnsan nasıl nefes alıyor? Nefes alıp verirken oksijen alıp karbondioksit verdiğini biliyoruz. Fakat nasıl oluyor da insan oksijeni karbondioksite dönüştürüyor? Ve ...
Açlık ve iştah nasıl şükürden sayılır?
1.109
Mehmet Bey: “Açlık ve iştah tama mıdır, şükürden midir? Şükürden sayılırsa şartları var mıdır?” Şükrün ve Tama’ın Tanımı Tama, bir nimete karşı duyulan abartılı açlıktır. Doyduğu halde doymama...
Kanaatin faziletleri
532
Abdullah Bey: “Kanaat etmek ne demektir? Faziletleri nelerdir?”   SÖZLÜKTE KANAAT Kanaat sözlükte, elindekini yeterli bulma, kazancı ile yetinme, neticeye razı olma, hakkıyla çalıştıktan son...
Özgüven fahr değil, şükürdür
3.121
Abdullah Bey: “Kendine güven duygusunu geliştirirken nefsimiz şımartılmıyor mu? Kendine güven nasıl olmalıdır?”   Ne kendimizi yok sayabiliriz, ne de kendimizi olduğumuzdan fazla büyütebil...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir