Hz. Ali’nin (ra) bir duâsı: Kenzü’l-Arş

İstanbul’dan Ayşenur Aydoğdu ve Mehmet Koyuncu: “Kenzü’l-Arş duâsı nedir? Kuvveti ve sıhhati hakkında bilgi verir misiniz?”

Önce şunu belirteyim: Bir duâ metninde önce sıhhat değil; duânın Kur’ân ve sünnetin genel ruhuna uygunluğu aranır. Kur’ân’ın ve sünnetin ruh-u aslisine uygun bulunan her metinle duâ yapılır. Çünkü esasen duâyı duâ yapan husus, metinden çok bizim hulus-u kalbimiz ve niyetimizdir.
Kaldı ki, Kenzü’l-Arş duâsı kuvvetli ellerden çıkmış ve bize kadar ulaşmış bulunmaktadır. Hazret-i Ali (ra) tarafından tertip edildiği ve Ehl-i Beyt tarikiyle rivayet edilen ve aslı Kur’ân’dan alınmış bulunan Kenzü’l-Arş duâsı, Mecmuâtü’l-Ahzab’ta geçiyor. Ne kadar sıklıkla okuduğunu bilmesek de, bu duâyı bir hususî vird olarak kabul ettiğini bildiğimiz Üstad Bedîüzzaman Hazretleri, Rumuzât-ı Semâniye Risâlesi olan Yirmi Dokuzuncu Mektûb’un Sekizinci Kısmının İkinci ve Üçüncü remizlerinde bu duâdan bahsetmektedir. Üstad Hazretleri bu remizleri, “Kenzü’l-Arş duâsının feyzinden gelen bir nükte-i Kur’âniye”, “Kenzü’l-Arş’ın birinci nükte-i Kur’âniyesi”, “Kenzü’l-Arş duâsının feyzinden gelen Üçüncü Nükte-i İcâziye” başlıkları ile işlemektedir.
Kenzü’l-Arş duâsı başta Peygamberler, büyük melekler ve “Bismillahirrahmanirrahim” hakkı ve hürmeti için ve Fatiha Sûresinden başlayıp Kur’ân’ın Sûre-i Celilelerinin tamamının ilk âyetlerini zikrederek, sûrelerin hakkı ve hürmeti için, Kur’ân’daki kelime ve hecâ harflerinin hakkı ve hürmeti için, peygamberlerden büyük meleklere ve büyük zatlara kadar bütün muhterem zatların hakkı ve hürmeti için, insanoğlunun ve melâikenin muhtelif hal ve sıfatları esnasında zikrettikleri Allah’ın isimleri hakkı ve hürmeti için Allah’tan af, bağışlanma, mağfiret ve çok geniş bir çerçeve içinde ihtiyaçlarımızın karşılanmasını isteyen geniş, faziletli ve tesirli bir duâdır.
Duânın başlangıç kısmı Allah’ın Erhamü’r-Râhimîn, Hannân, Mennan, Bedîü’s-Semâvâti ve’l-Arz, Zü’l-Celâli Ve’l-İkram isimlerine ve Allah’ın Kerim zatını zikre tahsis edilmiş. Bu yüce isimlerin şefaatiyle özrümüzün kabulünü, ihtiyaçlarımızın giderilmesini, isteklerimizin verilmesini, günahlarımızın bağışlanmasını istiyoruz ve nitekim günahları Erhamü’r-Râhimîn olan Allah’tan başka hiç kimsenin bağışlayamadığını dile getiriyoruz.
Duâda daha sonra aynı dilek ve isteklerimizi Hazret-i Âdem ve Havva, Hazret-i Nuh, Hazret-i Musa, Hazret-i İsa, Hazret-i Muhammed (asm), Cebrail (as), Mikâil (as), İsrafil (as), Azrail (as) hürmetlerine, Bismillahirrahmânirrahîm ve Elhamdülillahi Rabbi’l-Âlemin, Elif lâm mim ile başlayan Bakara Sûresi, Elif lâm mim ile başlayan Al-i İmran Sûresi, Nisa Sûresi, Mâide Sûresi, En’âm Sûresi, Elif lâm mîm sâd ile başlayan A’râf Sûresi, Enfâl Sûresi, Tevbe Sûresi, Elif lâm râ ile başlayan Yûnus Sûresi, Elif lâm râ ile başlayan Hûd Sûresi, Elif lâm râ ile başlayan Yûsuf Sûresi, Elif lâm mîm râ ile başlayan Ra’d Sûresi, Elif lâm râ ile başlayan İbrâhîm Sûresi, Elif lâm râ ile başlayan Hicr Sûresi, Nahl Sûresi, İsrâ Sûresi, Kehf Sûresi, Kâf hâ yâ ayn sâd ile başlayan Meryem Sûresi, Tâhâ Sûresi hürmetlerine ve devam ederek sıra ile Kur’ân’ın yüz on dört sûresinin her birisinin ilk âyetlerini zikri içine alarak bu sûrelerin ve âyetlerinin şefaatleriyle Cenâb-ı Hak’tan af ve bağışlanma talebini içeriyor.
Sûrelerin ardından Peygamber Efendimiz’e (asm) nazil olunan Kur’ân’ın yirmi dokuz harfinin her birisini isim isim zikrederek bu harflerin hürmetine af, mağfiret ve ihtiyaçlarımızla ilgili isteklerimizi Allah’a arz eden duâ metni, daha sonra yüz yirmi dört bin Peygamber hürmetine, insanlığın atası Hazret-i Âdem ve Havva hürmetine, dört büyük meleklerin hürmetine, Kerrûbîn ve Hamele-i Arş melekleri hürmetine, yedi kat gökyüzü ile yedi kat yeryüzü ve bu mülklerde bulunan melekler hürmetine bağışlanma dileğini içeriyor.
Ardından Allah’ın isimlerini farklı bir açıdan ele alan duâ metni, bu isimlerin hepsiyle bağışlanma ve af talebini dile getiriyor. Burada göze çarpan bir orijinallik şudur: Burada Allah’ın isimlerine isim isim yer vermekten ziyade, bu yüce isimleri kendilerine sığınılma halleri ile ele alıyor. Ardından peygamberlere ve vahye tâbi olan ve istikamet üzere bulunan muhterem zatların hürmetine istek ve dileklerimizi Cenâb-ı Hakk’a arz ediyor.
Kur’ân’dan ve hadislerden alınan bu duâ metnini, sıkıntılı hallerimizde, günahlarımızdan af ve bağışlanma istediğimiz ve ihtiyaçlarımızın giderilmesini şiddetle arzuladığımız her an, Allah’ın merhametine ve şefkatine sığınmak için okuyabiliriz.
Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, bu metin Hazret-i Ali Efendimizin tertip edip okuduğu, Ehl-i Beyt âlimlerinin sıhhatle okuduğu ve Allah’a sığındığı ve nihayet Bediüzzaman Hazretlerinin muteber görerek okuduğu ve tefeyyüz ettiği bir duâ metnidir. Duânın böylesine bir kabule mazhar olması, sıhhat açısından yeterlidir.

OKU:   Dileğim kabul olsun

KENZÜ’L-ARŞ’TAN BİR DUÂ

“Rabbim! Sana ihtiyaçlarımı arz ediyorum ve Senden yükselten ve düşüren ve yaşatan ve öldüren isimlerin hürmetine, Seninle Hazret-i Muhammed (asm) arasındaki eşsiz muhabbet hürmetine, canlılara hareket veren bin bir ismin hürmetine, belâya uğrayanların imdada çağırdıkları isimlerin hürmetine, Nemrud’un ateşinden kurtardığın İbrahim Aleyhisselâm’ın zikrettiği isimlerin hürmetine, uğradığı amansız derdi giderdiğin Eyyüb Aleyhisselâm’ın zikrettiği isimlerin hürmetine, bildiğimiz bilmediğimiz Esma-i Hüsnân hürmetine istiyoruz ki: Bizi kulluğuna muvaffak kıl! Tövbemizi kabul buyur! İmanımızı sabit kıl! Bize merhamet eyle! Bizden ve Muhammed (asm) ümmetinden razı ol! Âmin…”

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir