Arife Güneş: “Çok yakın arkadaşımla son günlerde dinî konularda fikir ayrılığına düştük. Çünkü kadınlara has olan malûm günlerde namaz kılıyor mezhepleri kabul etmiyor. Gerekçesi Kur’ân’da mezheplere bölünmeyin diyormuş. Malûm günlerde sadece eşinize yaklaşmayın diyormuş. Ben onu ikna edecek altyapıya sahip değilim. Bu konuda neler söylemeliyim?”
Mezheplerin hükümlerine kanaat etmelidir. Böyle mevcut dört mezhebi kabul etmeyenlere, beşinci, ama bozuk bir mezhebe sahip olduğu söylenebilir.
Çünkü Kur’ân’dan hüküm çıkarmaya kalkışıyor. Bu ilim gerektiren, sorumluluk gerektiren bir iştir.
Ve arkadaşınız aslında işin zorunu seçmiş. Sadece amel etseydi, işi daha kolay olacaktı. O imamlığa soyunmuş!
Bu bozuk mezhebin imamı kendisidir. Saliki kendisidir. Yarın mahşerde sorumlu olacak da kendisi olacaktır.
Kur’ân’ın bölünmeyin dediği husus tarafgirliği ve çekişmeyi doğuran hizipçiliktir, akademik birer ekol ve okul hüviyeti taşıyan mezhepler değildir. Ama bizim mezhep sahibi imamımız her halde bunu böyle düşünmeyecektir. Ama kendisinin de yeni bir bölünmeyi getirdiğini unutmamalıdır.
Ona bildiklerinizi anlatın. Ama ikna edemediğinizde üzülmeyin. Sorumluluk ve vebal kendisine aittir. Sabırlı olun ve siz Ehl-i Sünnet üzere amel etmeye devam edin.
Benzer konuda makaleler:
- Kabirde hocan kimdir diye sorulur mu?
- Mezheplere ne gerek var?
- Farklı mezheblere mensub ebeveynin çocuğu kimin mezhebine uymalı?
- Bir mezheple amel etmek şarttır
- Özel isimlere saygı
- Mezhepler semavî içtihat sahibidirler
- Zaruret halinde Mezhep değiştirme
- Mezhepler üzerine
- Ses kablolar aracılığı ile kılınan namaz
- Ölüm, rahmet ve nimettir
- Ahirzamanda az çocuk mu?
- Mezhepler ve namazda kıraat
- Namazda mezhebi farklı bir imama uyulur mu?
- Âmâ bir kişi imam olabilir mi?
- Ölüm nimettir