Bu yorumlar deist doğuruyor

İstanbul’dan Hundil: “Kim musîbete uğramış birisini görür de, (elhamdülillahillezi afani mimme-btelâka bihi ve feddalanî ala kesirin mimmen halaka tafdîla) “Seni imtihan ettiği şu belâdan bana afiyet verip koruyan ve beni yarattıklarının çoğundan üstün kılan Allah’a hamd olsun.” derse yaşadığı müddetçe o belâdan (musîbetten) korunur.”1 Peygamberimiz Efendimiz’in (asm) bulaşıcı hastalıklara karşı yapmış olduğu bu tavsiyeyi nasıl anlayacağız? Hadis sahih midir? Bu şekilde kesin olarak musîbet veya hastalıklardan mahfuz kalmak mümkün müdür?”

Yorum Bataklığı 

Tavsiye Peygamber Efendimiz’e (asm) aittir. Tirmizi’de kayıtlıdır. Ancak bu hadis böyle bulaşıcı hastalıklardan kesin olarak mahfuz kalma algısı şeklinde anlaşılmaz. Sizi tenzih ederim. Ancak hadis ile ilgili olarak bazı hocaların da internette sıkıntılı yorumlar yaptığını görüyoruz: Efendim neymiş: “Koronanın ilâcı bulunmuş!” Yok, böyle bir yorum! Yok, böyle bir hadis anlayışı! Bu hadisi “Koronanın ilâcı bulundu” diye yorumlarsanız, bırakın ben de deist olayım! İnanın bazı hocaların yanlış yorumları gençleri deizm bataklığına itiyor! Aklınızı başınıza alın! Hadisler böyle yorumlanmaz! Ya yorumlarınızı düzeltin; ya da hocayım diye ortalarda gezmeyin! Bunun mahşerde hesabı olmayacak mıdır?

Biz hadisi ve âyeti anlama metodolojisini Risale-i Nur’dan öğrenelim derken kast ettiğimiz başka bir şey değildir. Risale-i Nur ümmetin malıdır. Dini doğru anlamak isteyen herkesin ondan alacağı çok şey vardır. Kör inada gerek yoktur. Günümüzde maalesef ahkâm kesen uzmanların bir kısmı oryantalistlerin etkisinde, hocaların bir kısmı da ehl-i sünnet diye çok eski klâsik anlayışların eteğinde kavruluyor. Oysa Risale-i Nur’da ehl-i sünnet yaklaşımına da yenilik getirildiğini görüyoruz. Bu zenginlik berhava ediliyor!

OKU:   Emanette emin kılınmak nasıl bir taleptir?

Hadisten Çıkardığımız Tavsiyeler

Arkadaş; koronanın ilâcını bulacaksa tıp dünyası bulacak! Konu onların meslek alanında. Bu hadis sana koronanın ilâcını vermiyor. Bu hadis bir duâ adabını öğretiyor. Bencillik öğretmiyor. Hasta birisini tezyif etmeyi öğretmiyor. Yalnızlaştırmayı kışkırtmıyor. Kibri öğretmiyor. Üstünlük duygusunu körüklemiyor.

Hadisi okuyunca sanırsınız, insan kendi başının telâşına düşmüş! Diğerkâmlık nerede kaldı? İsar hasleti nerede kaldı? Yardımlaşma nerede kaldı? Feragat nerede kaldı? Tedbir nerede kaldı? Bilim nerede kaldı? Akıl nerede kaldı?

Peygamber Efendimiz’in (asm) bu hadisinden anladığımız en saf tavsiyeler şunlar olsa gerektir:

1- Bulaşıcı bir hastalık gördüğünüzde duâ ediniz. O hastalıktan kendinizi koruyunuz. Sizde şu an olmadığına şükrediniz. Ama size bulaşmayacağından emin olmayınız. Kendinizi karantinaya alınız.

2- Kendinizi bırakmayınız. Ümitsizliğe düşmeyiniz. Korkuya kapılmayınız.

Hastalıkla ilgili akılcı tedbirler almaktan istinkâf etmeyiniz.

3- Kendinizin birçok yaratılmışlardan üstün olduğunuzu unutmayınız. Sağlığınız, sıhhatiniz, aklınız, fikriniz, inancınız, sevginiz ve birçok üstün özellikleriniz sizi diğer birçok yaratıklardan üstün konumda bulunduruyor. Ancak bunu medar-ı fahr yapmayınız. Medar-ı gurur yapmayınız. Medar-ı şükran yapınız.

4- Unutmayınız: Bu gün sizi üstün kılan Rabbiniz, sizi de yere serer ve hastalıklara duçar eder. Çünkü O, dilediğini aziz eder, dilediğini zelil eder. Hayır O’nun elindedir. Şüphesiz O her şeye hakkıyla gücü yetendir. 2 Sağlığınızın şükrünü unutmayınız.

5- Öyle iki dudağınızdan fırlayan bir cümle ile kaderin plânından kurtulduğunuzu sanmayınız! Duâyı menfaatinize mahkûm etmeyiniz. Duâ yapıyorum diye Allah’a tahakküme hakkınız yoktur. Duâyı Allah’ın rızasından başka bir maksada matuf yapmayınız.

OKU:   Geçim Kaynağının Memleketinde Olması

Covid ve diğer hastalarımıza şifalar diliyoruz.

Dipnotlar:
1- Tirmizi, Sünen, 3431.
2- Âl-i İmran Sûresi: 26.

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir