Tesadüf ile Tevafuk arasındaki farklar nelerdir?

Eyüp Bey: “Tesadüf nedir? Tevafuk nedir? Arasındaki farklar nelerdir?”

 

Mana Olarak Tesadüf

Tesadüf sözlükte “rastlantı, rast gelmek, kendiliğinden olmak” gibi manalara gelir. Tevafuk ise, İlâhî iradenin bir şeyi diğer bir şeye denk getirmesi, Allah’ın bir şeyle diğer şeyleri hoş ve zarif biçimde uyumlu kılması gibi manalara geliyor.

Tesadüfte bir başıboşluk ve başıbozukluk vardır. Tevafukta ise İlâhî kudrete sımsıkı bağlılık esastır.

Tesadüf, felsefede her şeyin bir rastlantı sonucu meydana geldiğini, İlâhî iradenin söz konusu olmadığını savunan ateist görüşün en temel kavramıdır. Tevafuk ise her şeyin İlâhî iradeye bağlı olarak meydana geldiğini, hiçbir şeyin rastlantı olmadığını, kâinatta rastlantıya ve tesadüfe asla yer olmadığını ifade eden Kur’ân hikmetine bağlı bir kavramdır.

Tesadüf ayyaşlığı, serseriliği, hedefsizliği, kararsızlığı, rast geleliği ifade eder.

Tevafuk ise İlâhî iradeyi tanımayı, inanmayı ve teslim olmayı ifade eder.

Tesadüf, Tabiat ve Şirk

Bizim bilincimiz dışında olmakla beraber, Allah’ın iradesi çerçevesinde gelişen olaylar serisinin bir tanesine bile “tesadüf” denmesine Risale-i Nur şiddetle karşı çıkar; bunu küfürle eş sayar ve böyle tesadüfe ancak “serseri” lâkabını uygun bulur.1 Âlemde her şey o kadar Allah’ın iradesine bağlıdır ki; hiçbir şekilde “âlemde tesadüfe yer yoktur.”

Bediüzzaman (ra); “tesadüfü, tabiatı ve şirki” aynı paralelde ele alır; bu üç mücrim kavramı bir fesat şebekesi olarak değerlendirir ve bu şebekenin İslâm âleminden ihraç edilmesi ile ilgili verilen kararı Risale-i Nur’un infaz ettiğini beyan eder.2 Tesadüfün yalnızca bir vehimden ibaret olduğunu, Sâniin kast ve iradesi ispat edildiği takdirde ise bu vehmin ortadan kalkacağını; tabiat olaylarının hiçbir şekilde tesadüf oyuncağı olamayacağını3; Kadîr, Hakîm, Basîr ve Alîm olan Cenâb-ı Hakk’ın işine “tesadüf”ün karışamayacağını4 yine Risale-i Nur izah ve ispat eder.

Tesadüf Bir Perdeden İbarettir

Bediüzzaman’ın zengin dağarcığında, İlâhî iradeye teslimi ifade eden tevafuk kelimesi aynen kabul görmüş, tesadüf kelimesi ise ihtida etmiştir.

Risale-i Nur’da tesadüf tarifi şöyledir: “Tesadüf ise; cehlimizi örten gizli bir hikmet-i İlâhiye’nin perdesidir.”5

Demek tesadüf kelimesini, İlâhî hikmeti ve iradeyi reddeden bir kavram olarak değil; bizim cahilliğimizi örten bir perde olarak kullanabiliriz.

Çünkü bizim “tesadüf” diye nitelediğimiz şey, Allah’ın iradesiyle kuşatılmış ve yaratılmıştır. Esbab nasıl Allah’ın kudretine perdeden başka bir şey değilse6; tesadüf de Allah’ın hikmetine perdeden başka bir şey değildir.

O halde; “tesadüf” veya “rastlamak” kelimesini tamamen bizim bilinç kapsamımız çerçevesinde, bizim boyutlarımız içinde kalmak şartıyla kullanabiliriz. Ancak hiçbir şekilde eşyanın bir başıbozuk düzenin eseri olduğu manasında kullanmamalıyız.

Meselâ, arkadaşımız ile bir caddede bilincimiz dışında karşılaşmak, Allah’ın iradesi çerçevesinde meydana gelmesine karşılık; bizim irademize göre bir tesadüftür. Burada; bize göre tesadüf olan karşılaşmanın, Allah’ın iradesiyle tanzim olunan bir tevafuktan başka bir şey olmadığını bilerek ve iman ederek, “arkadaşıma rastladım” diyebiliriz.

Nitekim Risale-i Nur’da, “tesadüf” kelimesi, bizim kendi irademize nispet edilerek günlük dilde kullanılmıştır.

Meselâ; Emirdağ Lâhikasında: “Ehl-i siyasete hiç bakmadığım halde, bu gün tesadüfen kulağıma girdi ki; bazı camileri kaldırmak için bir mecliste, bir kısım dinsiz mebuslar çalışmışlar.”7;

Mesnevî’de: “Pek çok belâlara ve düşmanlara tesadüf ettim.”8 Sadece iki örnektir.

Bu durumda; tesadüf kelimesini günlük dilimizde kullanırken “Tevhid inancını” örselememeye dikkat etmemiz yeterlidir.

Dipnotlar:
1- Bakınız: Şuâlar, s.142, 522; Lem’alar, s. 335; Mesnevî-i Nuriye, s. 205.
2- Mesnevî-i Nuriye, s. 152.
3- Sözler, s. 157.
4- Sözler, s. 180.
5- Sözler, s. 619; Mesnevî-i Nuriye, s. 13.
6- Sözler, s. 619; Mesnevî-i Nuriye, s..13.
7- Emirdağ Lâhikası, s. 166, 2. haşiye.
8- Mesnevî-i Nuriye, s. 44.

 

Günün Duâsı

Ya Allah! Ya Rahman! Ya Rahim! Ya Alim! Elimizi, belimizi ve dilimizi günah ufunetinden muhafaza eyle!

Gözümüzü, kulağımızı ve gönlümüzü günah lekelerinden hıfz eyle! Aklımızı, kalbimizi ve duygularımızı günah kirlerinden koru! Âmin.

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Şirk-i hafî ne demektir?
1.417
Özgür Tümer: “Şirk-i hafî ne demektir? Örneklerle açıklayabilir misiniz?” Şirk, Allah’a eş ve ortak koşmak demektir. Cahiliye dönemi putperestleri müşriktiler. Yani Allah’ı bildikleri halde putlar...
Günahlarını düşünmüyorsan neticesinden feryad et!
1.766
Gürkan Özsoy: Âyetlerde geçen “Allah şirki asla affetmez...” hükmü ahirete yönelik bir hüküm müdür? Yani şirk üzerine ölenin kurtuluşu yoktur manasına mı gelir? Bu dünyada bir Müslüman şirke düşse, am...
Riyadan şirke, tehlikeli yollar
1.117
Necati Bey: “Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey, Allah’a ortak koşmalarıdır. Ben, güneşe, aya ve puta tapacaklarını söylemiyorum. Fakat Allah rızası dışında yapılan amelleri ve gizli arzuları kast ...
Cehennemi kızdıran şirk
936
 Erkan Bey: “‘Ateşi insanlar ve taşlar olan Cehennem’den sakının.’ âyetini açıklar mısınız? Bu âyette taşların nazara verilmesinin hikmeti nedir?” Kur’ân şöyle bildiriyor: “Ey inananlar! Kendinizi ...
Riyadan şirke, şirkten riyaya yollar var
435
Hayati Bey: “‘Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey, Allah’a ortak koşmalarıdır” 1 hadisi nasıl anlaşılmalıdır?”   Peygamber Efendimiz (asm) riyaya, farkında olunmayan bir şirk olarak dikkat ...
Riyadan şirke, şirkten riyaya yollar var
1.393
Necati Bey: “‘Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey, Allah’a ortak koşmalarıdır. Ben, güneşe, aya ve puta tapacaklarını söylemiyorum. Fakat Allah rızası dışında yapılan amelleri ve gizli arzuları kast...
Haram, günah ve küfür
1.104
Şanlıurfa’dan Mücahit rumuzlu okuyucumuz: 1-Haramlığı kesin olan içki, zina, fal vs. gibi fiillerle ilgili olarak bir başkası için “İnşaallah içki içersin, fal baktırırsın” dense; diyen kişinin îmânı ...
Riyanın mahşerdeki görüntüsü
547
Necati Bey: “Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey, Allah’a ortak koşmalarıdır. Ben, güneşe, aya ve puta tapacaklarını söylemiyorum. Fakat Allah rızası dışında yapılan amelleri ve gizli arzuları kast ...
İman tazelemenin önemi
739
S. Bilen: “İman kalpten nasıl gider? İman tazelemenin önemi nedir?”   Allah’a kalpten intisap ve bağlılıktan ibarettir iman. Bizi Yaradan’ımıza bağlayan en güçlü bağdır. Küfür, inkâr veya ...
Kur´ân´ın asıl davetini unutmayalım
442
Hollanda’dan Fatih Cenker Eren: “Kur’ân’da on dokuz rakamıyla ilgili tevafuklar olduğunu söyleyenlerin veya ebced hesabıyla Kur’ân’dan tarih çıkarmak isteyenlerin düşüncelerine katılmıyorum. Fakat duy...
‘Tesadüf’ kelimesinin kullanımı
1.404
Bayan okuyucumuz: “Kâinatta tesadüfe yer olmadığını Risâle-i Nûr’dan öğreniyoruz. Tesâdüf kelimesini günlük dilimizde hangi hallerde ve nerelerde kullanabiliriz? Bunun fıkhî bir ölçüsü var mıdır?” &n...
Kur’ân’dan remizler: Rumuzat-ı Semaniye
1.567
Tuğba Eroğlu: “Rumuzat-ı Semaniye risalesini tanıtır mısınız? Neden basılmıyor?”   İlm-i Cifrin Düsturları Rumuzat-ı Semaniye, Yirmi Dokuzuncu Mektubun Sekizinci Meselesi olarak telif edilmi...
İman, amel ve tevhit kelimeleri
879
Antalya’dan Ahmet İleri: “1- Allah için namaz kılıp oruç tutup sonra, cehaletten dolayı şirk sözü söyleyip şirk eylemi yapan insanların itikat açısından durumları nedir? 2- Allah’a ibadet ettiği hal...
Duâda vesîle şirk midir?
6.855
Abdullah Bey: “Duâda Peygamberleri, velileri, Allah dostlarını vesile ve şefaatçi yapmak şirk midir? Peygamber hürmetine, evliya hürmetine... diye duâ yapılabilir mi?” DUÂ EDİN, CEVAP VEREYİM İnsan...
Allah, bütün günahları affeder
2.649
Gürkan Özsoy: “Müslüman kişi şirke düşse tevbe ettiğinde affedilme ihtimali var mıdır?” Elbette vardır. Esasen İslâmiyet’te ümitsizlik yoktur. Allah bütün günahları bağışlar. Şu âyet hiçbir günahı d...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir