Kabirde rü’yet var mıdır?

İstanbul’dan okuyucumuz: “Ahirette mü’minlerin Rü’yet-i Cemalullah’a mazhar olarak Allah’ı görecekleri müjdeleniyor. Peki, kabir hayatında Allah’ı görmek mümkün mü?”

Kur’ân ölüme “yakîn” diyor.1 Anlaşılıyor ki, ölüm, iman hakikatinin tereddütsüz görüleceği, kavranacağı ve kişiyi hakkalyakîn bir bilgiye ulaştıracağı bir olaydır. Yakîn, gerçekliğinden şüphe edilmeyen kesin bilgi veya bir şeye tereddüte mahal bırakmayacak şekilde kesin olarak inanmak anlamlarına gelir.

Bilindiği gibi yakîn’in üç mertebesi vardır:

1- İlme’l-yakîn: Kesin bilgiye akıl ile ulaşmak.

2- Ayne’l-yakîn: Kesin bilgiye göz, kulak ve duyu organlarıyla ulaşmak.

3- Hakka’l-yakîn: Kesin bilgiyi hal edinmek. Kesin bilgi ile iç içeleşmek, kesin bilgi ile halleşmek, kesin bilgiyi içselleştirmek.

Yakîn’in her üç mertebesi kâmil imanı ifade etse de, bunlar arasında da mertebeler vardır. En güçlü yakîn, hakka’l-yakîndir. İmanın hakikatine ermek, imanı hal olarak yaşamaktır.

Ölümle insan, dünyada iken iman ettiği esasların hakikatine ermiş oluyor. Bu açıdan güçlü bir yakîn derecesi olan hakka’l-yakîne de ulaşmış oluyor. Meselâ meleklere iman, âhirete iman gibi esaslar, dünyada kişinin inancı nasıl olursa olsun, kabirde Münker ve Nekir ile yüz yüze geldiği anda hakka’l-yakîn derecesinde bir kesin bilgiye dönüşüyor. İnsan, dünyada iken inancı olsun olmasın, kabirde Allah’ın sıfatları, esması, emirleri ve vaadlerinin doğruluğu gibi pek çok İlâhî hakikati hakka’l-yakîn derecesinde görüyor ve belki muhatap da oluyor.

Rü’yetullah ise farklı bir meseledir. Yüksek dereceler sahibi bazı ehass-ı havassın, bir lütf-u İlâhî olarak, berzah hayatında Allah’ı esmasından şuunatına kadar müşahede edecekleri söylenebilirse de, rüyete mazhar olacakları konusunda bir haber bilmiyoruz.

OKU:   Son yolculukta görevlerimiz

Allah’ı görmek ile ilgili bütün haberler kıyamet ötesi ahiret hayatı ile ilgilidir.

RÜ’YETULLAH KIYAMATTEN SONRADIR

Diğer yandan kabir hayatı, dünya hayatının neticelerinin bire bir yansıdığı geçici ve süreli bir hayat olması ve kişiyi ahirete hazırlayan bir ara-hayat hükmünde bulunması hasebiyle, dünyada Allah’ı görmekten kişiyi alıkoyan hikmetler, kabir hayatında da söz konusudur.

Şu hadis de Allah’ı görme hakikatinin kıyamet gününden sonra gerçekleşeceği ifade ediliyor:

Bir grup insan sordu:

“-Yâ Resûlallah! Kıyâmet gününde Rabb’imizi görür müyüz?”

Peygamber Efendimiz (asm):

“-Evet!” buyurdu. Devamla: “-Güneşi öğlen üstü ayakta önünde hiçbir bulut yokken görmek için itişip kakışarak birbirinize zarar verir misiniz? Ve kezâ ay’ı on dördüncü gece açık havada hiçbir bulut yokken görmek için birbirinize zarar verir misiniz?” buyurdu.

Ashab-ı Kiram (ra):

“-Hayır yâ Resûlallah!” dediler.

Resûlullah Efendimiz (asm) de:

“-İşte güneş ve aydan birini görmekte birbirinize meşakkat ve zarar vermediğiniz gibi, kıyamet gününde Allah’ı görmek için de birbirinize meşakkat ve zarar vermezsiniz.”2 buyurdu.

Dipnotlar:
1- Hicr Sûresi: 99.
2- Müslim, Îmân, 301.

Benzer konuda makaleler:

OKU:   Nefis-ruh ilişkisi ve nefsin kabir hâlleri

image_pdfimage_print
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir