Allah’a borç vermek nasıl bir saadettir?

Salih Bey: “Kur’ân’da birçok âyette ‘Allah’a borç vermek’ mefhumu vardır. Bu ne demektir? Nasıl bir borç veriştir?”

ALLAH’A BORÇ VERDİĞİNİZDE  

Kur’ân, fani ve kısıtlı imkânlarımızla yaptığımız kimi fiillerimizin arkası deryaya açılan bir neticeye dönüştüğü ve bâkî âlemde bütün bir derya olarak yine bize iade edileceği müjdesini bu mefhumla veriyor: “Allah’a borç vermek!”

Allah’a borç verdiğinizde, verdiğiniz borç ne kadar kısıtlı imkândan çıkmışsa bir o kadar da ilâve katlamalar kazanarak, bitmeyen bir deryaya dönüşüp size baki âlemde geri döner. Çünkü Allah’ın sizin vereceğiniz paraya ihtiyacı yoktur. Ama siz gerçek ihtiyaç sahibini bulup Allah için yardım ettiğinizde, Allah’a borç vermiş oluyorsunuz.

Kur’ân şöyle buyuruyor: “Zekâtı verin, Allah’a güzel bir borç verin. Kendiniz için önceden ne hayır takdim ederseniz, onu Allah katında daha üstün bir iyilik ve daha büyük mükâfat olarak bulursunuz.” 1

KAT KAT MÜKÂFAT 

Hiç şüphesiz aynı özellik, Allah için yapılan bütün iyilikler, hayırlar ve salih ameller için de geçerlidir. Her salih amele en az bire on sevap vaad eden Kur’ân’dır. 2 Keza her iyiliğin ve salih amelin on katından yedi yüz katına ve daha fazlasına kadar Allah katında karşılık bulacağını müjdeleyen de Peygamber Efendimiz’dir (asm). 3

Öte yandan Cenab-ı Allah’ın, her salih amele on katı sevap vaad ederken, bir de “o benim içindir, onun mükâfatını ben veririm” 4 buyurduğu oruç ibadeti vardır ki, Cenab-ı Allah’ın oruca takdir ettiği sevabı akıl havsala almıyor.

OKU:   İmanda izzet, küfürde kibir

Peki, fart-ı sevabıyla akıl terazisini koparan, üstelik kul öldüğü halde amel defterini kapatmayıp, katlanarak kulun hanesine yazılan başka salih ameller var mıdır?

Evet, vardır. Bir amel ki:

1- Sınırsız ölçüde çok yüksek sevap kazandırıyorsa.

2- Kul öldüğü halde amel defterini kapatmıyorsa.

3- Kapanmayan amel defterinde, bu amelin sevabı, havsalamıza sığmayan ölçülerle katlanmaya devam ediyorsa…

Böyle amelin özgül ağırlığını akıl ve havsala terazisi tartamıyor.

Bu ölçülerle üç tür amel vardır. Peygamber Efendimiz (asm) buyuruyor ki:

“İnsan öldüğü zaman amel defteri kapanır. Ancak üç tür amel bundan müstesnadır. 1- Sadâka-i cariye, 2- Kendisinden yararlanılan ilim, 3- Kendisine hayır duâ eden salih evlât.” 5

BİTMEYEN CENNET ÇEŞMESİ   

Salih evlâdı olan anne-babalara müjdeler olsun! Evlâtlarının salâhati devam ettikçe amel defterleri açık kalıyor. Evlâtlarının salâhati bir sevap çeşmesi oluyor ve amel defterlerine sevap yağdırıyor.

İlminden faydalanılan âlimlere müjdeler olsun! İlmi insanlara fayda verdikçe amel defterleri açık kalıyor ve bir sevap sağanağı halinde amel defterlerine sevap yağdırıyor.

Sadâka-i cariye sahiplerine müjdeler olsun! Sadâka-i cariye, akan ve kesilmeyen sadâka demektir. Verdiğiniz bağış ile bir yoksul karnını doyuruyorsa bu “bir” sadâkadır. Verdiğiniz sadâka ile bir yoksul aklını doyuruyor, kalbini şüphelerden kurtarıyor, tahkiki iman elde ediyor, sosyal ve siyasî hadiselerde istikamet kazanıyorsa, bu, sevabı kesilmeyen sadâka, yani sadâka-i cariye olur. O faydalandıkça ve başkasını faydalandırdıkça maddî kaynak siz olduğunuz için, sizin amel defterinize yağmur gibi sevap yağar.

OKU:   Hırsın ilâcı, zenginliğin kaynağı: Zekât

Zekâtımızı Kur’ân ve iman hizmetleri için, Risale-i Nur’un naşir-i efkârı olan gazetemiz ve yayınlarımız için sarf edelim. Böylece azımız çok olsun, kısıtlı imkânlarımızla yaptığımız infak inşallah bitmeyen bir Cennet çeşmesi olsun. Bereketlensin, bereketlensin.

DUÂ

Allah’ım! Fani ömrümüzü bekaya tebdil eyle! Fani malımıza ebediyet bereketi lütfeyle! Fani işlerimize baki neticeler ihsan buyur! Zihnimizi ve kalbimizi baki âlemin değerleriyle meşbu eyle! Âmin.

Dipnotlar:
1- Müzemmil Sûresi: 20; Keza bakınız: Bakara Sûresi: 110.
2- En’am Sûresi: 160.
3- Buharî, Sahih, İmân, 31; Süyûtî, Câmiü’s-Sağîr, 1, 151.
4- Buharî, Savm, 2.
5- Dârimi, Mukaddime, 46.

 

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir