Kur´ân-ı Kerîm´in içerisindeki sıralama

Harun Yazgan: “Kur’ân-ı Kerîm’in âyet numaraları, sûrelerin isimleri, sıraları, âyetlerin sırası, hangi âyetin hangi sûreye ait olduğu nasıl belirlendi?”

Kur’ân-ı Kerîm “A’ dan Z’ ye” vahiy mahsûlüdür. Hiçbir yönü, hiçbir niteliği, hiçbir tertibi, hiçbir düzeni yoktur ki vahiy harici bir parmak karıştırılmakla elde edilmiş olsun. Kur’ân-ı Kerîm âyetleri, Peygamber Efendimizin (asm) peygamberlik süresi olan yirmi üç yıl zarfında ihtiyaç vâki oldukça nâzil olmuş; nazil oldukça da bizzat Hazret-i Cebrail (as) tarafından inen âyetin hangi sûrenin hangi âyeti bulunduğu söylenmiştir. Meselâ ilk inen beş âyetin, Kur’ân’ın 96. Sûresinin girişine yerleştirilmesi tamamen vahiy eseridir. On dokuz âyetten müteşekkil olan Alak Sûresinin (96. Sûre) diğer âyetleri de, daha sonra yine Mekke döneminde nâzil olmuştur. Bir gün bir sûrenin bir âyeti, bir başka gün bir başka sûrenin bir başka âyeti ihtiyaç ortaya çıktıkça nâzil oluyordu. Peygamber Efendimiz (asm) her âyeti vahiyden aldığı işâret ile zihnen kendi yerine koyuyor ve böylece hâfızasına alıyordu. Sahabeler de her âyeti ve sûreyi, nâzil oldukça, yerli yerinde ezberliyorlardı.

Cebrâil Aleyhisselam her Ramazan ayında yeniden iniyor, o ana kadar indirdiği Kur’ân âyetlerini, Peygamber Efendimizle (asm) mukabele ediyorlar, yani karşılıklı okuyorlardı. Böylece o ana kadar inen âyetler Peygamber Efendimizin (asm) nezih dimağında pekiştirilmiş oluyordu. Bu mukabele Peygamber Efendimizin (asm) son senesinde ikişer defa yapıldı. Peygamber Efendimiz (asm) bundan, o sene içinde görevinin sona ereceğini sezmişti. Kur’ân âyetlerinin nüzûlü tamamlandığında, tamam birer Kur’ân, âyet ve sûreleriyle yerli yerince, gerek Peygamber Efendimizin (asm), gerekse onun sâdık sahabelerinin (ra) pâk zihinlerine yerleşmiş bulunuyordu. Ayrıca ceylan derilerine ve sâir sayfalara da aynı sıra ve tertip üzere yazılmıştı.

OKU:   Kıyâmet alâmetleri

Nitekim, içinde, “Bugün size dîninizi kemâle erdirdim. Üzerinize olan nîmetimi tamamladım. Din olarak sizin için İslâmiyet’i seçtim” beyanları bulunan ve yine vahiy eseri Kur’ân’ın 5. sûresinin 3. âyeti olarak yerleştirilen Mâide Sûresinin üçüncü âyeti de Kur’ân’ın inişinin tamamlandığını haber veriyordu. O sene içinde Peygamber Efendimiz (asm) dâr-ı bekâya irtihal buyurduğunda, Kur’ân-ı Kerîm bütün âyetleriyle birlikte, bugünkü sırasıyla, çok sahabenin ezberinde mevcut idi.

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir