Ne yaparsak âyetlerden yüz çevirmiş oluruz?

Osman Pekel: “1- Kur’ân “âyetlerimizden yüz çevirenler” “âyetlerimizi az bir dünya menfaatine değişenler” diyor. Ne yaparsak âyetlerden yüz çevirmiş veya dünya menfaatine değişmiş oluruz? 2- Günümüzde bazılarının, işine gelince Kur’ân ve sünnete, Risale i Nur’a uyması; işine gelmeyince farklı davranarak âyetlerin/ hadislerin/ Risale i Nurun anlamlarını zorlama ile kendince farklı yorumlamasını nasıl anlamalıyız? Bu davranışlarının ahiretteki hükmü nedir? 3- Siyasi tercihte bulunduğu bir partinin işlediği zulümler, o partiye oy vermiş seçmenlerini dolaylı da olsa zulümde pay sahibi yapar mı?”

Şiddetli bir imtihan: “Âyetlerden yüz çevirmek”

İNANMADIĞI İÇİN YÜZ ÇEVİRENLER

Âyetlerden yüz çevirme iki türlü olur:

1-Makbul bir imanı olmadığı için âyetlerden yüz çevirmek. Bunlar üç sınıftır:

a) Cahillik nedeniyle yüz çevirenler. Bunlar gerçekten duymamıştır, görmemiştir,

bilmemiştir. Belli ölçülerde muaf sayılabilirler.

b) İnkâr nedeniyle yüz çevirenler. Bunlar duyduğu halde kabul etmeyenlerdir. Bunlar

mesuldürler.

c) Münafıklık nedeniyle yüz çevirenler. Bunlar inanır gözüktüğü halde gerçekten

inanmamışlardır.

Bunlardan birincisi masum, belki muaf; ikincisi kâfir; üçüncüsü ise tehlikeli ve muzır kâfirdir. Yani münafık, kâfirin de zararlı ve tehlikeli sınıfındandır. Çünkü gerçekte inanmıyor; ama harbî değil, fesat atmak için inanır gözüküyor.

İNANDIĞI HALDE YÜZ ÇEVİRENLER

2- İmanı olduğu halde âyetlerden yüz çevirmek. Bunlar da iki türlüdür:

I) İmanı var, fakat zayıf. Dünya ve metrukâtı ağır basıyor. Medeniyetin sefih görenekleri, modası, havası, felsefesi onun dünyasını doldurmuş, sanki dini olmuş. Ayetlerin ne dediğini merak edecek kadar dimağında neredeyse yer kalmamış. Medeniyet kendisini cahilleştirmiş, Allah’ın âyetlerine karşı gabileştirmiş.

İnsanların böyle medenî cahil kalmalarında devletin de cürmü var şüphesiz. Dini rafa kaldırdın ve dinin haram saydığı hemen her şeyi bir devlet emri haline getirdin mi, başka bir şey yapmana gerek kalmıyor. Ateizm, Feminizm, Materyalizm, Agnostisizm gibi nice cereyanlar da güya işin kültür boyutunu oluşturuyor. İnsanları kültürlü yapıyor! İnsanlar kültürlü ve çağdaş olacağım derken haliyle dinine yabancılaşıyor, dininden kopuyor ve dininin âyetlerinden –belki farkında olmadan- yüz çeviriyor. Kendini bilge de kabul ediyor. Aslında inançlıdır da… Münafık da değildir.

İşte Bediüzzaman’ın, “Öyleler kendilerini beğeniyorlar. Hem bilmiyorlar, hem kendilerini bilir zannediyorlar.”1 Dediği zümre çoğunlukla bu zümredir. Bu zümre, seviyelerince konuşmak kaydıyla tebliğe kapalı değildir.

MUHABBETİN GÖZÜ KÖRDÜR

II) İmanı var, imanında zafiyet de yok, takvası da iyidir. Fakat siyasi tarafgirliği ifrat derecede… Ve bunu din kardeşliği hukukunun, adalet duygusunun, liyakat olgusunun üstünde tutuyor. Oy verdiği partiyi yanlışlardan ve hatalardan tenzih ediyor, takdis ediyor, kutsallaştırıyor. Muhabbetin gözü kördür. Bu nedenle partisinin yanlışını doğru, hatasını isabet, zulmünü adalet sayıyor. Bu sebeple de partisinin zulmüne, yanlışına ve hatasına manen şerik oluyor.

Oysa ‘zerratı günahkârlardan mürekkep bir hükümet, tamamıyla masum olmaz’2 düsturuyla hareket etse, yanlışını da görecek, doğrusunu da görecek. Yanlışını gördüğünde hakkın hatırı namına, itiraf etmekten ve partisinin organlarını uyarmaktan sakınmayacak. Hakkın hatırını parti hatırına feda etmeyecek. Parti muhabbetini hukukun üstünlüğünün, adalet duygusunun ve liyakat gerçeğinin önüne koymayacak.

Çünkü bu yanlışlar âyetlerin tasvip etmediği daha büyük yanlışlara kapı açıyor. Ve insan ister istemez parti muhabbetine, âyetlerin emrettiği değerlerden yüz çevirir bir konuma savruluyor. Ve uhrevi mesuliyeti de boynuna takıyor. “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!”3 Ayetinin tokadına da hedef olunuyor.

Öte yandan her zamanın bir hükmü vardır. Bu zamanda terbiye-i İslamiye çok yaralanmıştır. Bu sebeple, bu zamanda siyaset canibiyle İslam düşmanlarına galebe edilmeyeceğine dair Peygamber Efendimiz’in (asm) uyarısı vardır.4 Ve keza, bu sebeple bu zamanda din namına siyaset yapılmaması gerektiği konusunda Bediüzzaman’ın yüz yıldan beri uyarısı vardır.5

Bu sesleri duymak, bu uyarılara kulak vermek için artık çok geç olmakla birlikte, umulur ki tövbeye vesile olur.

Dipnotlar:
1 -Mektubat, s. 27.
2 -Beyanat ve Tenvirler, s. 80.
3 -Hud Suresi: 112.
4 -Tarihçe-i Hayat, s. 131, 132.
5- Emirdağ Lahikası, s. 386.

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Ramazan´da mukabele sünneti
9.177
“Ramazan’da mukabele okumanın hükmü nedir? Mukabeleye katılarak okunan Kur’ân’ı gözle takip etmekle hatim yapılmış olur mu?” Ramazan ayında Kur’ân-ı Kerîm’i mukâbele tarzında tilâvet etmek ve ...
Kur’ân-ı Kerim’in ezelî oluşu
661
İstanbul’dan Süleyman Un: “Kur’ân-ı Kerîm ezelî midir? Geçmişte bu konuda tartışmalar olmuş mudur?” KUR’ÂN EZELİDİR Kur’ân ezelîdir ve ebedîdir. Bu hakikati Bediüzzaman Hazretleri uzun bir cümlede ...
Yeminimiz iyilik etmemize engel ise…
439
Sweden/Norsborg’dan Adil Bilici: “Öfkelenip, ev/aile fertlerine ‘Bir daha Kur’ân’a yemin ederim ki, sizlere namaz kılın, oruç tutun ve ders yapın, demeyeceğim.’ diyerek yemin eden kişinin ne yapması g...
Secde Ayetleri
655
Almanya / Bonn'dan Ayşegül Cankurtaran: "Kur'ân'da secde lafzı geçen âyetler var. Bunların tamamında secde yapmamız vâcip değil. Neden bazı âyetler secde yapmamızı gerektirdiği halde, bazıları gerekti...
Yeni Asya ve Hürriyet-i Şer’iye dâvâsının kökleri
770
Hazret-i Âdem ve Hürriyet-i Şer’iye Önce Hazret-i Âdem’in (as) yaratılışında gündeme geldi hürriyet-i şer’iyye nuru.   Bu nuru, bizzat Cenâb-ı Hak Melaikeleri muhatap almak, onları iradelerind...
Kur´ân öğrenme dönemi başladı
438
KUR´AN ÖĞRENME Milyarları aydınlatan “okunan kitap” Kur’ân, Allah kelâmıdır. Hazret-i Cebrâil’in (as) bin dört yüz yıl önce, Peygamber Efendimizin (asm) pâk kalbine âyet âyet ilka’ buyurduğu son ve...
Kur´ân´da âyet sayısı ne kadar ?
597
Afyon’dan Mehmet Mısırlı: “Kur’ân’da 6666 âyet var diye biliyorduk. Fakat defalarca saydık 6240 çıkıyor. Bu fark nereden kaynaklanıyor? Bunu açıklar mısınız?” Afyon/Bolvadin’den Mehmet Hadi Ünlü: “H...
Kur´ânda tefekküre dâvet
505
Ayşe Hanım: “Kur’ân’ın meyvelerden, sebzelerden ve bitkilerden bahsedişi onlardan daha iyi faydalanabilmemiz için midir? Yoksa başka amacı var mıdır?”   Kur’ân varlıklardan, yani meyvelerden, ...
Kur’ân kursları 4+4+4’ün neresinde?
611
Bu günlerde eğitimde reform denebilecek değişikliklere imza atılmak üzereyken… Adı konmamış bir gizli savaş da sürüyor.   Kafalar karışık! Bu milletin gündemine 28 Şubat’ın takıntısı olarak...
Kur´ân okunurken
446
Ramazan Göktaş: “Biz bazen bilgisayarımda çalışırken veya kitaplarımla uğraşırken, ya da eşim mutfakta bulaşıkları yıkarken müzik dinlemek yerine veya radyo programlarını dinlemek yerine gerek mp4’ten...
Kur’ân’a abdestli dokunmak
495
Gazipaşa’dan yüzyüze rumuzlu okuyucumuz “Kur’ân Allah kelâmıdır; kul Allah’ın kelâmını her şekilde okuması lâzım. Ona abdestsiz dokunulur diyor. Ne derece doğrudur?” Bu konuyu defalarca yırtanlar ols...
Kur’ân’a abdestli dokunmak
2.108
Antalya’dan okuyucumuz: “Kur’ân Allah kelâmıdır; kul Allah’ın kelâmını her şekilde okuması lâzım. Ona abdestsiz dokunulur diyorlar. Ne derece doğrudur?” Bu konuyu defalarca yırtanlar olsa da, biz on...
Allah, insanı yaratmazdan önce Kur’ân’ı kime öğretti?...
1.693
Karamürsel’den Fehmi Peker: “Rahman Sûresi’nin ilk âyetlerine göre, Allah önce Kur’ân’ı öğretiyor, sonra insanı yaratıyor. Bu sıralama ile düşünürsek, Allah Kur’ân’ı önce kime öğretti?” Rahman Sûresi...
Fatiha Sûresi üzerine
1.365
Celal Sağır: “Fatiha Suresinin mânâsı ve önemi üzerinde durur musunuz? Fatiha suresini her namazda neden okuyoruz? Ölülerimize karşı neden okuyoruz? Her duâdan sonra neden ‘El-Fatiha!’ deniyor ve biz ...
Kur´ân´ı yanlış okumak günah mı?
24.396
“Kur’ân okumaya yeni başladım, ama biliyorum ki yanlış okuyorum. Yanlış okursam boşuna mı Kur’ân okumuş olurum? Kur’ân’ı yanlış okumak günah mı?”   Kur’ân okumanın hiçbir şekli ve tarzı boş...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir