Akıl sağlığını kaybeden Cennete giremez mi?

Sena Konak: “Ben sürekli Allah’ı düşünüyorum göklerde acaba nasıl diye. Allah korusun; aklımı oynatmaktan korkuyorum. Kendi kendime diyorum, düşünme. Ama olmuyor, başıma uğultu geliyor, bunun için bir duâ var mıdır? Şu beni tedirgin ediyor: Akıl sağlığını kaybedenler Cennet’e giremez, yok olurlar; çok korkuyorum ne yapmam lâzım?”

 

RAHATSIZLIKLAR RAHMETTENDİR

Bu bilgilerin tamamı yanlıştır. Siz psikolojinizi ciddî bozmuşsunuz değerli kardeşim. Doğru bilgilerle yola çıkın; maksuda ulaşırsınız. Yanlış bilgiler sadece vesvese ve evham verir, ruh sağlığınızı bozar. Size bir şey kazandırmaz.

Dilerseniz sondan başlayalım: Akıl sağlığını kaybedenlerin Cennet’e giremeyeceği bilgisi yanlıştır. Bilâkis Cehennem’e giremez diyebilirsiniz. Şöyle ki, akıl sağlığı olmayanlar günah işlemekten muaftırlar. Dolayısıyla mahşerde sorgulanmaktan muaftırlar. Dolayısıyla onlara azap gelmez, rahmet onları kucaklar. Rahmet onlara Cennet’in kapılarını açar.

Nitekim Peygamber Efendimiz (asm) buyurmuştur ki: “‘Üç kişiden kalem kaldırılmıştır: 1- Ergenlik yaşına gelinceye kadar çocuktan, 2- Uyanıncaya kadar uyuyandan ve 3- Aklî dengesi yerine gelinceye kadar deli ve benzeri kişilerden.’’1

Aklî dengesini sonradan kaybedenlerse, önceki günahlarından dolayı azaba değil, affa ve rahmete daha yakın dururlar. Çünkü bir hastalık çok günahlara kefaret olarak gelir, sabun gibi günahların kirlerini yıkar, temizler2 ve ermiş ağacın meyvelerinin silkelenince dökülmesi gibi kişinin günahlarını döker.3 Dolayısıyla aklî olsun, fizikî olsun sıkıntılar, rahatsızlıklar ve hastalıklar rahmettendirler.

ALLAH’IN KÜNH-Ü ZATINI DÜŞÜNEMEYİZ

Allah’ın künh-ü zatını düşünmek beşer olarak bizim harcımızın, kapasitemizin, haddimizin fevkindedir. Bunu yapamayız. Ama Allah’ın esmasını tefekkür edebiliriz, sınırsız nimetlerini düşünebiliriz. Buna izin, hatta teşvik vardır.

Peygamber Efendimiz (asm) buyurmuştur ki: “Cenâb-ı Hakk’ın sınırsız nimetlerini tefekkür ediniz. Fakat Künh-ü Zatını düşünmeyiniz. Çünkü siz Ulûhiyet’in esrarını keşfedemezsiniz. Allah’ın azametini hakkıyla takdir ve ihata edemezsiniz.”4

Dolayısıyla akıl ve havsalamızın çok üzerinde bulunan Allah’ın azametini ihata etmeye çabalamak ve ulûhiyetin esrarını keşfetmeye çalışmak yerine, akıl ve havsalamız çerçevesinde Allah’ın sınırsız nimetlerini tefekkür etmeli, isimlerinin sayısız tecellilerini müşahede etmeye gayret etmeliyiz. Bu bizim imanımızı inkişaf ettirir ve bize huzur verir.

Allah’ın göklerde nasıl olduğu ile ilgili düşünceler künh-ü zatına ait düşüncelerdir. Bizi maksuda ulaştırmaz. Esasen Allah göklerde değildir. Yerde değildir. Sağda değildir, solda değildir. “O, cemi mekândan münezzehtir” denmiştir. Bediüzzaman’ın ifadesiyle Allah’ın mahiyeti, hiçbir mahiyete benzemez.

Nitekim Kur’ân, “And olsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz, ona şah damarından daha yakınız.”5 buyuruyor.

BİZİM ÇITAMIZ: MÜMKÜN VARLIK OLMAKTIR

Diğer yandan biz “mümkün” varlıklarız. Allah ise “vâcip” varlıktır. Yani bizim varlığımız O’nun bütünüyle iradesine ve kudretine bağlıdır. O’nun varlığı ise sebepsiz ve zorunludur. Çevremizde gördüğümüz varlıkların tamamı “mümkün” varlıklardır; varlığı O’na bağlıdır. Varlığı zorunlu bulunan Allah Teâlâ’nın dışında zorunlu varlık yoktur. Bu hakikati bir ölçüde “Lâ ilâhe illallah” sözüyle de ikrar ediyoruz. Zorunlu Varlığın zâtını ise, mümkün varlıkların kavramalarına imkân yoktur. O’nu ancak şuûnâtı ile, sıfatları ile ve fiilleri ile bir nebze kavrayabiliriz. O’nu haiz bulunduğu şuûnâtı ve sıfatları ile kavramak için ise, isimlerini öğrenmemiz gerekir.

Kul olarak, Yaradan’ımızla ilgili bilgilere ulaşmayı şüphesiz her zaman arzu ederiz. Bu sebeple Allah’ı kendi isimleri ile bilmeye ihtiyacımız vardır. Bu açıdan Kur’ân Allah’ın isimlerini sıkça tekrar ederek bize Rabbimizi tanıtıyor.

Peygamber Efendimiz (asm) de hiç olmazsa Allah’ın doksan dokuz isminin ihsâ edilmesini, yani mütalâa edilerek, tefekkür ve tezekkür ile tâdâd edilerek hissedilmesini istemiş ve Allah’ın isimlerini tâdâd edenleri ve güzel ahlâk haline getirenleri Cennet’le müjdelemiştir.6

Dipnotlar:
1- İbn Mâce, Talak: 15.
2- Lem’alar, s. 331.
3- Buhari, Merda, 1, 2, 13; Müslim, Birr, 45.
4- Suyûtî, Câmi’üs-Sağîr, 1/132; Aclûnî, Keşf’ul-Hafâ,1/311.
5- Kaf Sûresi: 16.
6- Buhârî, 8/1165; Tirmizî, Daavât, 86.

 

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Allah, bütün günahları affeder
2.295
Gürkan Özsoy: “Müslüman kişi şirke düşse tevbe ettiğinde affedilme ihtimali var mıdır?” Elbette vardır. Esasen İslâmiyet’te ümitsizlik yoktur. Allah bütün günahları bağışlar. Şu âyet hiçbir günahı d...
Şuur, teklif ve sorumluluk
465
Kahraman rumuzlu okuyucumuz: “Akıl, mantık ve şuur kavramlarını açıklar mısınız? Hangi durumlarda teklif yoktur?” AKIL, MANTIK VE ŞUUR Akıl; sözlükte, iyiyi kötüden, faydayı zarardan, menfaati maz...
Çocukların şefaat etmeleri ne demektir?
551
Uğur Bey: “1- Çocukların şefaat etmeleri ne demektir? Bu konuda hadis var mıdır? Kaç kişiye kadar şefaat ederler? 2- Çocukların küçük yaşta ölmeleri dünya hayatını tatmamaları açısından onlar için hak...
Allah’tan razı olmak ne demektir?
9.056
Recep Bey: “Hz. Ebû Bekir ile ilgili bir rivayet var. Allah soruyor: ‘Ebu Bekir benden razı mı?’ diye… Bu sahih midir? Allah’tan razı olmak ne demektir? Kul Allah’tan neden razı olmasın ki? Haddine mi...
Özürlü insan kaza namazı için abdest tazelemesi gerekir mi?...
1.875
Anıl Ateşin: "Özürlü namaz kılarken her bir vakit için abdest alması gerektiğini biliyorum. Peki, vakit namazından sonra kaza namazı kılmak içinde abdest tazelemek lâzım mıdır? Mesela özürlü durumda 1...
Akıl ile nakil çatışırsa hangisi tercih edilmelidir?
998
Muhammed Bey: “Akıl ile nakil çatışırsa hangisi tercih edilmelidir?” Üstad Bedîüzzaman der ki, “Akıl ile nakil teâruz ettikleri vakitte, akıl asıl itibar ve nakil tevil olunur. Fakat o akıl, akıl ols...
Cennet köşkünde
699
 Cennet rumuzlu okuyucumuz: “Cennetten, cennete giren kişilerin mutluluklarından ve cennet nimetlerinden bahseder misiniz.” Bediüzzaman’ın ifadesiyle: “Cennete dâir, Cennetten daha güzel, hûril...
Büyük duruşmada kul hakkı
2.846
Cemil Bey: “1. Hayvanlar akıl ve şuur sahibi olmadıklarına göre, akıl sahibi olmayan hayvanların mahşerde insanlar gibi hesapları görülecek mi? 2. İnsanlardan mecnun olanlar hesaba çekilecekler mi? 3....
Teklifte akıl ve zekâ
1.451
İzmir/Seferihisar’dan Halil Çadır: “Dinde teklif bakımından akıl ve zekânın ne farkı vardır? Akıllı olmak veya olmamanın teklifi etkilediğinde şüphe yok. Zekî olmak veya olmamak da dinde teklifi etkil...
Zirve makam: Kulluk makamı
1.960
Ahmet Feyzi Can: “Teşehhütte ‘abduhu’ ne demektir?”   Makamların zirvesi Allah’a kulluk makamıdır! Bu bakımdan Peygamberler, önce kul insandırlar. Allah’a kulluğun zirvesindedirler. Peygamber...
Allah rüyada görülür mü?
9.527
İzmir Çamdibi’nden Tevfik Balkanlı: “Allah rüyada görülür mü?” DÜNYADA GÖZLER O’NU GÖREMEZ Dünya gözüyle Allah’ın Zat-ı Muallasını görmek mümkün değildir. Kur’ân şöyle buyuruyor: “Gözler O’nu id...
İslâm’da doğru bilginin kaynakları nelerdir?
2.158
Salih Bey: “İslâm’da doğru bilginin kaynakları nelerdir? Her duyduğumuzu doğru bilgiden sayabilir miyiz?”   İSLÂMİYET ZÜLCENAHEYNDİR Her duyduğumuzu doğru bilgiden saymayı Kur’ân nehyediyo...
Düşünmek günah değildir
1.618
Oktay Bey: “Allah’ı inkâr düşüncesine girmek kâfirlik midir?” İslam dininde iyi niyetli olmak ve doğruyu bulma amacı taşımak şartıyla düşünmek günah değildir. Bilakis Kur’ân’ın ısrarla istediği d...
Cennette en üstün saadet nedir?
13.086
Abdullah Bey: “Cennette en üstün saadet nedir?” HER SEVİLEN ŞEY ALLAH’IN İKRAMIDIR Allah sevgisi, bütün sevgilerimizi de kendi rengine boyar. Temelde Allah sevilirse, hayat da Allah için sevilir, ...
Kâfir neden Allah düşmanı olur?
633
Ali Karakaş: “Kâfir neden Allah düşmanı olur?”   İLGİNÇ BİR SORU Bu gerçekten ilginç bir sorudur. Kâfirin Allah düşmanı olup, Müslüman’ın Allah dostu olması nedendir? Allah’ın hidayetinden...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir