Tevbe ve özgün çalışmalar

Ankara’dan bay okuyucumuz: “Bayan kuaförüyüm. Bir yıldır da tövbekâr oldum. Mesleğimi sürdürmemde bir mahzur var mıdır? Ne yapmalıyım?”

Tevbenizi tebrik ediyoruz. Sizi; Resûl-i Ekrem Efendimizin (asm), tevbesi Cenâb-ı Hak tarafından kabul edilen Ka’b bin Mâlik’e (ra) verdiği müjde ile müjdelemek isterim: Ka’b anlatıyor: “Elli gün dünya başıma yıkılmıştı. Ellinci gecenin sabahında sabah namazını kılmış ve evimin damına çıkmıştım. Canım daralmış, vicdanım beni sıktıkça sıkmış, yeryüzü bütün genişliğine rağmen dar gelmiş bir halde oturmuştum. Birden Sel’ dağı tarafından bağıran bir kimsenin sesini işittim.

Adam: “Ey Mâlik oğlu Ka’b! Müjde!” diye bağırıyordu. Hemen secdeye kapandım! Kurtuluş günümün geldiği içime doğmuştu.

Sabah namazından sonra Hazret-i Peygamber (asm) Allah tarafından tevbemizin kabul edildiğini bildirmiş; halk da bize müjdelemeye çıkmışlar. Sesi attan daha sür’atli idi. Bana müjde getiren şahsa, sevincimden, iki kat elbisemi çıkardım ve giydirdim! O gün bunlardan başka da elbîsem yoktu! Emâneten iki giysi giydim ve Allah’ın Resûlüne (asm) koştum.

İnsanlar bölük bölük beni karşılıyorlar, tevbemin kabul edilişini tebrik ediyorlardı. Mescide girdim. Allah’ın Resûlü (asm) mescitte oturuyorlardı. Etrafında halk yer almıştı. Selâm verdim. Resûlullah Efendimiz (asm) sevincinden mübârek yüzü parlayarak:
“Annenin seni doğurduğu günden beri yaşadığın günlerin en hayırlısı ile seni müjdelerim!” buyurdu. Ben: “Yâ Resûlallah! Kendi tarafınızdan mı? Yoksa Allah tarafından mı?” dedim.
Resûlullah (asm): “Allah tarafından!” buyurdu. Allah’ın Resûlü (asm) sevindiği zaman mübârek yüzü son derece nurlanırdı. Şimdi de öyleydi. Mübârek yüzü ay parçası gibiydi!
“Yâ Resûlallah! Tevbemin kabûlüne bir teşekkür olarak, malımın tamamını Allah yolunda sarf edeceğim” dedim.
Allah’ın şefkatli Resûlü (asm): “Malının bir kısmını elinde tut. Bu senin için daha hayırlıdır” buyurdu.
“Hayberdeki hissemi bırakıyorum” dedim. Sonra: “Ey Allah’ın Resûlü! Allah beni doğru söylediğim için kurtardı. Hayatta kaldıkça doğru söylemek de tevbemin tamamıdır!” dedim.1

OKU:   İnsanoğlu düzelme isterse faizi kaldırmalı

Değerli kardeşim, duâmız; tevbenizin Allah nezdinde Ka’b bin Mâlik’in (ra) kabul edilen tevbesi gibi makbul olmasıdır. Mesleğinizi, size göre daha meşrû bir şekil olan ve mesleğinizin de devamı niteliğindeki “erkek kuaförlüğüne” çevirmeniz, inşaallah, tevbenizin tamamı olacaktır. Allah tevbenize istikâmet, yeni işinizde bereket lûtfetsin. Âmin.

Dipnot:

1- Riyâzu’s-Sâlihîn, 21.

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir