Aldanmakta Fayda Yok!

Zaman bir fırtına gibi… Her şeyi sürüklüyor; bizi nefsimizle ve kendimizle yüzleşeceğimiz yere götürüyor.

Dünyamız, mahşer meydanı etrafında titiz bir daire çizerken, üzerinde yaşayanlara her fırsatta Mahkeme-i Kübra’yı, hesabı, büyük sorguyu hatırlatırcasına deprenmekte, her fırsatta asık ve ekşi yüzünü göstermekte, her fırsatta sert mizacıyla celâl ve izzet Sahibi Rabb-i Zülcelâl’i zikretmekte.

Yuvarlanıp giden dünyamız içinde biz de varız. Biz dünyamızla birlikte sür’atle, sağa sola sapmadan, mahşere doğru hızla yol almaktayız.

Bitmeyen bir yolculuk, damarlarımızdaki kan gibi, hızla devam etmekte.

Bediüzzaman’ın o veciz ifadesiyle, “Biz gidiyoruz, aldanmakta fayda yok. Gözümüzü kapamakla bizi burada durdurmazlar; sevkiyat var.”1 Yolumuzu bazen rahmet ve mağfiret günleri de kesmese, ne olurdu hâlimiz Ya Rab? Günahlarımızla, isyanlarımızla, hatalarımızla, kusurlarımızla, hâlimiz ne olurdu?

Zat-ı Zülcelâl’ine sonsuz şükürler olsun ki, rahmetin var! Cemal Sahibi Zat’ına sınırsız hamd ü senalar olsun ki mağfiretin var!

Kemal Sahibi Zat’ına hesapsız minnettarız ki, bizimle günahlarımızla, kusurlarımızla, zaaflarımızla değil; affınla, bağışlamanla, muhabbetinle, lütfunla, merhametinle muamele ediyorsun.

Duâmız…

Rabb’im; bu kıymet biçilmez rahmet günlerine bizleri ulaştırdın; kadir ve kıymetini bilmeyi de nasip eyle. Bizleri “kıymet bilmeme” vahametinden koru! Bizleri “kadir bilmeme” körlüğünden muhafaza buyur! Bizleri nankörlük belâsından halâs eyle! Rabb’im, bizleri şükredenlerden eyle. Âmin.

Bu sabah uyandık ki, rahmetin gölgesi üzerimize düşmüş. Rahmet, yolumuzun üzerinde. Hani yolda sokakta yürürken, elimizi uzatsak ona ulaşacağız, gözümüzü ve gönlümüzü açsak ona ereceğiz, yüreğimizi yoklasak onu yüreğimizde bulacağız. Çünkü o bize canımız kadar yakın, ruhumuz kadar bizim içimizde, kalbimiz kadar bizim derinliğimizde.

Biz onunla olabilirsek eğer!

Çünkü bu rahmet ayı, Allah’ın kâinatı kuşatan, dünyayı ve âhireti avucu içine alan Rahman ve Rahîm isimlerinin eseri. Samed iminin eseri.

Çünkü o Kur’ân ay’ı, Ramazan ay’ı, Oruç ay’ı.

Bizi ona, varlığımızı ibadetine, ruhumuzu rahmetine, duygularımızı muhabbetine eriştiren Rabb-i Rahîm’e kâinatın zerrâtı adedince hamd ü senalar olsun. Âmin.

BU AY, KUR’ÂN AY’I

Bu ayda Kur’ân arzımıza indi, aramıza indi, gönlümüze indi.

Onun inişini farz oruçla tebrik etmek ne büyük kadirşinaslık!  Bu bir ay’ın içini gelin Kur’ân’la dolduralım. Onu defalarca okuyalım; üzerinde düşünelim; âyetlerini tefekkür edelim; mesajlarını alalım; Allah ile bire bir muhatap olalım, konuşalım; O’na yönelelim, O’nu bilelim. O’nun razı olduğu şeylerin ve bizden istediklerinin ne olduğunu öğrenelim; O’nunla dolalım bu ay.

Bu ay Rahmet ayı. Rahmet bekleyen, rahmete muhtaç ve rahmete muntazır bizler, küçüklerimize, büyüklerimize, yaşlılarımıza, hastalarımıza, kimsesizlerimize, yetimlerimize birer “merhamet meleği” kesilmeyi ihmal etmeyelim.

Ağlayan çocuktan, düşen yaşlıya kadar; inleyen hastadan, hüzünsüz günü geçmeyen garip ve kimsesizlere kadar her yürek sahibi, ilgi ve merhamet alanımıza muhakkak girsin. Onlara yüzümüz bir başka gülsün, gönlümüz bir başka eğilsin, kucağımız bir başka açılsın, ellerimiz bir başka uzansın, yüreğimiz bir başka çarpsın bu ay.

VERELİM Kİ İSTEMEYE YÜZÜMÜZ OLSUN

Yaklaşalım ki, Allah’ın yakınlığını kazanalım. Merhamet edelim ki, Allah’ın rahmetine nail olalım. Sevelim ki Allah’ın rızasına erelim. Verelim ki, Allah’ın sonsuz ikramlarına erişelim. Kucaklayalım ki, Allah’ın şefkatine ulaşalım.

Verelim ki, istemeye yüzümüz olsun!

Rahmet ayının bütün İslâm âlemi ve bütün insanlık için hayra, muhabbete, sevgiye, dostluğa, barışa, kardeşliğe vesile olmasını Rabb-i Rahîm’den niyaz ederim. Bu ay hürmetine niyaz edelim ki, Müslümanların üzerinde dönüp duran kara bulutlar dağılsın, savaşlar, vahşetler, katliâmlar bitsin, adavetler, husûmetler son bulsun, dargınlıklar kırgınlıklar gönül bahçemizden gitsin.

Mübarek Ramazanınızı tebrik ederim.

Dipnot:

1- Lem’alar, s. 225.


KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Günahları eriten ay geliyor
582
Peygamber Efendimiz (asm) buyuruyor ki: “Kim Ramazan ayının orucunu inanarak, Allah’tan sevap umarak ve bağışlanma dileyerek tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” 1 Bu umumî bir af kânunudur. Kim b...
Fıtır bayramınıza binler tebrikler!
685
Yirmi dokuz günlük “oruçla terbiye olmak” gibi bir revizyondan sonra, böyle arka arkaya üç günün bayram kılınması, ibadet ayında ümmetçe duruşumuzun, tavrımızın ve ibadetimizin Rabbimizi hoşnut ettiği...
Son gün orucumu açtığım için oruç borcum var mıdır?
709
Bursa’dan İsmail Ateş: “Ramazanın son gününde Arabistan ve bazı İslâm memleketlerinde bayram yaptılar. Ülkemizde de bayram olduğu haberi yayıldı. Bazıları oruçlarını açtılar. Ben de açtım. Daha sonrad...
Şeytanın bağlanması ve aldatması
4.941
Ahmet Gökyüzü: “Ramazan ayında şeytanların bağlanması ile ilgili âyet veya hadis var mı? Mânâsı nedir?” Ebû Hüreyre (ra) bildirmiştir ki: Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurmuştur: “Ramazan ayı...
Cehennemden azad olmak
1.352
Bir okuyucumuz : "Ramazan ayında oruç tutan herkes Cehennemden kurtulur ve Cennete girer mi?" Ramazan ayında Allah için oruç tutan herkes Allah’ın izniyle Cehennemden kurtulur ve Cennete girer. Pey...
Şehr-i Ramazan’a veda
494
 Eşsiz bir ibadet ayına elveda diyoruz bugün. İçimizde bir yandan rahmet ayından ayrılmanın burukluğu, diğer yandan yarının bayram oluşunun huzur ve saadeti. Rahmet’ten bayrama bir geçiş merdiven...
Af ve kurtuluş günlerine doğru
1.045
 İsmail Bey: “Sevaplarımız günahlarımızdan ağır olursa kurtuluruz ve Cennete gireriz diyorlar. Bu durumdaki insan Cehenneme girmeden doğrudan Cennete girer mi? Böyle konuşmalar insanları günah işlemey...
Bayramı hak edenlere binler tebrikler!
714
Otuz günlük “oruçla terbiye olmak” gibi bir revizyondan sonra, böyle arka arkaya üç günün bayram kılınması, ibadet ayında ümmetçe duruşumuzun, tavrımızın ve ibadetimizin Rabbimizi hoşnut ettiğinin bel...
Ramazan orucu borcu
801
Deniz hanım: “Bir aylık ramazan orucu borcum var. Art arda ve aynı sayıda mı tutmalıyım?” Ramazan ayı orucunu kaza ederken art arda tutmamız şart değildir. Fakat mümkün mertebe geciktirmemek gereki...
Oruç fidyesi üzerine
708
Abdulmuhsin Bey: “Ramazan orucunu tutmakta zorlanan, sonra da tutamayacak kadar yaşlı olan birisi tutamadığı günleri nasıl telafi eder?” İslâmiyet kolaylık ve rahmet dinidir. İslâm dinini göndere...