Denizli’den Gülsüm Çaylankıran: “Dünyaya gelmemiş olan bir çocuğun şu andaki durumu nedir? Nerede bulunmaktadır?”

BEBEK, DÜNYADAN ÖNCE NEREDEDİR?

Henüz dünyaya gelmemiş bir çocuk, bir çekirdek misali ruhen âlem-i ervahta, bedenen unsurlarda ve minerallerde bulunur. Ana rahmine düştüğünde kendi bedeni için yazılmış unsurlar maddeten, âlem-i ervahta yaratılmış bulunan ruhu da ruhen kendisine gelir. Böylece ruh ve beden ana rahminde buluşmuş olur. İnsan dünyaya böyle gelir.

Dünyadan giderken ruh bedenden ayrılır.

«««

İzmir Şemikler’den Aygül Akın: “Ruhlar âleminde toplanılınca önce hesap mı görülecek, yoksa sırat köprüsünden mi geçilecek?”

HAYAT DEVAM EDİYOR

Ölüm haktır ve mukadderdir. Fakat ölümle hayat bitmiyor, hayat devam ediyor. Ölüm ötesi yolculukta farklı âlemlerle karşılaşıyoruz.

Bediüzzaman bu yolculuğu şöyle anlatıyor:

“O nefy ve yolculuk ise, âlem-i ervahtan, rahm-ı maderden, sabavetten, ihtiyarlıktan, dünyadan, kabirden, berzahtan, haşirden, sırattan geçer bir uzun sefer-i imtihandır.”1

Ölümden hemen sonrası için Kur’ân aynen buyuruyor ki:

“Sûra üfürülür. Bir de bakarsın, kabirlerinden çıkmış, Rablerine doğru akın akın gitmektedirler. Şöyle derler: ‘Vay başımıza gelene! Kim bizi diriltip mezarımızdan çıkardı? Bu, Rahman’ın vaad ettiği şeydir. Meğer Peygamberler doğru söylemişler.’ Sadece korkunç bir ses olur. Bir de bakarsın, hepsi birden toplanıp huzurumuza çıkarılmışlardır.”2

İNSAN RUHU BEDENİNE DÖNÜYOR

Ölümden sonra berzah âlemi! Berzah âlemi insan ruhunun kıyamet gününe kadar içinde bulunduğu, kimi ruhlara göre azap, kimi ruhlara göre meydan-ı tayeran-ı ervah3 (ruhların uçtuğu meydan) olan yerdir. Kıyamet günü, ruhlar berzah âlemindeyken geliyor.

Kıyamet kopunca Allah’ın emriyle insan diriliyor.

Yani ölümle bedeninden çıkıp berzah âlemine geçen insan ruhu, yeniden bedenine dönüyor ve insan bedeni yepyeni bir yaratılışla ihya ve inşaa ediliyor.

Yani insan yeniden fizikî bir boyutta yaratılıyor.

Aslında bu insan için ikinci yaratılıştır. Fakat ölmüş olan insan bedeni yeni bir hayata kavuşacağından genel olarak diriliş deniyor.

Kur’ân bu dirilişi şöyle delillendiriyor:

“İnsan, bizim, kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir. Bir de kendi yaratılışını unutarak bize örnek getirdi. Dedi ki: ‘Çürümüş kemikleri kim diriltecek?’ De ki: ‘Onları ilk defa kim var etmişse O diriltecektir. O, her yaratmayı hakkıyla bilendir.’”4

DİRİLİŞTEN SONRA MAHKEME-İ KÜBRA
İnsan yepyeni bir bedene kavuşmasının ardından, soluğunu mahşer meydanında, mahkeme-i kübrada alıyor.  Malûm, yargılanmaya giden birisi önce sağlık kuruluşuna götürülür, sağlıklı mı değil mi; bir rapor alınır. Sağlıklı ise yargılanır. İnsan mahşere giderken de sağlıklı ve sıhhatli bir biçimde yaratılmış olacaktır.

Mahkeme-i kübrada hesabı görüldükten sonra, eğer beratını alabilirse, kendisine şefaat ulaşırsa, Allah mağfiret etmişse, Sırat Köprüsünden salim bir şekilde geçip Cennete ulaşıyor.

Eğer beratını alamaz ise, ağır ve günahkâr vücudunu taşıyamıyor, Sırat Köprüsüne kadar uzanan dikenlere ve çengellere takılıyor ve Cehenneme düşüyor. Bu sırada Peygamberlerin “Allahümme sellim, sellim!” (Allah’ım insanlığa selâmet ver! Esenlik ver! Kurtuluş ver!) duâları ortalığı çınlatıyor.

Allah cümlemizi beratını alanlardan ve Sıratı geçenlerden eylesin. Âmin.

«««

HASTALIĞI DOLAYISIYLA İMAMA YETİŞEMİYORSA

Bulgaristan’dan İbni Haldun Bg: “Namazda cemaatten birisi bir hastalığı dolayısıyla imama yetişemiyor. Meselâ biz secdeden kalkıyoruz, o birinci secdeyi yapıyor. Bu meselenin hükmü nasıldır. Böyle namaz olur mu? Ya da namazlarını oturarak veya ima ile mi kılmalı?”

Hasta olan birisi eğer ayakta durmaya güç yetiremiyorsa namazı oturduğu yerde kıbleye dönerek ve ayaklarını kıbleye doğru uzatarak kılabilir. Bu şekilde cemaate uyabilir.

Allah kabul etsin. Âmin.

Dinotlar:
1- Sözler, s. 35.
2- Yasin Sûresi: 51, 52, 53.
3- Sözler, s. 187.
4- Yasin Sûresi: 77, 78, 79.