Duâ bizi korkularımızdan emin kılar

Seda Hanım: “Korkuyu gidermek için duâ var mıdır? Varsa yazar mısınız?”

 

Bir şeyi Allah’tan istemek veya bir şey hususunda Allah’a sığınmanın öyle çok ulaşılmaz şartları, çok anlaşılmaz kuralları yoktur. Kalbimizde Allah’a sığınma dürtüsü varsa, bu, duanın tâ kendisidir. Bu dürtüyü kendi sözlerimizle duâya çevirip, yani bu dürtüyü Allah’a karşı özlü, içli ve sözlü hale getirip Rabbimizden dilediğimiz her şeyi isteyebiliriz, korktuğumuz her şeyden de Rabbimize sığınabiliriz.

Peygamber Efendimizin (asm) şu sözlerine bir bakalım. Korktuğumuz şeyden emin olmak veya umduğumuz şeye ulaşmak için Allah’a el açmanın en özel şartı nedir, görelim:

Resûlullah (asm) buyurdular ki: “Kulun kalbine duâ etme arzusu geldiğinde Rabbine duâ etsin. Çünkü Allah onu kabul edecektir.”1

Hz. Ebû Hüreyre (ra) anlatıyor: “Resûlullah (asm) buyurdular ki: “Allah’a duâyı, size cevap vereceğinden emin olarak yapın. Şunu bilin ki Allah bu inançta olmayan ve gafletle başka şeylerle oyalanan kalbin duâsını kabul etmez.”2

Resûlullah (asm) buyurdular ki: “Kul, “Ya Rabbi, Ya Rabbi” dediği zaman, Allah şöyle buyurur:

“Buyur kulum! İste de, sana verilsin!”3

İbnu Mes’ud (ra) anlatıyor: “Resûlullah (asm) buyurdular ki: “Allah’ın fazlından isteyin. Zira Allah, kendisinden istenmesini sever. Kulluğun en efdali, duâ edip de korktuğun şeyden kurtuluşu beklemektir.”4

Duâ edileceği zaman günahlarımızdan pişmanlık gösterip tövbe ve istiğfar ederek manevî olarak arınmak ve günahlardan temizlenmek, ardından Peygamber Efendimize (asm) salâvat-ı şerife okuyarak korktuğumuzdan emin olmak ve umduğumuza kavuşmak için Peygamber Efendimizi (asm) şefaatçi yapmak, ardından Allah’tan isteyeceğimiz şeyi isteyip korktuğumuz şeyden Allah’a sığınmak, ardından duâmızı yine salâvat-ı şerife ile bitirmek sünnettir.5 Duâda bu sünnet düsturlarına uyduğumuzda hem sünnet sevabı kazanmış oluruz, hem de duâmızı kabule yaklaştırmış oluruz. İçten, ihlâsla ve Allah rızâsı için duâmıza devam ettiğimizde inşallah duâmıza Cenâb-ı Hakkın cevap vermesi ve dilerse kabul etmesi yakın olacaktır.

OKU:   Belâlar safer ayında mı yazılıyor?

Sıkıntılı ve korkulu anlarımızda Kur’ân’dan Âyete’l-Kürsî’yi okuyup Cenâb-ı Allah’a sığınabiliriz. Keza Salât-ı Terficiye veya Salât-ı Nâriye diye bilinen bir salavatlı duâ vardır. İslâm büyükleri tarafından sünnet-i seniyye düsturları çerçevesinde tertip edilmiş kuvvetli bir duâ metnidir. Sıkıntılı ve korkulu anlarımızda bu duâyı da dilediğimiz kadar okuyup Allah’a sığınabiliriz.

Bu duâ şöyledir: “Allahümme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen alâ seyyidinâ Muhammedinillezî tenhallü bihil ukadü . Ve tenfericu bihil kürabü. Ve tükdâ bihil hevîcü. Ve tünâlü bihirreğîbü. Ve hüsnul hevâtimi. Ve yüsteskal gamâmü bi vechil kerîmi. Ve alâ âlihi ve sahbihi fî külli lemhatin ve nefesin bi adedi külli ma’lûmin leke.”

Mânâsı: “Ey Allah’ım! Mükemmel (en güzel), bir salât ve mükemmel (tas tamam) bir selâm ile seyyidimiz Efendimiz Hz. Muhammed’e salât ve selâm eyle. Öyle ki, Onun vesilesi ile müşküller, zorluklar hallolur, düzelir yoluna girer. Onun vesilesiyle sıkıntı ve kederler kendiliğinden kaybolur. Onun vesilesiyle ihtiyaçlar yerine getirilir. Onun vesilesiyle gönülden arzu edilen dilek ve muratlar gerçekleşir. Hayırlı sonuçlar- iyi neticeler, Onunla elde edilir. Onun yüzü suyu hürmetine bulutlardan yağmur dökülür. Aynı salâtü selâmı Onun al ve ashabına da eyle. Öyle ki, her an ve her nefes sana malûm olan varlıklar sayısınca Ona, Onun âline ve ashabına salatü selâm olsun.”

Bu duâyı zorluk ve sıkıntılar karşısında dilediğimiz kadar okuyarak, musibetlerden ve zorluklardan kurtulmayı ve korktuğumuz şeyden emin olmayı Cenâb-ı Allah’tan dileyebiliriz. Ateşin odunu yakıp yok ettiği gibi, Salât-ı Tefriciye’nin de bütün dertleri, kederleri ve sıkıntıları yok etmesi kuvvetle umulur. Nitekim bu umudu kuvvetlendirdiği için bu duâya “Salât-ı Nariye” de denilmiştir.

OKU:   Emanette emin kılınmak nasıl bir taleptir?

Dipnotlar:

1- Câmiü’s-Sağîr, 1/225
2- Tirmizî, Daavât 66. (3474.)
3- Câmiü’s-Sağîr, 1/226
4- Tirmizî, Daavât 126 (3566)
5- Mektûbât, s. 270

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

2 comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir