Selâmı yerine ulaştırma

Musa Bey: “Bizimle gönderilen selâmı yerine ulaştırmanın hükmü nedir?”

 

Selâmı vermek veya göndermek sünnet; verilen veya gönderilen selâmı almak “farz” hükmündedir. Selâmı taşımak da böyle bir dinî vecibeye hizmettir. Şu âyetlere bakalım:

* “Ey iman edenler, kendi ev ve odalarınızdan başka yerlere sahipleriyle birlikte olmadan ve selâm da vermeden girmeyin.”1

* “Evlere girdiğinizde evde bulunanlara Allah tarafından hoş, mübarek ve pek güzel bir sağlık dileği olmak üzere selâm verin.”2

* “Size bir selâmla selâm verildiği zaman, ona ya daha güzel bir selâm ile veya aynısıyla karşılık verin.”3

Selâm vermekle Müslüman hakkında Allah’ın huzur ve saadet vermesini dilemiş olmaktayız ki, bu mânâsıyla selâm bir Müslüman’ın Müslüman’a yapacağı fevkalâde bir iyiliği ve duâsı demektir.

Diğer yandan, selâm Allah’ın isimlerindendir. Kullarını tehlikelerden salim kılan, mahlûkatına esenlik, huzur ve selâmet veren Allahü Zülcelâl (cc), Selâm’dır4. Cenâb-ı Hakkın Kendi Zât-ı Akdes’i her türlü eksikliklerden ve noksanlıklardan salim ve münezzehtir.

Kur’ân, Cennete giren insanlara Rabb-i Rahîm’den “selâm” geleceğini ve bu selâmın onları eşsiz bir huzur ve esenliğe sevk edeceğini bildirir.5 Esasen Cennet Dârü’s-Selâm’dır, yani selâm yurdudur.

Bir tanıdığımız bizimle birisine selâm gönderdiğinde biz bu selâmın taşıyıcısı hükmündeyiz. İki dostun selâmlaşmasına vesile olmak, arada uhuvvet köprüsü olmak, dostumuzun kendi dostuna bizimle ulaşması elbette amel-i sâlihtendir. Bu durumda dostun selâmı üzerimizde dostun bir emanetidir. Bu emaneti yerine ulaştırmamız gerekir. Çünkü emaneti korumak ve riayet etmek vazifemizdir.

OKU:   Rohingya Müslümanları için bir kardeş kucağı

Dipnotlar:

1- Nûr Sûresi, 24/27;

2- Nûr Sûresi, 24/61;

3- Nisâ Sûresi, 4/86;

4- Haşr Sûresi, 59/23;

5- Yâsîn Sûresi, 36/58

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir