Namazda zorluk olunca…

“Maalesef benim sorunum biraz üzücü, ailem namaz kılmama izin vermiyor, o yüzden ben de geceleri gizlice kalkıp bütün günün kaza namazlarını kılıyorum, küçük bir fenerle kendi kendime Kur’ân’dan sûreler ezberliyorum. Bir arkadaşım yatsı namazı sabah ezanı okunana kadar bütün sünnetleri ile kılınabilir demişti, ama ben en son yatsı namazına geldiğimde çok yorgun oluyorum genelde. Sadece farzını ve salât-i vitri kılıyorum sonra da sabah namazını kılıp yatıyorum. Merak ettiğim yaptığım doğru mudur? Sünnetleri kılmamış olmam Allah katında benim açımdan kötü müdür?”

Öncelikle namaza başlamanızı en içten saygılarımla tebrik ediyorum. İnanın dünyadaki en bahtiyar, en mutlu, en imrenilecek insan sizsiniz! Allah’ın rızasına en yakın insan sizsiniz. Dünya sizin! Âhiret sizin! Cennet sizin! Allah’ın rızası—inşaallah—sizinle! Allah’ın Cemalini görmek gibi bir büyük lütuf inşallah-sizinle! Dünyanın en mutlu insanı sizsiniz! Namazınız ruh dünyanıza kutlu olsun! Gönlünüz dünyada ve âhirette-ebediyete kadar- mutlu olsun! Kalbiniz iki cihanda huzurlu olsun!

Değerli kardeşim; siz yüksek ruhunuzla namazın ehemmiyetini kavramışsınız. İnanın en mühim mesele bu! En büyük adım bu! En büyük hareket bu! İnanın; bu bir inkılâp! Gerisi ayrıntı! Lütfen ayrıntılar için kendinizi üzmeyin!

Ailenizle, eskiden nasıl barışık idiyseniz, şimdi daha fazla barışık olmalısınız! Sizi, bu yeni kimliğinizle kabul edene kadar; ailenizi namaza davet hususunda acele etmeyin. Ailenizle hiçbir münakaşaya girmeyin. Onlara eskiye nazaran bin kat daha fazla saygı gösterin. Saygıda hiçbir şekilde kusur etmeyin. Ailenizle ilişkilerinizde şu üç boyutu hiçbir biçimde elinizden bırakmayın: Sevgi, saygı ve şefkat! Bu üç boyut Kur’an’ın “sıla-i rahim” ölçülerinde aranan esaslardır. Yani sıla-i Rahimde farz olan emirlerdendir.

OKU:   Sabah namazının sünnetini sonradan kılmak mümkün mü?

Namaz konusunda şimdilik, sıkıntılarınız devam ettiği sürece yaptıklarınız doğrudur. Fırsat buldukça gündüz namazlarını müsait yerlerde, mesela mümkünse camiye giderek kılmaya çalışın. Yine zamanla ailenize namaz kıldığınızı tatlı ve saygın, ama kararlı bir üslup içinde anlatma fırsatı bulacağınıza ve kabul ettireceğinize inanıyorum. O zaman onlar size hoşunuza gitmeyen biçimde yaklaşabilirler; sizi yeni kimliğinizle tanımak istemeyebilirler; size karşı tavır alabilirler; bütün bunlara hazır olun ve siz tavırlarınızla “namaz” farkını gösterin; yani bütün bunları sinenize çekin; onları yine sevin, yine sayın. Onları itham etmeyin. Onları suçlamayın. Onları aşağılamayın. Onlarla hiçbir çatışmaya girmeyin. Onlara hiçbir biçimde haksız olduklarını söylemeyin. Bu da ancak alabildiğine saygı ile, gönüller dolusu sevgi ile ve ummanlar gibi şefkat ile mümkün. Onlar göstermezlerse de, siz, lütfen eksik etmeyin.

Onlarla en temel payda olan “Allah’a îman”da buluşabilirseniz, bu sizin kendi kimliğinizi anlatmanızda ve tanımlamanızda büyük kolaylık sağlayacaktır. Diyebilirsiniz ki; bu benim kişisel tercihim. Siz de Allah’a inanıyorsunuz ve sizin de Allah’a karşı yaptığınız ibadet veya ibadet niteliğinde bir takım davranışlarınız var. Yok mu? Muhakkak vardır! Meselâ kurban kesiyorlardır. Oruç tutuyorlardır. Komşuya ve misafire ikram ediyorlardır. Hayırda cömerttirler. Temizliği seviyorlardır. Doğruluk ve dürüstlükten ayrılmazlar. Merttirler… vs. Siz bunlara daha başkalarını da ilâve edebilirsiniz.- Deyiniz ki: Bunlar da birer ibâdettirler. Bakın siz de ibadet yapıyorsunuz! Dolayısıyla namaz kılmak da benim bunlara ilâveten bir ibadet tercihim. Bana lütfen izin verin ve yardımcı olun” diyebilirsiniz.

OKU:   Tesbih namazı üzerine

Onlar belki, namaz kılanlar ile kendileri arasında, zihnen ördükleri hayalî ve vehmi duvarı sizin aşmanızı istemeyebilirler. Zihinlerinde olumsuz bir “namaz kılanlar imajı” varsa, bu imaja sizi yerleştiremeyebilirler. Genelde böyledir. Bazı insanlar namaz kılmayışlarını böyle savunurlar. Derler ki: “Ben o namaz kılanları bilirim! Onlar camide namaz kılarlar; cami kapısında başlarlar onun, bunun aleyhinde konuşmaya! Falan yerde şunu, şunu yaparlar! Ben namaz kılmıyorum ama; içim temiz; kimsenin aleyhinde olmadım… vs.” Bu savunma, nefsin bir tür müdafaa silahıdır; bu sözleri duymaya da hazırlıklı olmalıdır. Vereceğiniz yeni imajla, Allah’ın izniyle onları kısa sürede iknâ edebileceğinize, namazın sizi onlardan koparmadığını ve sizin sevginizi eksiltmediğini göstereceğinize inanıyorum.

Onlar da sizi bu yeni kimliğinizle inşallah kabul edecekler ve size saygı duyacaklardır. Namaz ayrıca, sizin bu barış ve huzur ortamını sağlamanızda en büyük yardımcınız olacaktır.

Allah yardımcınız olsun. Amin.

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir