Ankara’dan okuyucumuz: *“Her geçen gün ömrümüzden eksiliyor. Zamanın gidişâtına baktığımızda günlerin çok çabuk geçtiğini görüyoruz. Bu nedenle zamanın su gibi geçmesini ahir zaman alâmeti olarak görebilir miyiz?”

Dünya durmuyor, şiddetle dönüyor. Ömür durmuyor, hızla ilerliyor. Dünya hayatı, yerini sür’atle âhiret hayatına terk ediyor. Fakat, zamanın gidişâtı fizikî olarak eskiden de aynı ölçülerde idi. Eskiden de bir gün yirmi dört saat, bir sene on iki aydan ibâretti. Her seneyi insanlar yaş için bir ölçü birimi olarak algılıyorlardı. Şimdi de öyle. Şüphesiz günümüzde koşuşturma arttı. Hayatın akış hızı şiddetlendi. Renk ve zevk tercihleri farklılaştı ve görenek belâsıyla ihtiyaçlar arttı. Tüm bunlar peşinde ömrümüzü tüketiyoruz. Zaten eskiye nazaran ömrümüz de kısa.

Görenek belâsı ile ihtiyaçların artması âhir zaman alâmeti sayılabilir. Fakat esas olan haramlara girmemek ve âhiret hazırlığını yavaşlatmamaktır. Biz bu hızda yaşarken de kendimizi ebedî âhirete hazırlamakla görevliyiz.


KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Hazret-i İsa´nın (as) inişi üzerine
116
Antalya/Serik’ten Ali UYAN: “Hazret-i İsa’nın (as) âhirzamanda gelip gelmeyeceği hususunda kafa karıştırıcı tartışmalar yapılıyor. Şu sorular çok soruluyor: Hazret-i İsa’nın (as) geleceği haberleri sa...
Ahirzaman ve Nefis
134
Ankara’dan A.V.: “Peygamberimiz (asm) ‘Ahirzamanda hiç kimse nefsine hâkim olamaz!’ buyuruyor. Böyle fetret derecesinde dehşetli ve tehlikesi çok olan bir zamanda olmamızın acaba bir müjde tarafı var ...
Ahir zamanda gelecek mübarek zat kimdir?
190
Kıbrıs’tan Abdullah Erdur: “Sikke-i Tasdik-i Gaybi’nin 9. sayfasında geçen ‘Ümmetin beklediği, âhirzamanda gelecek zâtın üç vazifesinden en mühimi ve en büyüğü ve en kıymettarı olan iman-ı tahkikîyi n...