Ya hayır söylemeli yahut susmalı

Sami Bey: “Yalan söylemeyi meşrû kılan nedenler var mıdır? Varsa ölçümüz ne olmalıdır? Yalan söylemeyi kendine alışkanlık yapmış birisinin durumu nedir?”

 

Yalan söylemek büyük günahlardandır. Fakat bazı durumlarda, bazı hayırlar söz konusu olunca, tevriyeli ifâdeler kullanmaya ruhsat vardır. Bu yalan değildir. Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm) şöyle buyurmuştur: “Halk arasını düzelten ve bunun için hayır kastıyla söz ulaştıran veya hayır için söyleyen, yalancı değildir.”1 Bu hadîsin devamı mâhiyetinde Müslim, Ümmü Gülsüm’den (ra) şu ziyâdeyi rivâyet eder: “İnsanların ileri geri konuşmalarından yalnız şu üç şeyin dışında yalana ruhsat verildiğini işitmedim.

Bunlar:

1- Harp esnasında düşmana karşı,

2- Halk arasını ıslah için,

3- Karı-koca arasında aile birlik ve düzenliği için.”2

Mutlak yalana cevaz verilmediğinden; mümkünse ruhsat verilen hususlarda da “tevriye” usûlünü aşmamak gerekir. Tevriye, edebiyatta, birkaç mânâsı olan bir kelimenin en uzak mânâsını kast etmek demektir. Bu sanatı kullanmak sûretiyle meselâ insanlar arasını ıslah etmek veya harp esnasında düşmanı oyalamak, ya da her hangi bir hayır gözetmek mümkünken, düpedüz yalan söylemek câiz değildir.

Meselâ iki kişinin arasını düzeltmek veya barıştırmak için; birine gidip, “O sana dâima duâ ediyor” dense ve bununla ötekinin, “Ya Rab, bütün Müslümanları afv ü mağfiret eyle!” dediği kast olunsa; tevriye sanatı açısından yalan söylenmiş olmaz. Böylece adamın adâvet ve husûmet ateşini söndürmek ve kin ve garazını hafifletmek de mümkün olur. Veya harp esnasında düşman askerinin moralini bozmak ve gücünü zayıflatmak için, “Kralınız öldü!” denir ve bununla düşman askerinin eski krallarının öldüğü kast edilirse yine tevriye usûlü ile hem yalandan korunmuş, hem de düşman askeri zaafiyete uğratılmış olur. Yahut düşmana esir düşen birisinin, “Cephaneniz nerede?” sorusuna, “Bilmiyorum!” diye cevap vermesi de tevriye açısından doğrudur. Yani bardağın susuz kısmı gösterilip, “Bardağın yarısı boştur” demektense, bardağın dolu yanını göstermek ve “Bardakta yeterince su vardır” demek mümkündür. Bu şekilde yalan da söylenmiş olmaz.

Bu husûsu, Sekizinci Söz’deki, bahçenin murdar şeylerine değil, gülüne ve meyvesine dikkat ederek saadetini bozmayan iyi kardeşin örnek tutumu ile ilişkilendirmek de mümkün. Halk arasında her zaman hoşumuza giden veya gitmeyen bir çok olaylarla karşılaşırız. “Çirkin olanı ve dert vereni bırak, güzel olana ve huzur verene bak!” kâidesince amel ettiğimizde çirkin şeyleri âdetâ yokmuş gibi sayarız ve pek fazla müteessir olmayız.3 İnsanların arasını ıslah ederken, karı-koca arasını düzeltirken, harp esnasında veya herhangi bir hayır umulan meselede başvurmamızda sakınca olmayan tevriye sanatını “çirkin şeyleri görmemek, iyi şeylere bakmak” tarzında değerlendirmek ve uygulamak, bizi düpedüz yalana bulaşmaktan koruyacak ve doğruluktan ayırmayacaktır. Yoksa bu ruhsatlar, doğrudan yalan söylenebileceği mânâsında değildir.

Bedîüzzaman Hazretleri bu zamanda sû-i istimallerin çok olması nedeniyle, maslahat için yalana aslâ fetvâ vermemekte; bunu, “Sû-i istimâle müsâit bir bataklık” olarak nitelemektedir. Saîd Nursî’ye göre; ya doğru söylenmeli, ya da sükût edilmelidir. Her söylenilen doğru olmalı; fakat her doğruyu söylemek doğru değildir! Yalan söze fetvâ yoktur!4

Dipnotlar:
1- Buhârî, 8/1156.
2- Müslim, Birr, 101.
3- Sözler, s. 41.
4- Hutbe-i Şâmiye, s. 44.

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Kur´ân okunurken
428
Ramazan Göktaş: “Biz bazen bilgisayarımda çalışırken veya kitaplarımla uğraşırken, ya da eşim mutfakta bulaşıkları yıkarken müzik dinlemek yerine veya radyo programlarını dinlemek yerine gerek mp4’ten...
Tevriye ve Arefe günlerine doğru
4.320
Salih Bey: “Tevriye günü ve Arefe günü hakkında bir bilgi verir misiniz? O günlere mahsus ibadet var mı? Hayırlı bayramlar.” Evimize, günümüze, gönlümüze yeni misafirler geliyor: Tevriye Günü, Arefe ...
Baskı altında yalan söylemek!
595
Murat GÜNER: “İş yerinin santral bölümünde çalışan kişiye telefon geldiğinde patron yerinde olduğu halde, patron tarafından burada olmadığı söylettiriliyorsa, bunun günah ciheti ve sorumluluğu kime ai...
Özde de, sözde de doğruluk
583
 Thk rumuzlu okuyucumuz: “Her söylediğin doğru olsun; fakat  her doğruyu her yerde söylemek senin hakkın değil.” sözünü açıklar mısınız?” Doğruluğu iki şekilde anlıyoruz: Konuşmalarda doğruluk, da...
Yedi derece çirkin bir günah: Yalan söylemek
6.450
Mehmet Bey: “İşârâtü’l-İcâz’da 87 ve 93. sayfalarda geçen yalan ve sıdk ne demektir?” Kur’ân yalan söylemeyi haram kılmıştır. Sıdk, yani doğruluk ise Kur’ân’ın, Allah’a imandan sonra birinci derecede...
Kur´ân dinlerken zikir çekmek
6.617
İzmir’den bayan okuyucumuz: “Kur’ân’ı dinlerken tesbih ve zikirde bulunmanın sakıncası var mıdır?” Kur’ân Allah kelâmıdır. Allah kelâmını okumak da, dinlemek de, üzerinde çalışmak da, ilmini yapmak d...
Yalan söylemenin durumu nedir?
3.547
Sami Alphan: “Yalan söylemenin durumu nedir? Yalan söylemeyi meşru kılan nedenler var mıdır? Varsa ölçümüz ne olmalıdır? Yalan söylemeyi kendine alışkanlık yapmış birisinin durumu nedir? İnsanlardan b...
Tevriye Günü ve Arefe Günü hakkında bir bilgi verir misiniz?...
1.752
Ali Bey: “Tevriye Günü ve Arefe Günü hakkında bir bilgi verir misiniz? O günlerde yapmamız vacip olan şeyler nelerdir?” ON GÜNÜN SONUNA DOĞRU GİRİYORUZ Zilhicce ayının ilk on gününün sonuna doğr...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir