Unutkanlık nimet mi, nikmet mi?

Van’dan Ahmet Yaprak: “Mesnevî-i Nûriye’nin 238. Sayfasında geçen, ‘İnsan nisyandan alındığı için nisyana müptelâdır.’ cümlesinde insanın nisyandan alınması ne demektir?”

HAYATIMIZDA UNUTKANLIK

Unutkanlık, insanoğlunun önde gelen sıfatlarındadır. Yerinde kullanılırsa bazen bir nimete, bazen bir rahmete vesile olur. Yerinde kullanılmadığında bazen vahamet ve dalâlete vasıta olur; bazen de en hafif ifadeyle hastalıktan başka bir şey ifade etmez.

Her acımızı, her gün, ilk günkü tazeliğinde hatırlamış olsaydık, hayat çekilmez olurdu. Bu, sevinçlerimiz için de geçerlidir. Her gün yeni tecelliler, karşımızda boy gösterir ve biz dünü, önceki günü, daha önceki günü ve nihayet derece derece geçmişi unuturuz. Eskilerden iz kalmadan, her yeni günün kederini ve sevincini yaşayabilmemiz için unutkanlık bir rahmet ve nimet hükmündedir.

Unutmanın iki halini nazara veren Bediüzzaman Hazretleri, bunlardan birinin “kemal hâli”, diğerinin de “dalâlet hâli” olduğunu beyan eder. İnsanın nisyandan alınması; insanın her an, her davranışında “unutkanlık hâline” ya kemal şıkkıyla, ya da dalâlet şıkkıyla müptelâ oluşundan kinayedir.

Said Nursî Hazretleri’ne göre unutkanlığın en kötüsü, iş, çalışmak ve hizmet esnasında nefsin unutulmasıdır. Yani nefsin tembelliğe temayüle göstermesi, hizmette kendini geri çekmesi, işte verimsizce oyalanması, tefekkürde malayani şeylere daha çok kayması, iş ve hizmet almak istememesidir. Nefsin, çalışmakta ve hizmette kendini unutması tam bir vahamet ve dalâlet hâlidir. Bunun için çalışmak “ibadet” hükmünde teşvik edilmiş, alın teri ile kazanılan şeyler helâl kılınmıştır. Kur’ân, “İnsan için çalıştığından başkası yoktur.”1 Âyetiyle nefsi tembelliğe ve kendini unutmaya karşı uyarmıştır. Çalışmadan yemek bunun için haramdır.

UNUTKANLIĞIN KEMAL HALİ

Hizmetlerde ön safta koştuktan sonra, neticede, ücrette ve mükâfatların dağıtımı esnasında nefsin unutulması ise unutkanlığın kemal hâlidir. Nitekim tembel insan, kendisine bir iş veya ibadet teklif edildiğinde, başını havaya kaldırarak firavunlaşır. Fakat mükâfat ve menfaat dağıtımı esnasında bir zerreyi bile terk etmez.

Ehl-i kemal ise, çalışmak, tefekkür, ibadet ve hizmet zamanlarında nefsini herkesten önce ileri atar. Fakat neticelerin alınması, fayda ve menfaatlerin temininde nefsini unutur, kendini en geride bırakır.2

Fâtih’in cengâverlerinden Ulubatlı Hasan’ın, muhasara gecesinde hünkâr çadırına yaklaşarak, “Hünkârım, sizden bir ricam var. Yarınki hücumda ön safta bulunmak istiyorum. Oysa komutanım buna izin vermiyor. İlk hücum edenler arasında bulunamayacağım.” diye sızlanarak, bir dünyevî menfaat aramaksızın hizmet ve mücahede için ön safta bulunmak istemesi konumuza örnek teşkil etmektedir. “İyilik yap at denize; balık bilmezse Hâlık bilir.” Atasözümüzü burada hatırlamalıyız. Yani insan unutkandır ve nankördür. İyiliğini bilmez veya unutursa onu unutmayan ve kadrini bilen bir Rabbin var; endişe etme, demektir.

Unutma! Demişler ki: “Unutma: Omuzlarında taşıdığın iki kameraman hayatını filme almakta. Unutma! Bu gün yaptığın her şey, yarın dev ekranda!”

Lokman Hekim der ki: “İki şeyi asla unutma: Allah’ı ve ölümü.

İki şeyi de derhal unut: Yaptığın iyiliği ve gördüğün kötülüğü.”

İmam Cafer-i Sadık der ki:

“Dört şeye müptelâ olup da dört şeyi unutana şaşarım:

1- “Korkuya müptelâ olup da ‘Hasbünallahü ve nimel-vekil’3 (Allah bize yeter. O ne güzel vekildir) demeyi unutana şaşarım.

2- İnanların zulmüne maruz kalıp da, “ve üfevvizu emri ile’llah inne’llahe basirun bil’ibad” (İşimi Allah’a havale ettim. Muhakkak Allah kullarını görücüdür.)4 demeyi unutana şaşarım.

3- Hastalandığında, “Rabbi ennî messeniye’ddurri ve ente erhamürrahimin”5 (Rabbim! Bana gerçekten zarar dokundu. Sen merhametlilerin en merhametlisisin) demeyi unutana şaşarım.

4- Musîbete düştüğünde, “La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü mine’z-zalimin” (Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum.)6 Demeyi unutana şaşarım.”

DUÂ

Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâ’mızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et. Âmin!

Dipnotlar:
1- Necm Sûresi, 53/39.
2- Mesnevî-i Nûriye, s. 201.
3- Al-i İmran Sûresi: 173.
4- Mü’min Sûresi: 44.
5- Enbiya Sûresi: 83.
6- Enbiyâ Sûresi: 87.

 

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Tahiyyât duâsı ve fazîleti
19.574
Zonguldak/Kilimli’den Hasan Birben: “Altıncı Şuâ’da namazda okunan tahiyyat duâsında ‘El-Mübârekâtü’ ilâvesi var ve okunuş sıralaması bazı ilmihal kitaplarındaki ile aynı değil. Biz Altıncı Şuâ’daki g...
Duâda ellerin ters çevrilmesi ve cüz dağıtmak üzerine
302
Birçok Okuyucumuz: “Dost bir tv kanalında bir hoca, salâten tuncinada “afat” derken elleri ters çevirmenin ve cüz dağıtarak hatim yapmanın kaynağı yoktur dedi. Bunlar doğru mu?” Duada Ellerin Ters Çe...
Ayet-el Kürsi yazılı bir kolye ile wc´ye girilmesinde bir sa...
30.500
Cem Ergün: “Eşim boynunda Âyet-el Kürsi’nin bulunduğu altın bir kolye taşıyor. Kolyeyi tuvalete girerken ve banyo yaparken çıkarması gerektiğini söylemişler. Ya da kazağının içine koymalıymış, görünme...
İşimiz ne zaman Allah’a kalır?
409
Bursa Orhangazi’den Hüseyin Sönmez: “Bazen çaresiz kalındığında “İşimiz Allah’a kaldı” denmektedir. Bu sözde bir problem yok mu? İşimiz zaten Allah’ın takdirine kalmıyor mu? İşimizi Allah’a bırakmayıp...
Emanette emin olmak
519
Sedat Bey: “Sıklıkla yaptığımız ‘Ya Rab, emanetini kabzetmek zamanına kadar bizi emanette emin kıl’ duâsından murad nedir? Emanette emin kılınmak nasıl bir taleptir?” EMANETLER YUMAĞINDA YÜZÜYORUZ...
Bir sıkıntı bin hayır kapısı açar!
52.557
İsimsiz okuyucumuz: “Çok dertlerim var. Bazen altında ezilecek gibi oluyorum. Bana bir tesellî var mı? Bu sıkıntılarımın benim için hayır ciheti var mı?” Dünyanın hiçbir derdi bizi yıldırmamalı. Çü...
Rahman Sûresinde Kur’ân ve insan
1.772
İstanbul’dan Ümit Şafak: “Kur’ân mı önce yaratıldı, insan mı? Rahman Sûresinde Kur’ân’ın önceliği var gibi… Âyeti yorumlar mısınız?” RAHMAN KUR’ÂN’I ÖĞRETTİ Rahman Sûresinin başlangıç âyetleri şöyl...
Kur’ân’da şifa âyetleri
42.714
Burcu Hanım: “Kur’ân’da şifa âyetleri hangileridir? Bu âyetlerin hükmüyle ilgili bir uygulama tarzı var mı?” İnsanın hastalandığında şifa için sebeplere müracaat etmesi, bu çerçevede tıbbın tavsiye...
Kaderimiz yazılıysa duâ etmemizin ne anlamı vardır?
3.034
İzmir’den bir okuyucumuz: “Kaderimiz yazılıysa ve zaten değişmeyecekse duâ etmemizin ne anlamı vardır? " Kaderimiz yazılı ve değişmeyecek diye bir husus yoktur. Kulun cüz’î iradesi vardır. Kul irade ...
Taşın yakıt ve azap olması
818
 Erkan Bey: “‘Ateşi insanlar ve taşlar olan Cehennem’den sakının.’1 âyetini açıklar mısınız? Bu âyette taşların nazara verilmesinin hikmeti nedir?” Asırlar boyu insanlar, küfürlerini taşlardan yaptı...
İnsanın sireti suretine yansır mı?
1.101
F. Öksüz: “İnsanın sireti suretine yansır mı?” SİRET NEDİR? Siret, kişinin içyapısı, ruhî özellikleri, karakteri, huyu, iç âlemi, ahlâkı, iç derinliği, gönül zenginliği, kişinin iç profili gibi ma...
Tedbir ve tevekkül
3.266
Hamid rumuzlu okuyucumuz: “Tedbir kazayı ve belâyı def eder mi? Tedbirde ölçü ne olmalıdır? Meselâ evimize bir kilit takmamız normal midir? Yoksa iki kilit, çelik kapı, alarm gibi bilumum tedbirleri a...
Duânın aleyhinde olmamalı
1.845
Hüseyin Sönmez: “Mübin duâsının kaynağı nedir, hadiste var mıdır, mekruh mudur, bidat mıdır, eğer mekruhsa veya bidatse piyasada satılan bazı sûreler, Yasin ve duâlar olan çeşitli duâ kitaplarında müb...
Duâ ile muska arasında ne fark vardır?
2.776
İran Tebriz’den Roghaye Hattari: “Duâ ile muska arasında ne fark vardır?” Duâ kalplerin sadece Allah’a açılması ve kişinin her derdini sadece Allah’a arz etmesidir. Bu, kalp ile veya dil ile yapılabi...
Tövbemizin kabul edildiğini anlayabilir miyiz?
2.754
Bayan okuyucumuz: “Tövbemizin kabul edildiğini anlayabilir miyiz? Bu konuda sahabelerden örnek var mıdır?” HÜSN-Ü ZAN, BİLMEKTEN DAHA İYİDİR Eğer kalbimizde günahtan dolayı hüzün oluşmuşsa, üzüntü...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir