“Meraklı” rumuzlu okuyucumuz: “Mal varlığı (ilmihal kitaplarında belirtilen altın miktarının üzerinde) olan; fakat her ay vergisi bordrosundan peşinen kesilen memur veya işçinin tekrardan tasarruf ettiği paraların zekâtını vermesi gerekiyor mu?”

Memurların maaşları, işçilerin ücretleri, avukat, doktor, mimar, mühendis, berber, terzi vs. gibi serbest meslek sahiplerinin düzenli veya düzensiz gelirleri hiç şüphesiz az veya çok kazançtır ve Cenâb-ı Hakk’ın, “Onlara verdiğimiz rızktan infâk ederler”1 âyetinde ifâdesini bulan “rızk”  şümûlüne girerler. Veren Cenâb-ı Rezzâk-ı Kerîm’dir; infâk etmekle yükümlü olan da kuldur.

Bordro üzerinden düzenli ödenen türden de olsa, başka türden de olsa, vergi zekâttan ayrı bir kalemdir. Zekât Kur’ân’ın talebidir. Vergi ise devletin tensibine göre oranı değişiklik arz edebilen, vatandaşın devletin hizmet giderlerine katkısı ve yardımıdır. Devlet, hizmetinin devamlılığı için bütün kesimleri belirli oranlarda vergi vermekle yükümlü tutabilir. Zekât verenlerin vergiden veya verginin bir kısmından kendilerini muaf saymaları câiz olmadığı gibi; vergi verenlerin, kendilerini zekâttan muaf saymaları da doğru değildir. Her iki yaklaşım da, kul hakkını ihlâl mânâsı taşıyabilir.

Ebû Ubeyd’in rivâyetiyle, Hulefâ-i Râşidîn’in sabit gelir sahiplerinin maaşları için zekât uygulaması şöyledir: Hazret-i Ebu Bekir (ra) çalışanlara devlet gelirlerinden “atâ” adıyla pay (yani maaş) verirdi. Bu maaşı verirken onlara, üzerinden bir sene geçen nisap miktarı mallarının olup olmadığını sorardı. Eğer varsa, verdiği atâ’dan bunun zekâtını kesiyordu.

Aynı uygulamayı Hazret-i Osman (ra) ve Hazret-i Ali’de (ra) yapmıştır. Hattâ Hazret-i Ali’nin (ra), “Kişinin yeni kazandığı malının üzerinden bir sene geçmedikçe, o mala zekât tahakkuk etmez” dediği de Ebû Ubeyd’in rivâyetleri arasında. Fakîh sahabîlerden Abdullah b. Mes’ûd’un (ra) fetvâsı da bu yöndeydi. Ebû Ubeyd bu rivâyetleri değerlendirerek, Hulefâ-i Râşidîn’in hak sahiplerine verdikleri atâdan hemen zekât tahsil etmediklerini; fakat üzerinden bir yıl geçmiş diğer mallarının zekât borcunu bu atâdan tahsil ettiklerini bildirir.2

Sâbit gelirliler veya serbest meslek sahipleri, aylık elde ettikleri kazançtan zarûrî giderlerini, yani aslî ihtiyaç için yaptıkları harcamaları ve varsa borçlarını düştükten sonra ellerinde kalan miktarın zekâtını vermelidirler. Bu zekât; her ay elde edilen bu birikimin toplamı üzerinden yıl sonunda—nisap miktarına ulaşması halinde—bir defada kırkta bir (yani yüzde iki buçuk) oranında verilmelidir.

Zekât aylık verilmek istenirse hesap şöyle yapılır: Aylık gelirimizden, aylık borçlarımızla birlikte zarûrî giderlerimizi düşeriz. Geri kalan para, diğer aylarda da aşağı yukarı aynı ölçülerde elimizde kalıyor ise; on iki ay ile çarparız. Ortaya çıkan rakam eğer nisap miktarını (80 gram altını) aşıyor ise, % 2,5’nin o aya tekâbül eden kısmını hemen öderiz. Bu uygulamayı her ay periyodik bir şekilde yaptığımız takdirde zekât borcundan kurtulmuş oluruz.

Dipnot:
1- Bakara Sûresi, 2/3;
2- El-Emvâl, 564..


KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Temizlik imandandır
18
Mustafa Keleş: “Temizlik imandandır.” sözü hadis midir, değil midir?” (daha&helliip;)
Allah’tan razı olmak
16
Karabük’ten Recep Günay: “Hz. Ebu Bekir ile ilgili bir rivayet var. Allah soruyor ‘Ebu Bekir benden razı mı?’ diye… Bu sahih midir? Allah’tan razı olmak ne demektir? Kul Allah’tan neden razı olmasın k...
Cehennem görünüyor mu?
33
İzmir Hanımlar İhtisas Dersi: “İşaratü’l-İcaz’da Cehennemin yeri ile ilgili geçen şu cümleyi açıklar mısınız: “Cehennemin arzın altında bulunması, arzın karnında veya arz ile muttasıl, yapışık olmasın...
Fakirliği övünç kaynağı kılan ameller
15
İzmir’den Ömer Öcalan: “Eski âlimler ‘El fakru fahrî’ demişler ve fakirliği övünç kaynağı saymışlar. Fakirlik nasıl, ne zaman ve kime karşı övünç kaynağıdır? Hâlbuki bazen isyan ettiriyor.” (daha&h...
İnsandaki beka mührü
20
  Merve Hanım: “Mesnevî-i Nuriye’deki şu cümleyi izah eder misiniz: ‘Sen bazı vecihlerden fenaya gittiğin zaman Hâlık-ı Rahman-ı Rahim’in ilminde, meşhudunda, malumunda bâkî kalmaklığın senin bekan iç...
Adaklarda dikkat edilecek hususlar
9
“Adak nedir? Adağın hükmü ve fazîleti nedir? Adağın sahih olması için gerekli şartlar nelerdir?” (daha&helliip;)
Hayatımızın önemli dönüm noktaları
16
Salih Sütçüoğlu: “İnsan hayatının önemli dönüm noktaları hakkında bilgi verir misiniz? Hangi yaşlarda insan farklı evrelere girer? Bu evreler arasında teklif, ahlâk, edep, sorumluluk bakımından farklı...
Yolculukta Bir Namaz Çözümü
15
Nur Hanım: “Şâfiî Mezhebinde namaz bazı durumlarda tehir ya da takdim ediliyor. Hanefîler, Şâfiîleri nasıl taklit edebilir? Genelde yolculuklarda, namazın geçmemesi için Şâfiîleri takliden bunu yap...
Kayıp eşyâ
22
İzmir’den okuyucumuz: *“Kayıp bir eşyâ bulduğumuzda neler yapmalıyız? Kayıp eşya kullanılır mı? Kullanılırsa şartları nelerdir?” (daha&helliip;)
Tesbihe üflemenin hükmü
74
Tahsin Mercan: “Camide namazın arkasından okunan Âyete’l-Kürsî duâsından sonra bazı insanların tesbihe üfleyip sonra tesbih duâlarını okuduklarını görüyorum. Burada yapılan tesbihe üflemenin hükmü ned...