Terör üretmekle cihad yapılmaz

Seda Hanım: “Fransa’daki dergiye yapılan saldırı cihad mıdır? Peygamber Efendimiz’in de (asm) bir Yahudi’yi sivri dili dolayısıyla öldürttüğü söyleniyor ve bu saldırıya meşrûiyet kılıfı geçirilmek isteniyor. Ne dersiniz?”

 

TERÖR ÜRETMEKLE CİHAD YAPILMAZ

Öncelikle ifade edelim ki, tarihte hiçbir zaman terör cihad olmamıştır, cihadın terör olmadığı gibi. Terörü cihad kılıfına sokmak en başta İslâmiyet’e zarardır.

Biz Müslümanlar silâhla saldırı yapmayı ve insanlara ölüm kusturmayı cihad sayıyorsak eğer, bence biz kendi dinî algımızı gözden geçirmeliyiz. Yanlışlarımızı İslâm’a mal etme aymazlığından dolayı veya içimizdeki bu maksadı aşan hırçınlıkları susturamayıp dünya kamuoyuna şiddetle, ölümle, kanla, kinle geldiğimizden dolayı Müslüman olarak utanmalıyız.

Orantısız güç kullanmanın, insanları arkadan vurmanın, terör estirmenin, canlı bomba olmanın, yakıp yıkmanın adı cihad olabilir mi?

Böyle bir cihad tanımı İslâmiyet’te yoktur.

MEDİNE’DE BİR SÖZLEŞME VARDI

Peygamber Efendimiz (asm) hicretten hemen sonra, Medine’ye ayak basar basmaz Medine’deki dinî kimliklerle bir sözleşme imzalıyor. Bu sözleşmeye göre Medine’de herkes diğer kişilerin dinî hüviyetine saygılı olacak, herkes herkesin özgürce ve barış içinde yaşama hakkını tanıyacaktı ve gerekirse koruyacaktı.

Yahudiler bu sözleşmeyi defalarca ihlâl ettiler. Devletler hukukunda yapılan bir sözleşme ihlâl edilirse, önce uyarmak, ardından gerekirse güç kullanmak bu ihlâlden zarar gören taraf için bir hak olur.

Peygamber Efendimiz’in (asm) öldürülmesine müsaade ettiği Yahudi, Şair Ka’b bin Eşref idi. Ka’b bin Eşref bilhassa Bedir Savaşından sonra Müslümanlara karşı iyice kinlenmiş, kinini ve düşmanlığını şiirlerine dökerek Medine’de Yahudileri, Mekke’de müşrikleri Müslümanlar aleyhine kışkırtmaya başlamıştı. Böylece sözleşme maddelerini açıkça ihlâl etmişti.

MEDENİLERE GALEBE ÇALMAK

Fransa’daki durum için Medine döneminden örnek bulup çıkarma imkânı yoktur. Fransa’daki durum tamamen terördür.

Gerçi Charlie Hepdo dergisinin sınırı çoktan aşmış olduğu anlaşılıyor. Ve bu gün bu derginin yazdıklarını ve çizdiklerini Batılı vicdan da savunamıyor.

İşte tam da söylemek istediğimiz budur: Keşke Müslüman olarak kan dökmeden Batılı vicdanı uyandırmak ve akl-ı selimi ayağa kaldırmak gibi bir derdimiz olsa idi!

Nitekim Bediüzzaman, “Medenîlere galebe çalmak ikna iledir. Söz dinlemeyen vahşîler gibi icbar ile değildir.” diyor.

Söz konusu dergi yönetimi her halde medenî insanlar idi.

Bununla beraber unutmayalım ki, Fransa bir Müslüman ülkesi değil. Ve Fransa ile Müslümanların bu noktada bir sözleşmesi de bulunmuyor.

ASRIMIZDA CİHAD MANEVİDİR

Öte yandan bu gün dünya insanı irşada muhtaçtır.

Biz Müslümanlar olarak insanlığa doğru bir irşad projesi sunduğumuzda dünyada İslâmiyet’i kabul etmeyecek tek fert yoktur.

Bu zamanda gerek dâhilde, gerek hariçte doğru bir irşad projesi sunmak cihadın ta kendisidir.  Asrımızda maddî alanda değil, manevî alanda ve iman-ı tahkiki metoduyla cihada ihtiyaç vardır. Bediüzzaman’ın ifadesiyle, asrımızda “cihad-ı dinî , iman-ı tahkiki kılıcıyla”1 yapılmalıdır.

Öte yandan Bediüzzaman tam yüz sene önce İslâm dünyasına şu mesajı veriyordu: “Eğer biz ahlâk-ı İslâmiyenin ve hakaik-i imaniyenin kemâlâtını ef’âlimizle izhar etsek, sair dinlerin tâbileri, elbette cemaatlerle İslâmiyete girecekler; belki küre-i arzın bazı kıt’aları ve devletleri de İslâmiyete dehâlet edecekler.”2

Bu sözlerin üzerinden tam yüz sene geçmiş… Hani nerede İslâm ahlâkını ve iman hakikatlerini fiillerimizle yaşama ve dünyaya örnek olma derdimiz?

Anlaşılıyor ki, Müslümanlar önce dini doğru anlamak ve doğru temsil etmekle yükümlüdürler.

Dünyadaki münkeri ancak manevî cihadla durdurma imkânı vardır. Bu gün manevî cihad Müslümanların boynunda bir farizadır. Bu farizanın anahtarı da Risale-i Nur’dadır.

Aksi takdirde, bu gün silâh gücüyle dünyadaki münkeri durdurmak mümkün değildir.

Dipnotlar:
1- Şuâlar, s. 243.
2- Hutbe-i Şamiye, s. 30.

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Peygamber mu´cizeleri
406
Kars’tan Mustafa Gürsoy’un sorusu: “Aklı aciz bırakan Peygamber mu’cizeleri, teklif sırrına uygun düşer mi? Yani mu’cizeyi gören insanlar inanmak zorunda kalmazlar mı? Kur’ân-ı Kerim Hazret-i Muhammed...
Cihad ve hayra sebep olmak
1.153
Macaristan’dan Emre Akgül: “Burada İngilizce öğretmenliğinde okuyorum. Karşılaştığım bazı sorular var. Cevaplarsanız sevinirim: Burada İslâmiyet deyince insanların aklına saldırı ve terör geliyor. Ne ...
Zekâtlarımız nereye?
438
Salih Sütçüoğlu: “Risale-i Nur hizmeti yapılan merkezlerin binasının yapımı için zekât verilir mi? Binaya zekât verilmez diyenlere ne cevap vereceğiz?” Ali Fuat Bey: “Hizmet binaları için doğrudan ze...
Meşveretsiz attığımız adımdan sorumluyuz
697
İhsan Sarı: “Meşveretin de namaz gibi farz olduğu söyleniyor. Bu doğru mu? Meşveretsiz yaptığımız işlerden ne derece sorumluyuz?”   MEŞVERET ALLAH’IN EMRİDİR Allah meşveret etmekten müstağ...
İslâmın kendini tanıtım hakkı
1.220
İzmirli okuyucumuzun cihad sorusu üzerine:   Satış için hazırlanan bir ürün, pazara çıkmadan önce veya pazarda satış sırasında insanlara tanıtılır. İnsanlara küçük de olsa bir fayda sağlayan ...
Din nezaketten ibarettir
391
Elif Çalışkan: “Çok yakın bir arkadaşımıza yardım etmek istiyoruz. Bildiği halde bazı dinî vazifelerini yerine getirmiyor. Onun için çok üzülüyorum. Fazla da üzerine gitmek istemiyorum. Sizce ona nası...
Yeni Asya’nın kılıç gibi kalemle cihadı
654
Ömer Öçalan: “Kur’ân’ın asrımızdaki en doğru tevili Risale-i Nur; Risale-i Nur’un en doğru tevili Yeni Asya’nın cihadda yerini yazar mısınız?” KUR’ÂN’DA KALEM İlk inen âyetlerde kaleme ve yazıya v...
Sevap derecesini arttıran bir değer: Eziyet
1.619
İsimsiz bayan okuyucumuz: “Örtünmek istiyorum. Eşim eziyet ediyor. Önce Allah rızası diyorum. Ama eşimi de ikna etmem gerektiğine inanıyorum. Nasıl davranayım?”   EZA, AMELİN SEVAP DEĞERİNİ YÜK...
Hakkı tavsiyede ölçü
301
“Muhtelif” rumuzlu okuyucumuz: “Yeni bir arkadaşı derse davet ederken ölçü ne olacak? Meselâ kendisinde bir isteksizlik (korku, ilgisizlik...vs. gibi) hissediyorsak, davetlerde ne derece ısrarlı olmal...
Örtünmede eş rızası
1.492
İsimsiz bayan okuyucumuz: “Örtünmek istiyorum. Eşim izin vermiyor. Önce Allah rızâsı diyorum. Ama eşimi de iknâ etmem gerektiğine inanıyorum. Nasıl iknâ edebilirim?”   Allah’ın emirlerini oldu...
Dini yaşamak rahmettir, ama sebat ister!
2.911
Bayan okuyucumuz: “Örtünmek istiyorum. Eşim izin vermiyor. Önce Allah rızası diyorum. Ama eşimi de ikna etmem gerektiğine inanıyorum. Nasıl davranabilirim?” İMAN BAZEN BEDEL İSTİYOR Allah’ın emirl...
Önce davranış önemli
697
Hasan Basri Bey: “İslâmiyet’i yaşamayan yanlış şekilde büyümüş birini düzeltmeye çalışıyorsunuz. Başarı elde edemiyorsunuz. Neden? Ki iyi bir şey yapılmaya çalışılıyor. Hidayeti sadece Allah verir, bi...
Zekâtı Allah yoluna sarf etmek
554
“İman ve Kur’ân hizmeti veren merkez ve birimlere zekât verilir mi?” Kur’ân’da zekât verilecek sekiz sınıftan özellikle bir tanesi, konusu itibariyle doğrudan İslâm’ın yayılması, imanın tebliği ve Ku...
Silâhsız cihad
876
İzmir’den okuyucumuz: “Hak ile batıl birbiriyle neden mücadele eder? Silâhsız cihad yapılamaz mı? Bediüzzaman’a göre günümüzde cihad nasıl olmalıdır?”   Mücadele etmek hak ile batılın özünd...
İman hakikatlerini tanıtırken
440
“Muhtelif” rumuzlu okuyucumuz: “Îman hakikatlerini yeni çevrelere tanıtırken ölçümüz ne olmalıdır? Israr fayda eder mi?”   İnsanlara iman hakikatlerini tanıtırken, hakkı ve hayrı tavsiye ed...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir