Zonguldak/Kilimli’den Hasan Birben: “Altıncı Şuâ’da namazda okunan tahiyyat duâsında ‘El-Mübârekâtü’ ilâvesi var ve okunuş sıralaması bazı ilmihal kitaplarındaki ile aynı değil. Biz Altıncı Şuâ’daki gibi okuyoruz. Bu ilâve kelimenin hikmetini, faziletini ve bu farklılığın nedenini izah eder misiniz?”

Namazda okuduğumuz Ettahiyyâtü duâsı ile ilgili Abdullah İbn-i Mes’ûd’dan (ra) gelen rivâyet ile İbn-i Abbas’tan (ra) gelen rivâyet arasında “ilk cümlede” bir sıralama farkı olduğu doğrudur. Her iki rivâyette de bazı kelimeler bir birlerine göre farklı yerlerde gelmişlerdir. Her iki rivâyet de sahihtir. Yüce dînimizde farklılık; genişliktir, zenginliktir, güzelliktir ve büsbütün rahmettir.Abdullah İbn-i Mes’ûd’un (ra) rivâyeti şöyledir: “Resûlullah’ın (asm) ardında namazda oturduğumuz zaman ‘Esselâmü Alâllahi, Esselâmü Alâ Fülânin’ (Allah’a selâm olsun, Fülana [meselâ meleğe] selâm olsun) derdik. Resûlullah (asm) bize şöyle buyurdu: “Selâm Allah’ın kendisidir. Her hangi biriniz namazda oturduğunda şu duâyı okusun: ‘Ettehiyyâtü Lillâhi Vessalavâtü vettayibâtü. Esselâmü Aleyke Eyyühe’n-Nebiyyü ve Rahmetullâhi ve berekâtühû Esselâmü Aleynâ ve Alâ ibâdillâhi’s-Sâlihîn. Eşhedü en-lâ ilâhe illallah ve Eşhedü enne Muhammeden Abduhû ve Resûlüh.” (Mânâsı: ‘Bütün varlıkların hayatlarıyla yaptıkları senâ ve övgüler Allah’a aittir. Bütün duâlar Allah içindir. Bütün tertemiz fıtratların selâmları Allah’a mahsustur.’ ‘Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun ey Nebî!’ ‘Allah’ın selâmı bizim ve tüm sâlih kullarının üzerine olsun.’ ‘Ben şehâdet ederim ki Allah’tan başka hak Ma’bûd yoktur. Ve yine ben şehâdet ederim ki, Muhammed Allah’ın kulu ve elçisidir.”1

İbn-i Abbâs’ın (ra) rivâyeti de şöyledir: “Allah Resûlü (asm) bize Kur’ân’dan bir sûre öğretir gibi teşehhüdü öğretti. Teşehhüdü şu lâfızlarla söylerdi: “Ettehiyyâtü’l-mübârekâtü’s-Salavâtü’t-Tayyibâtü Lillâhi. Esselâmü Aleyke Eyyühe’n-Nebiyyü ve Rahmetullâhi ve Berekâtühû. Esselâmü Aleynâ ve Alâ İbâdillâhis’Sâlihîn. Eşhedü en-lâ ilâhe illâllah ve Eşhedü enne Muhammeden Abduhû ve Resûlüh.”2

Görüldüğü gibi, her iki metin arasında çok büyük fark söz konusu değil. İki metnin ilk cümleleri arasında bir diziliş farkı, bir de ikinci metinde “el-Mübârekâtü” ilâvesi farkı var. Hanefîler, İbn-i Mes’ûd’un (ra) rivâyetini almışlar, Şâfiî’ler de İbn-i Abbâs’ın (ra) rivâyetini almışlardır. Her iki rivâyetin de Peygamber Efendimize (asm) dayandığında şüphe yoktur. Öyleyse, her iki rivâyet arasında bir fazîlet sıralamasına girmemize gerek yoktur.

Üstad Said Nursî’nin Altıncı Şuâ’ya aldığı, İbn-i Abbâs’ın (ra) rivâyetidir. Resûl-i Ekrem Efendimiz’in (asm) Mîraç’ta Cenâb-ı Hakka karşı selâm yerinde sarf ettiği bu ilk cümleyi Üstad Bediüzzaman kelime kelime şöyle tefsîr ediyor:

Ettehiyyâtü: Bütün hayat sahibi varlıkların hayatlarıyla gösterdikleri tesbîhât, Yaratıcılarına takdim ettikleri fıtrî hediyeler ey Rabb’im, Sana mahsustur. Ben dahi bütün onları bilerek, düşünerek, hissederek ve îmân ederek Sana takdim ediyorum.

El-mübârekâtü: Bütün bereket ve tebrik sebebi ne varsa, “bârekâllah” dedirten ve mübârek denilen hayatın özü ve çekirdeği olan mahlûkların, bilhassa tohumların, çekirdeklerin, tânelerin ve yumurtaların fıtrî mübârekiyetlerini, tebriklerini, bereketlerini ve ibâdetlerini onları temsilen Sana takdim ediyorum.

Es-Salâvâtü: Canlıların özü olan ruh sahibi varlıkların husûsî ibâdetlerini ve duâlarını Rabb’im, onları temsîlen Sana arz ediyorum.

Et-Tayyibâtü: Rûh sahibi varlıkların da özü olan kâmil insanların ve mukarrebîn meleklerin kalplerinin tertemiz şükür ve zikirlerini, nûrânî ve yüksek ibâdetlerini, Rabb’im, onları temsîlen Sana takdim ediyorum.
İlk cümle içinde Peygamber Efendimiz (asm) tüm taifelerin, tüm varlık sınıflarının ve tüm kâinât fertlerinin selâmlarını arz ettikten sonra; Cenâb-ı Hak şöyle mukâbele buyuruyor: Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi; selâmını getirdiğin varlıkları temsîlen sana olsun ey Şanlı Nebî!

Peygamber Efendimiz (asm) bu İlâhî selâma da şöyle mukabele de bulunuyor: Senin yüce selâmın tüm varlıklar olarak (veya Cebrâil ile birlikte) üzerimize ve senin sâlih kullarının üzerine olsun.

Mîraç’ta Peygamber Efendimizin (asm) Cenâb-ı Hak ile olan bu selâmlaşmasını işiten ve şâhit olan Cebrâil Aleyhisselâm da, “Eşhedü en-lâ ilâhe illallah ve Eşhedü enne Muhammeden Abduhû ve Resûlüh” diyerek, yani “Ben şehâdet ederim ki Allah’tan başka hak Ma’bûd yoktur. Ve yine ben şehâdet ederim ki, Muhammed Allah’ın kulu ve elçisidir.” diyerek bu tanıklığı ifâde ve ikrar etmiştir.3

İslâmiyet Allah’ın selâmını temsil eden dindir. Bu dini yaşayanlar “salihlerdir.”

Cenâb-ı Hak, İslâmiyet ve İslâmiyet’i yaşayan salihler hürmetine dünyamıza barış ve esenlik lûtfetsin. Üzerimize hidâyetini arttırsın ve bizi de salihlerden eylesin. Âmîn.

Dipnot:
1-Müslim, Salât, 16/402;
2-Müslim, Salât, 16/403;
3-Şuâlar, s. 86-88


KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Ayet-el Kürsi yazılı bir kolye ile wc´ye girilmesinde bir sa...
20.147
Cem Ergün: “Eşim boynunda Âyet-el Kürsi’nin bulunduğu altın bir kolye taşıyor. Kolyeyi tuvalete girerken ve banyo yaparken çıkarması gerektiğini söylemişler. Ya da kazağının içine koymalıymış, görünme...
Namazlarda sesli kıraat hakkında
7.798
Abdullah Bey: ''Namazlarda nerelerde sesli kıraat yapılır? Nafile namazlarda sesli kıraat okunur mu?''Gündüz kılınan Bayram ve Cuma namazları ile, cemaatle kılınması halinde akşam ve yatsı namazın...
Ezan duasını sesli yapmak
2.310
Adana’dan Şevket Bey: “Ezan okunduktan sonra camide imam, müezzin veya cemaatten biri tarafından ezan duasının açıktan okunmasında bir sakınca var mıdır?” Dualarda, tesbihatta ve nafile ibadetlerde s...
Kur’ân’da şifa âyetleri
29.050
Burcu Hanım: “Kur’ân’da şifa âyetleri hangileridir? Bu âyetlerin hükmüyle ilgili bir uygulama tarzı var mı?”İnsanın hastalandığında şifa için sebeplere müracaat etmesi, bu çerçevede tıbbın tavsiye...
Cebrail’in (as) ümmete örnek bir duruşu
3.103
İzmir-Çamdibi’nden Muzaffer Kılınç: “Peygamber Efendimiz’in (asm) ‘açık kadının bulunduğu yere melek girmez; meleğin girmediği yere ben girmem.’ buyurduğunu işittim. Bu sözün kaynağını ve manasını açı...
Namaz konusunda zorlanmak
1.530
Tuncay Aksaç: “Eşim namaza niyetlenirken çok zorlanıyor, çok istemesine rağmen namazını çok zaman kılamıyor. Kur’ân okurken sıkıntı yaşıyor.”Başta kendimiz olmak üzere, aile efradımızın ve ço...
Zararların ahirette karşılığı var mı?
561
Mustafa Bey: “Doğal afetlerde insanların payı, suçu ve hatası var mıdır? Varsa ne olabilir? Afeti yaşayanlar, içinde bulundukları ruh hâlini kulluğa ve duaya çevirebilirler mi? Maddî zararların âhiret...
Duâda fiilî adım
1.125
Serkan Bey: “Bir arkadaşımla aram bozuktu. Düzelmesi için açıkçası hatalı olmadığım halde tam bir ay boyunca duâlar ettim.Duâmın kabul olmuş olabileceğine inanıp arkadaşımı aradım. Fakat cevap bile ve...
Mescidde namaz
826
Kıbrıs’tan Hamit Sedef: "İkindi ve akşam saatleri arasında câmiye girince mescit namazı kılınır mı?" İkindi namazını kıldıktan sonra gün batımına kadar geçen süre içerisinde her hangi bir nâfile nama...
Namazdan sonraki tesbihleri neden 33’er defa çekiyoruz?
1.266
Emre Bey: “Namazdan sonraki tesbihleri neden 33’er defa çekiyoruz? Ne hikmeti var?”TESBİHAT, NAMAZIN ÇEKİRDEĞİDİR Namazın ardından 33 defa çektiğimiz tesbih, yani “Sübhânallah”lar, 33 defa çekti...