Su-i zan ruhumuza ne gibi hasar verir?

Elbistan’dan Cemal Özkaya: “Su-i zan ne ölçüde günahtır? Eylemsiz sadece düşüncede ve zanda kalırsa da günah mıdır? Üstad Hazretleri ‘haset tesiri göstermezse…’ diyor. Bu ne demektir?”

 

Su-i Zan Ruhumuzu Kirletir

Su-i zan, birisi hakkında kötü zan beslemek, birisinin hareketlerini kötüye yormak, araştırıp soruşturmadan ön yargıya kapılmak gibi manalara gelir. Su-i zannı bazen Allah’a karşı, bazen de kullara karşı yaparız. Her iki durumda da ruhumuz manen kirlenir. Allah’ı veya kullarını haiz olmadığı bir sıfatla içimizde anmak su-i zandır. Bu başta kendimize yaptığımız bir zulümdür. Bunu dillendirmek ise günahtır.

Meselâ günahkâr birisinin, bağışlanmayacağını düşünerek tövbe etmekten kaçınması Allah hakkında su-i zan etmesi demektir. Çünkü Allah’ın, hakkıyla tövbe edeni “bağışlamama” gibi bir sıfatı yoktur. Bilâkis bağışlayıcılığı pek büyüktür, rahmeti kullarını kucaklamıştır.

Veya bir kulun, işlemediği bir günahı işlemiş zannetmek su-i zandır.

Su-i zan içimizde durduğu gibi durmaz; bizi harekete sevk eder, bizi gereği ile amel etmeye kışkırtır. Yani bizi uçurumdan aşağıya atar.

Allah hakkındaki su-i zan, Allah’ın rahmetinden bizi mahrum eder. Kul hakkındaki su-i zan da kul ile iletişimimize zarar verir.

Su-i Zannın Bilgi Değeri Yoktur

Su-i zan adı üstünde zandan ibarettir. Bilgi değeri yoktur. Aslında yorum da değildir. Kanaat de değildir. Çünkü bilgide kesinlik ve delil vardır. Yorum veya kanaat de kesin bilgiden sonra içimizde gelişen pozitif düşüncelerdir ve meşrû bir neticeye götürür. Oysa su-i zan kesinlikten ve delilden yoksundur. O çoğu zaman kendi kendimize ürettiğimiz bir algıdan, vesveseden veya evhamdan ibaret kalır.

Kesin bilgiye dayanmayan ön yorumlarımız veya ön kanaatlerimiz çoğu zaman su-i zan çamuruna bulaşır. Bazen de kesin bilgi ile yetinmeyip, bu işin sebeplerini, gerçekleşme evresini ve neticesini yorumlarken kendimizi su-i zanna kaptırırız.

Su-i zanla insanları hak etmedikleri bir sıfatla anmış oluruz. Böylece insanın hukukunu çiğnemiş, kul hakkına girmiş oluruz. Su-i zanla hareket ettiğimiz anda günaha dalarız. Meselâ su-i zan ettiğimiz kişiyi birisinin yanında kınayıp, ayıpladığımızda gıybet günahına girmiş oluruz. Bu, iftiraya sebep olur. Bu, adamın hukukunu çiğnemeye götürür. Bu, adavet ve düşmanlığı körükler. Yani bir günah bir kalmayıp başka günahlara da kapı açar.

Su-i Zannın Zararları

Su-i zan, içimizden geçtiği şekliyle kalmak, fiile dönüşmemek şartıyla bağışlanmış bir günahtır. İçimizden geçen kötülüklerden fiile dökmedikçe bağışlandığımızı Peygamber Efendimiz (asm) müjdeliyor.1 Fiile döktüğümüzde ise her kötülüğe bir günah yazılıyor.

Fıtratımda adavet var vazgeçemiyorum diyen birisine Bediüzzaman, “Sû-i hulk ve fena haslet eseri gösterilmezse ve gıybet gibi şeylerle ve muktezasıyla amel edilmezse, kusurunu da anlasa, zarar vermez.” diyor.2

Fakat bu demek değildir ki su-i zan kendi başına tehlikesizdir, kalbimize zarar vermiyor. Keskin sirke nasıl küpüne zarar veriyorsa, su-i zan da kalbimize zarar veriyor.

Su-i Zannın Başlıca Zararlarını şöyle sıralayabiliriz:

1- Su-i zanla Allah veya insanlar hakkında haksızlık yapmış, Allah’ın veya insanların hukuklarını çiğnemiş oluruz. Bu, haddini aşmak ve kul hakkını gasp etmek olur.

2- Su-i zan kulluk neşemizi bozar. Kalbimizi yorar. Ruh dünyamızda hasar yapar. Bizi kötülük yapmaya kışkırtır.

3- Su-i zan insanlar arası iletişime zarar verir. İyi iletişimin yolunu keser. Hoşgörü ve hüsn-ü zan yolunu kapatır.

4- Su-i zan kine ve nefrete sebep olur.

5- Su-i zan gıybete ve iftiraya kapı açar.

6- Su-i zan adaveti, husûmeti ve düşmanlığı körükler.

7- Su-i zan toplum barışını bozar. Birbirine su-i zanla bakan insanlar gerçek muhabbeti kaybederler.

Nitekim Resulullah (asm) şöyle buyuruyor: “Suizandan kaçınınız. Çünkü suizan, yalancılıktır. Din kardeşlerinizin gizli işlerini araştırmayınız, kulaklarınızla da takip etmeyiniz. Kardeş olunuz!”3

Dipnotlar:
1- Buhari, Tevhid, 35.
2- Mektubat, s. 258.
3- Câmiü’s-Sağîr, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 2002, c. 2, s. 742.

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Alçak bir silâh: İftira
6.332
Eskişehir’den okuyucumuz: “Bir kardeş diğer bir kardeşe iftira gibi bir suçu nasıl isnad eder? Ve karşı tarafın ne gibi kaybı olur? Bu nasıl izale edilir?” Hiçbir Müslüman iftira edilmeyi hak etmem...
Bedduâya sarılmak fazilet değildir
1.769
İbrahim Bey: “Bedduâ yapılmalı mıdır? Getirisi-götürüsü nedir? Bedduâ ile gelen belâ zulüm sayılır mı? Kişi zalim sayılır mı?”   Bedduâ etmek; tel’in etmek, lânetlemek, birisine kötü olması v...
Refik-i A’lâya yolculuk
3.782
Karamürsel’den Mehmet Peker: “Peygamber Efendimiz’in (asm) son günleri nasıl oldu, cenazesini kim yıkadı, kabre kim taşıdı, techizi, tekfini ve defni nasıl olmuştur?”   Hazret-i Cebrâil Aleyh...
Cenaze için hüsn-ü şehadet ve kabirde beden
5.676
Malatya Erkenek’ten okuyucumuz: “1- İmamların, cenaze namazı kıldırdıktan sonra ‘Mevtayı nasıl bilirsiniz?’ diye sormalarının ve helâllik istemelerinin kaynağı nedir? 2- Kabir azabını ruh mu, ceset mi...
Cebrail Aleyhisselâm şu an ne yapıyor?
74.259
Aziz Badıllı: “Cebrail (as) vahiy meleğidir. Son peygamber de geldiğine göre Cebrail’in vazifesi bitmiş midir? Cebrail (as) şu an mevcut mudur? Mevcutsa ne yapıyor? Başka vazifeleri var mıdır?”  ...
Nazardan korunmak için
15.213
Adana’dan bayan okuyucumuz: “Nazar var diye üç ihlâs ve bir fâtiha okuyarak nazarlı kimsenin başında tuz çeviriyorlar. Bu işlem ne derece doğrudur? Başkalarına nazarımız değmemesi için nelere dikkat e...
Cennette ruh bedenden ayrılır mı?
5.395
İzmir Bayraklı’dan Erdost Özden: “Cennette ruh isterse bedenden ayrılabilecek mi?” Ruh bedenden bir kere dünyadan giderken ayrılacak. Mahşer öncesinde de ruh tekrar bedene gelecek ve insan dirilece...
Ruh evini ve yakınlarını ziyaret edebilir mi?
71.132
Seda Eraldemir: “Bundan 30 gün önce dedemizi kaybettik. Benim 1,5 yaşlarında bir kız kardeşim var, geçenlerde evde hepimiz oturuyorduk birden bire dede diyerek içeriye doğru yürüdü, gözüyle evimizin ...
Su-i Zanda bulunmanın günahı nedir?
1.502
Balıkesir’den Necdet Bayram:"Su-i Zanda bulunmanın günahı nedir?” SU-İ ZAN GÜNAHI Su-i zan Kur’ân’da yasaklanan günahlardandır. “Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kıs...
İftira ve gıybet
728
Hatice Hanım: “Gıybet ve iftira arasındaki farklar nelerdir?”   Gıybet, bir Müslümanı yaptığı bir hatadan dolayı, kendisi hoşlanmayacak şekilde, kendisinin bulunmadığı bir ortamda kınamak ...
Mü’minin onuru korunmuştur
524
S. C. Rumuzlu okuyucumuz: “Allah rızası için iftira ve gıybet yapılır deniyor; doğru mu?” HARAMA FETVA ARANMAMALI Öncelikle din kardeşlerimize karşı değil iftira ve gıybet için bir yol ve iz arama...
Haram kazançtan ikrâm
11.571
İstanbul/Tophane'den Ahmet Günay Canan: "Dükkânında sigara ve içki satan adamın—bu akrabamız da olsa—ikrâmı kabul edilir mi? Evinden yemek yenir mi?" İstanbul/Karaköy'den Yaşar Şengüller: "Genelevden...
Kur’ân’da recm cezası var mıdır?
579
Tire’den Görkem Akbaş: “Recm hususu Kur’ân’da var mıdır? Tövbe eden insan bu günahtan arınabilir mi?” DÖRT ŞAHİT İSTEYEN BİR CEZA Kur’ân’da recm cezası yoktur. Ancak hadiste vardır. Bununla berabe...
Nur Mesleğinin Rüknü : İhlâs Risâlesi
2.509
Abdullah Bey: “Bazen olmadık zamanlarda ortaya çıkan ve hizmetlerimize doğrudan zarar veren kini, öfkeyi, tarafgirliklerin doğurduğu soğuklukları kardeşler arasında nasıl öldürebiliriz?” İçtikçe iç...
Gıybet ile Kul hakkı
1.109
Murat Türker: 1)O ortamda bulunmayan bir şahıs hakkında olumsuz konuşan kişi, "gıybet etme" ikazına mukabil: "Ben bunu onun yüzüne de söyledim/söylerim" diyor. Bu yaklaşım yaptığı konuşmayı meşru kı...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir