Siyasi tercihte meşveretin önemi nedir?

Ali Karakaş: “Siyasi tercihte meşveretin önemi nedir?”

DEMOKRASİDE REY-İ VAHİD OLMAZ

Bediüzzaman, Eski Said döneminde meşrutiyeti, Üçüncü Said döneminde demokrasiyi “meşveret sistemi” olarak tarif ediyor, şeriatın önemli bir vecibesi sayıyor ve sahip çıkıyor. Ve meşveret sistemini anayasal parlamenter sistemin ruhu ve özü kabul ediyor. Beyanat ve Tenvirler’de Kur’ân’ın insanlığa hürriyeti getirdiğini ve devlet yönetiminde meşvereti ve şurayı emrettiğini adeta haykırıyor!

Bediüzzaman’a göre, meşveretin zıttı rey-i vahittir.

Rey-i vahit bazen tek adamın, bazen tek zümrenin millet üzerinde tahakküm kurmasıdır. Bu durum demokrasiye aykırı olduğu gibi, şeriatın ruhuna da aykırıdır. Çünkü tek adam her zaman isabet edemez, ama tahakküm eder. Millet ise çoğu zaman isabet eder, ama tahakküm etmez.

Meşveret ortak aklı yansıttığından, meşveret edenin yanılması ve isabetsiz olması neredeyse imkânsızdır. Kur’ân bu nedenle rey-i vahidi değil, meşvereti emrediyor.1

Öte yandan bir kişinin kendi görüş ve kanaatlerini hâkim kılma teşebbüsü istibdadın tâ kendisidir. İstibdat ise bir semm-i katildir. Yani öldürücü bir zehirdir.2 Bir demokrasi katili olan istibdat, şeriatça da caiz değildir.3

Meşveretin hâkim olduğu bir yönetim sisteminde kuvvet değil, hak üstündür!

Meşveret sisteminden ibaret olan demokrasi cehaletle değil; ilimle, marifetle, hürriyetle, bilgiyle ve hikmetle yaşar. Bu sistemin dili kin, nefret, husumet, adavet ve düşmanlık değil; hür irade, akıl, sevgi, merhamet ve muhabbettir. Bu sistemde şahsın aklı değil; şûrânın hür biçimde ortak aklı ile yapılmış kanun esas alınır. Bu sistem bir adamın millete hâkim olması değil, milletin kendi yönetimine hâkim olmasıdır.4

Biz ülke olarak eğer meşvereti esas alan bir yönetim anlayışını siyasette hâkim kılabilirsek, bu, âlem-i İslam için de örnek bir reçete olacaktır.5

SİYASETTE TEMEL PROBLEMİMİZ

Bediüzzaman’a göre, bizim Müslüman olarak siyasette temel problemimiz, ilk dört halifeden sonra aklımızı başımızdan çıkarıp adeta işlevsiz kılarak, farklı kılıklarda tezahür eden rey-i vahide boyun eğme, bir aklı kutsallaştırma ve çok aklı bir akla mahkûm etme hastalığıdır.

Çok akıl, bir aklı nasıl kutsallaştırıyor ve bir akla nasıl mahkûm oluyor; doğrusu anlamak mümkün değildir! Adı ister saltanat olsun, ister padişahlık, ister halifelik, ister cumhuriyet, isterse cemaat olsun –kurumu ve adı ne olursa olsun-; rey-i vahide mahkûm edildiği anda derman olmaktan çıkıyor, kendisi dert oluyor!

Fıkıh usulünde önemli bir kural vardır: İcma-i ümmet, yani ümmetin bir meseledeki birliği önemli bir şer’î delildir. Rey-i vahid ise delil değildir. Dört mezhebe göre bu böyledir.

Tarikatta şeyhin rey-i vahidine itibar etmek bir usuldür. Eyvallah!

“Benim de Şimdi Bir Reyim Var”

Ama cemaat rey-i vahide mahkûm olmamalı; bütün tercihlerini meşveretle yapmalı, bütün iradesini meşveretle ortaya koymalıdır. Çünkü meşverette ortak akıl esastır. Ortak akılda hikmet vardır, rahmet vardır, bereket vardır.

Bediüzzaman’ın şeriat namına söylediği husus budur! İşte Risale-i Nur, Nur Talebelerinin hizmet biçimlerini olsun, sosyal ve siyasî tercihlerini olsun rey-i vahidin, yani bir şeyhin, bir hocanın veya bir ağabeyin yetkisine vermemiştir. Risale-i Nur’un şahs-ı manevîsinden çıkan meşveret heyetinin sorumluluğuna yüklemiştir.

Öyleyse, meşveretle hareket eden, sonuç ne olursa olsun, hakkın hatırını âli tuttuğundan isabet etmiş olur.

Emirdağ Lahikasında geçen, “Siz, meşveretle ne lâzımsa yaparsınız.”6 ve, “Bundan sonra her meselemizde emir, Risale-i Nur’un şahs-ı manevîsini temsil eden has şakirtlerin ve sizlerindir. Benim de şimdi bir reyim var.”7 gibi fetvaları başka türlü anlamak mümkün mü?

Dipnotlar:
1- Âl-i İmran Suresi: 159; Şûra Suresi: 38.
2- Beyanat ve Tenvirler, s. 36.
3- Beyanat ve Tenvirler, s. 48.
4- Beyanat ve Tenvirler, s. 39.
5- Beyanat ve Tenvirler, s. 42.
6- Bediüzzaman, Emirdağ Lahikası, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 2006, s. 249.
7- Bediüzzaman, Emirdağ Lahikası, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 2006, s. 383.

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

İhlâsı bilerek kırmak
694
Eskişehir’den Zeliha Hanım: “İhlâs Risalesinde Üstad, ihlâsı bilerek kırmaktan sakınmamızı emrediyor. Bu ne demektir? İhlâs bilerek nasıl kırılır?” İHLÂSIN FAZİLETLERİ İhlâs ki, sahibine Cenâb-ı H...
Kur’ân’da bir meşveret örneği
1.210
İhsan Bey: “Meşveretin hükmü nedir? Kur’ân’da meşveret örneği var mıdır? Meşveretsiz yaptığımız hizmetlerdeki sorumluluğumuz nedir?” Meşveret Allah’ın Emridir Allah meşveret etmekten müstağnidir. ...
Said Nursî bir kara kutu değildir!
111
Sayın Sinan Meydan, “Fetönün Kara Kutusu Said Nursi’nin Atatürk Düşmanlığı” başlıklı yazınızı okudum. Eleştiri hakkınız var. Eyvallah. Fakat siz Said Nursi’yi eleştirmemiş, saygısızca saldırmışsınız....
Tercihlerimiz ve kaderin hükmü
1.592
Ermenek’ten Salih Bey: “Tereccüh bilâ müreccih ne demektir? Kader ile vech-i tevfiki nasıldır?”   Kader Risâlesinde, kader ile cüz’î iradenin, bir kulun iradî fiillerinde nasıl birleştikle...
Meşveret ve sadakat imtihanı
950
Zülfikâr Balpetek: “Meşveret ve sadakat kavramlarını açar mısınız? Kime sadakatli olacağız?”   Benim Bir Reyim Var Meşveret, Bediüzzaman Hazretlerinin Kur’ân’dan ve Asr-ı Saadetten aldığı ve b...
Meşveretsiz attığımız adımdan sorumluyuz
716
İhsan Sarı: “Meşveretin de namaz gibi farz olduğu söyleniyor. Bu doğru mu? Meşveretsiz yaptığımız işlerden ne derece sorumluyuz?”   MEŞVERET ALLAH’IN EMRİDİR Allah meşveret etmekten müstağ...
Market tercihi
521
Gaziantep’ten Hamit Öztürk: “İçki satan marketlerden alışveriş yapmak caiz midir?” Başka seçeneğiniz yoksa; içki satılıp satılmadığına bakmaksızın, haram olmayan bir ürün her marketten alınabilir. ...
Bediüzzaman gazete okur muydu?
101
Lazgin Demir: “Gazete çıkarmaya Üstad Hazretleri’nin bakışı nasıldır? Bazıları bunu tenkit ediyor. Bunlara nasıl bir cevap verebiliriz?”   Bir Gazete Haberinin Vesile Olduğu Kükreyiş Bediü...
Mehdi, Deccal geldikleri vakit herkes onları tanıyacak mı?...
2.883
Mehdi, Deccal geldikleri vakit herkes onları tanıyacak mı? Hayır. Mümkün değil. Bunlar öyle kolayca bilinse, zaten zaman âhirzaman olmaz, fitne–fesat meydan alamaz olurdu. Ahirzaman şahısları, anc...
Eşler arasında istişare
5.212
İzmir’den bayan okuyucumuz: “Ailede istişarenin önemi üzerinde durur musunuz? Baba karar verirken anneye danışması gerekmez mi? Babanın veya annenin bağımsız karar almaları mı faziletlidir, yoksa birb...
Kur’ân’da meşveret örneği var mıdır?
1.402
İhsan Sarı: “Meşveretin de namaz gibi farz olduğu söyleniyor. Bu doğru mu? Meşveretsiz yaptığımız işlerden ne derece sorumluyuz? Kur’ân’da meşveret örneği var mıdır?” MEŞVERET ALLAH’IN EMRİDİR All...
Dairelerin neresindeyiz?
760
Ahmet Bey: Kastamonu Lâhikasında bulunan şu cümleyi müşahhas bir misal ile açıklar mısınız? “Siyasî geniş daireleri merakla takip edenlerin, küçük daireler içindeki vazifelerinde maddî ve manevî pek ç...
Ahir zamanın dehşetli cereyanları
2.306
Samsun Vezirköprü’den Nahit Yaşar: “Üstad Hazretleri, ahir zamanın din aleyhindeki dehşetli cereyanlarının zuhur ettiği zamanda, bu cereyanlara siyaset yoluyla galebe edilemeyeceğini söylüyor. Bunu aç...
Beyanat ve Tenvirler’ neden hazırlandı?
135
Tavşanlı’dan Recep Bey: “Beyanat ve Tenvirler neden ve nasıl hazırlandı?” BU ZAMANI TARİF EDEN EMR-İ PEYGAMBERÎ Eski zamanda değiliz. Ahirzamandayız. Din üzerine dönen entrikanın bini bir para ola...
Siyasal İslâmcıların dine verdiği zararlar
1.702
Nurettin Tokdemir: “Siyasal İslâm tabirinde bir mahzur var gibi duruyor. Varsa onun yerine ne söylenmeli? İslâm’ın siyasalı olur mu?” “SİYASAL İSLÂM” SÖYLEMİNİN ELEŞTİRİSİ Bazı tabirler vardır...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir