Şakada bir ölçü var mıdır?

İstanbul’dan okuyucumuz: “Şakada bir ölçü var mıdır? Varsa nedir?”

ŞAKANIN İFRAT VE TEFRİT HALİ

Şakada bir ölçü vardır elbette. Esasen ölçüsüz davranışımız yoktur. Her davranışta ifrat, tefrit ve itidal dereceleri olduğu gibi, şakanın da ifratı, tefriti ve mutedili vardır. Bu derecelerden ilk ikisi aşırılık ve abartı ifade eder ve tasvip edilmez. İtidal ise sünnet olandır.

Şakada da ifrat ve tefrit yasaklanmıştır. İtidal hali ise sünnettir.

Şakanın ifrat haline, yani şakada aşırılığa “eşek şakası” derler. Ki caiz değildir. Çünkü böyle şaka, merhum Zübeyir Ağabeyin ifadesiyle “muhabbetin sonudur, adavetin başlangıcıdır.”

Muhabbeti yiyip bitiren, adaveti başlatan ölçüsüz şaka, pusulasız gemi gibidir. Nerede duracağı, kime zarar vereceği, kime dokunacağı kestirilmez. İnsanları taciz eder, rahatsızlık verir. Şaka kılıfıyla başkalarını küçük düşürmek, alay etmek, hafife almak Kur’ân’ın ifadesiyle “kaş göz işaretiyle eğlenip ayıplamak” insanı Kur’ân’ın “Veyl olsun” dediği sınıfa sokar.1 Her şeyi şaka ile sulandırmak, en ciddî şeyleri bile ciddiyetsiz kılar. Bu davranışlar Allah’ın rahmetini değil, gazabını celb eder.

Şakanın tefrit hali de, gülümsemeye bile geçit vermeyen hep somurtkanlık ve hep asık suratlılık halidir. Bu da makbul değildir.

ŞAKANIN SÜNNET HALİ

Şakanın sünnet olan itidal haline gelince: Bu dereceye en güzel örnek, her konuda mutlak rehberimiz olan Fahr-i Kâinât Efendimiz’dir (asm).

Peygamber Efendimiz’in (asm) şakası insanlara huzur vericiydi, gönlü hoş tutucuydu. O (asm) hiçbir zaman şakayla da olsa insanları gücendirmezdi, kırmazdı, küçümsemezdi, küçük düşürmezdi. O (asm) şaka yaparken insanları hem sevindirir, hem de eğitir, hem onurlandırırdı. O’nun (asm) şakası iltifattan ibâretti.

O’nun (asm) şakasına muhatap olan herkes kendisine değer verildiğini hisseder ve bundan büyük bir haz duyardı.

YAŞLI KADINLAR CENNETE GİREMEZLER

Bir gün bir yaşlı kadın Peygamber Efendimiz’e (asm) gelerek:

“Yâ Resûlallah! Cennet’e girmem için bana duâ et.” dedi.

Efendimiz (asm):

“Teyze! Yaşlı kadınlar Cennet’e giremezler!” diye takıldı.

Kadın ağlamaya başlayınca, Peygamber Efendimiz (asm):

“Teyzeciğim! Cennet’e yaşlı olarak giremeyeceksin demek istedim. Allah sizin için, “Biz onları yepyeni bir yaratılışla yarattık da, eşlerine sevgi ile düşkün hep aynı yaşta genç kızlar yaptık!”2 buyurmuştur.” dedi.3

ALLAH KATINDA DEĞERİN YÜKSEKTİR

Kırda oturanlardan Zahir adında bir adam vardı. Çirkin yüzlüydü. Fakat Peygamber Efendimiz (asm) onu çok severdi. Onunla hediyeleşirdi.

Bir gün Zahir pazarda eşya satarken, Peygamber Efendimiz (asm) sessizce yaklaşıp sırtından onu sımsıkı kucakladı. Önce, “Sen kimsin? Beni bırak!” diye bağıran Zâhir, kendisini kucaklayanın Peygamber Efendimiz (asm) olduğunu anlayınca, ondan ayrılmak istemeyerek, sırtını onun göğsüne bastırdıkça bastırdı.

Peygamber Efendimiz (asm) de: “Bu köleyi satıyorum! Alan yok mu?” diye takıldı.

Zâhir: “Beni satarsan hiç de kazançlı çıkmazsın! Çünkü değerim çok düşüktür!” dedi.

Peygamber Efendimiz (asm) ise: “Allah katında senin değerin yüksektir!” buyurdu.4

Şakada aşırıya kaçmaz, ölçülü olur ve itidali (orta yolu) korursak sünnet sevabını alırız. Aşırı şakacı davranıp insanları taciz etmek ise günahtır.

UZUN BİRADER

Bir lâtife de Bediüzzaman’dan…

Tevfik Demiroğlu anlatıyor: “1920’li yıllar… Eyüp’te iken meydandaki yoğurtçudan yoğurt alırdı. ‘Merhaba yoğurtçu efendi’ derdi.

Hiç unutmam. Örme bir kesesi vardı, onu çıkarır parasını verirdi. Yoğurdu alıp yukarıya çıkarken, köpekler peşimize düşerdi. Köpeklere ‘Pist birader, pist birader!’ derdi.

Bir gün, ben, ‘Üstad’ım; o birader, ben birader. Böyle olur mu?’ dedim.

O da: ‘Sen uzun biradersin’ dedi.

Otuz yıl sonra 1952’de Sirkeci’de Akşehir Palas Oteli’nde ziyaretine Eşref Edip Beyle gittiğimizde beni bu nam ile yine tanıdı. ‘Ve aleyküm selâm! Uzun birader’ dedi.

Dipnotlar:
1- Hümeze Sûresi: 1.
2- Vâkıa Sûresi: 36.
3- Hayatü’s-Sahabe, 3/175.
4- El-Bidâye: 6/46.

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Hilye-i Şerif gerçek midir, bid’at mıdır?
296
İstanbul Tuzla’dan Selçuk Çelik: “Hilye-i Şerifin hakikati var mıdır? Yoksa bid’at mıdır? Ben kendime Hilye-i Şerif tablosu almıştım. Sıhhatini inkâr edenler oldu.”   O (ASM) NASILDI? Hily...
Sol eli kullanma
595
İzmir/Çamdibi'nden okuyucularımız: "Sol eli nerelerde ve nasıl kullanmalıyız? Zarûret halinde sol el ile yemek yenir mi, su içilir mi?"   Peygamber Efendimiz (asm) yemek ve içmek için sağ e...
Zât-ı Risâletin (asm) şemaili
164
Düzce’den Abdullah Topçu: “Peygamber Efendimiz’in (asm) şemaili saçı, sakalı, yürüyüşü… vesair nasıldı? Sakalı uzun muydu?”   ŞEMAİLİN MÂNÂSI Zat-ı Risaletin, yani Peygamber Efendimiz’in (...
Bir günlük program
2.331
İzmir/Pınarbaşı’ndan Mustafa Kaynar: “Bir günlük programımız nasıl olmalı?”   Bir günlük hayatımıza sabahın erken ışıklarıyla başlarız. Doğan fecir, kulaklarımıza yep yeni bir günün gelmekt...
Sünnetsiz Müslüman olur mu?
11.318
Gebze’den okuyucumuz: “Sünnet olmak şeâirden midir? Bu sünnetin hükmü nedir? Burada İslâm’ı kabul eden birisi var. Sünnet olması şart değil, diyorlar. Sünnetsiz Müslüman olur mu?” Sünnet olmak,...
Sünnet ve örfî değerlerimiz
866
“Kim bir kavme benzerse, o onlardandır” hadisini açıklar mısınız?”   Müslüman toplumlar davranış biçimlerini ve geleneklerini yüz yıllar boyunca îmânlarıyla yoğurmuşlar, sünnet-i seniyye ha...
Abdestin Sünnetleri
585
Adapazarı’ndan Fahri Utkan: “Abdest alırken sağ ayak yıkandığı zaman kurulanıp çorap giyilse, ardından sol ayak yıkansa olur mu?”   Abdest alırken çabuk davranmak, uzuvlar arasında oyalanma...
Kendini beğenmemek bir fazilettir
838
Funda İgüş: “Bazen kibir ve ucba kapılmış gibi hissediyorum kendimi -bunun farkına varıyorum-. Anlık ucb ve kibir hissettiğimizde nasıl davranmamamız lazım? Ben bir tavrımı beğendiğim zaman Rabbim bu ...
Onu nefsimizden daha çok sevmek
693
Abdullah Bey: “Hazreti Ömer Peygamber Efendimiz (asm) için, “nefsim hariç seni çok seviyorum” demiş. Peygamber Efendimiz (asm) düzeltmiş, “Sen beni nefsinden az seviyorsan imanın zayıftır” buyurmuş. B...
Gusül abdestinin hikmetleri
2.535
Halil Yılmaz: “Neden gusül abdesti alıyoruz? Guslü abdesti alırken önce neden namaz abdesti alıyoruz? Doğrudan yıkanılsa olmaz mı? Cenabetlikten gusül abdesti ile çıkmanın tıbbî bir izahı var mıdır?”...
Temizlik imanın yarısıdır
3.786
Uğur Bey: “Bevl pisliğinden korunmanın önemi nedir? Nelere dikkat edilmelidir?”   Temizlik dinimizde önemle ele alınmış ve bazı temel ibâdetler için farz kılınmıştır. Öyle ki, gerekli ve yet...
Kaza namazlarımız
520
Oğuzhan Bey: “Kaza namazlarımızı kılmaya çalışıyoruz. Ancak hepsini kılmaya ömrümüz vefa etmez ise, Cenab-ı Hak mahşer gününde sünnetlerimizi farzlar yerine sayar mı? Böyle bir hâdisten bahsediliyor.”...
Kur´ân´ı öğrenmeye ve öğretmeye hazır mıyız?
470
İstanbul’dan okuyucumuz: “Kur’ân-ı Kerim okumak ve öğrenmek farz mıdır, sünnet midir?”   Kur’ân-ı Kerim Allah kelâmıdır. Ezel ve Ebed Sultanı olan kâinat Sahibi’nin insanları hem muhatap al...
Kurbanın hükmü nedir?
788
Mehmet Bey: “Kurban Bayramında kurban kesmenin hükmü nedir? Kimileri vacip diyor, kimileri de sünnet diyor ve kesmeye gücü yeten insanları da caydıracak şekilde hükümler ileri sürüyorlar. Doğrusu nedi...
Uykuya girişte sünnet olan davranışlar
935
“Uykuya girerken uyacağımız sünnetler nelerdir?” İnsan yaratılışı gereği gündüz çalışmakta ve yorulmakta; gece ise dinlenmek için uyumaktadır. Bünyemiz uykuya ve dinlenmeye muhtaçtır. Kur’ân’da Cenâb...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir