Tamer Bey: “Allah’ın eli, inmesi, arşa istivası, ruhu, gülmesi ve sevinmesi vs. Bu tarz âyet ve hadislerde geçen sıfatları Risale-i Nur nasıl yorumluyor?”

HABERİ SIFATLARIN ANLAMI

Allah’ın Haberi Sıfatları, Kur’ân’ın ve hadislerin doğrudan haber vermesiyle öğrendiğimiz, gerçek manasını ancak Allah’ın bildiği İlâhî Sıfatlardır.

Böyle sıfatlara, manasını doğru kavramak için doğru tevillere ihtiyaç duyulması dolayısıyla Müteşabih Sıfatlar da denmiştir.

Bediüzzaman’a göre, insanlar Allah’ın bazı sıfatlarının hakikî manasını kavramaktan aciz olduklarından, Kur’ân böyle sıfatları mecazi ifadelerle, yani insanlarca bilinen lafızlarla zihinlere yaklaştırmıştır.1

Haberî sıfatları okurken, gerçek manasını Allah’a bırakmalı, Allah’ı cisimden, şekilden, mekândan ve yönden tenzih etmeli, Allah’ı Allah’ın dışındaki şeylere benzetmekten kaçınmalı, Allah’ın ulviyet ve kutsiyetine uygun düşmeyen, yorumlardan uzak durmalıyız.

Meselâ Kur’ân’da çok geçen, taht kurma ve tahta oturma manasına gelen “İstiva” sıfatının mahiyeti ve anlamı İmam-ı Mâlik’e (ra) sorulunca, İmam hiç yorum dahi yapmadan demiş ki:

“İstivâ meçhul, keyfiyeti makul değil, buna inanmak vacip, sual sormak ise bid’attir.”2

KUR’ÂN REHBER-İ MUTLAK OLDUĞUNU BÖYLE GÖSTERİYOR

Allah’ın bazı sıfatlarının Kur’ân’da bizim bildiğimiz kavramlarla bildirilmesi Kur’ân’ın rehber-i mutlak olduğunu gösteriyor.

Yoksa Bediüzzaman’a göre, Kur’ân beşere, bir ulû’l-azm olan Hazret-i Mûsâ’nın (as) Tûr-i Sînâ’da birkaç dakika ancak dayandığı kelâmullah tarzında hitap etse ve Allah’ın bazı sıfatlarını müteşâbih olarak değil de hakikî manasıyla ifade etseydi, insanların bunu anlamaları mümkün olmazdı.3 Bedîüzzaman, böyle Müteşâbih sıfatlar için Cenâb-ı Hakk’a şekil ve sûret vermekten kaçınılması gerektiğini önemle vurgulamıştır.4

Haberî sıfatlardan bir kısmını kısaca ele alalım:

İstivâ:

İstivâ; yükselmek, istilâ etmek, tahta oturmak, hükümran olmak manaları ile zihne yaklaştırılabilir. Kur’ân’da, “Rahmân arş üzerinde istivâ etmiştir.”5 Âyeti birçok sûrede geçiyor.

Bedîüzzaman Kur’ân’da zikri geçen “İstivâ sıfatı ile, Allah’ın kendi Rubûbiyet mertebesini bir sultanın taht-ı saltanatında durup icrâ-i hükûmet ettiği misalinde ve azametinde, takdim buyurduğunu beyan eder.6 Böylece bir sultandan korkan insanoğlunun, Rabb’inden daha fazla haşyet ve heybet duyması gerektiği vurgulanmak istenmiştir.

Vech:

Vech, yüz demektir. Bu kavramla vecih, sîmâ, zât ve vücud mânâlarını zihmimize yaklaştırıyor. Kur’ân’da bir çok sûrede geçen “Celâl ve ikram sahibi olan Rabb’inin Vech’i bâkîdir.”7 Âyeti, “Vech” sıfatını telâffuz ediyor.

Bedîüzzaman, “Her şey helâk olup gidicidir, ancak O’nun Vech’i müstesnâ”8 âyetinde geçen “Vech” sıfâtını Allah’ın Zâtı, Vücudu, Bekâ’sı, Sermediyeti ve Vahdâniyeti olarak tevil etmiştir.9

Yed:

“Yedullâh= Allah’ın eli”10 demektir. Bu sıfat, kuvvet, kudret ve nimet olarak te’vil edilmiştir. “Ey İblis! İki elimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir?”11 Bir diğer âyette, “Göğü elimizle biz kurduk.”12 buyuruluyor.

Bediüzzaman bazen “yed-i kudret”13, bazen “dest-i gaybî” lâfızlarıyla bu sıfatı zikrediyor.14

Bedîüzzaman, Cenâb-ı Hakk’ın kendisine ait bir sıfatı bizim bildiğimiz bir mana ile zihnimize bu kavram ile yaklaştırdığını ifade ediyor.15

Bu tevillerde de görüldüğü gibi âyet ve hadislerde geçen Allah’ın inişini “rahmet tecellisi” ile ruhunu “irade, emir ve kudret” ile, gülmesini “şefkat” ile tevil edebiliriz.

Dipnotlar:
1) İşârât’ül-İ’câz, S. 22. 2) Beyhakî, El-Esmâ, 408-409. 3) Sözler, s. 170. 4) Muhâkemât, s. 40. 5) Tâhâ Sûresi, 20/5; Bakınız: Bakara Sûresi, 2/29; A’râf Sûresi, 7/54; Yunûs Sûresi, 10/3; Ra’d Sûresi, 13/2; Furkân Sûresi, 25/59; Secde Sûresi, 32/4; Fussilet Sûresi, 41/11; Hadîd Sûresi, 57/4. 6) Sözler, s. 354. 7 ) Rahmân Sûresi, 55/27; Bakınız: Bakara Sûresi, 2/115, 272; Ra’d Sûresi, 13/22; Rûm Sûresi, 30/38; İnsân Sûresi, 76/9; Leyl Sûresi, 92/20. 8) Kasas Sûresi, 28/88. 9) Sözler, s. 618; Lem’alar, s. 245; Mektûbât, s. 62. 10) Fetih Sûresi, 10. 11) Sâd Sûresi, 38/75; Bakınız: Mâide Sûresi, 5/64; Âl-i İmrân Sûresi, 3/26; Fetih Sûresi, 48/10; Hadîd Sûresi, 57/29; Yâsin Sûresi, 36/83; Mülk Sûresi, 67/1. 12) Zâriyât Sûresi, 51/47. 13) Sözler, s. 283; İşârât’ül-İ’câz, s. 137, 205, 209. 14) Şuâlar, s. 521. 15) İşârât’ül-İ’câz, s. 22.


KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

İslâm’da doğru bilginin kaynakları nelerdir?
541
Salih Bey: “İslâm’da doğru bilginin kaynakları nelerdir? Her duyduğumuzu doğru bilgiden sayabilir miyiz?”   İSLÂMİYET ZÜLCENAHEYNDİR Her duyduğumuzu doğru bilgiden saymayı Kur’ân nehyediyo...
İşimiz ne zaman Allah’a kalır?
164
Bursa Orhangazi’den Hüseyin Sönmez: “Bazen çaresiz kalındığında “İşimiz Allah’a kaldı” denmektedir. Bu sözde bir problem yok mu? İşimiz zaten Allah’ın takdirine kalmıyor mu? İşimizi Allah’a bırakmayıp...
Belâları celbeden on beş cürüm
2.888
Mustafa Bey: “Câmiü’s-Sağîr’in 1. Cildinin 428 No’lu hadiste ümmetin başına geleceğinden haber verilen kızıl rüzgâr, yere batma ve suret değiştirme belâlarının mahiyetleri nelerdir?” ON BEŞ CÜRÜM...
Abdest nurdur, fazilettir
1.727
Nazmi Öztürkçü: “Televizyon ekranlarına yansıtılarak okunan Kur’ân-ı Kerîm sayfalarına abdestsiz bakarak okuyabilir miyiz? Takip edebilir miyiz? Keza televizyon ve radyolarda okunan Kur’ân-ı Kerîm’i y...
Neden hüsn-ü zan etmeliyiz?
1.631
İzmir Çamdibi’nden Ulaş Ulusoy: “Ben kulumun zannı üzereyim. Beni nasıl tanırsa ben onunla öyle muamele ederim.” hadisini nasıl anlamalıyız?” KÖTÜ İNSAN YOKTUR Hüsn-ü zan içimizde beliren umut, du...
Kur’ân’da meşveret örneği var mıdır?
1.263
İhsan Sarı: “Meşveretin de namaz gibi farz olduğu söyleniyor. Bu doğru mu? Meşveretsiz yaptığımız işlerden ne derece sorumluyuz? Kur’ân’da meşveret örneği var mıdır?” MEŞVERET ALLAH’IN EMRİDİR All...
Mübarek gecelere mahsus okuma biçimi var mıdır?
171
Konya’dan Merve Çetinkaya:“Kandil gecelerinde cemaatle toplu bir şekilde Kur’ân ve Cevşen okumaları yapılıyor. Bu doğru mudur; yoksa bunlar şahsî ibadet olduğundan herkesin kendisi evinde mi okumalıdı...
Kur’ân’a abdestli dokunmak
1.933
Antalya’dan okuyucumuz: “Kur’ân Allah kelâmıdır; kul Allah’ın kelâmını her şekilde okuması lâzım. Ona abdestsiz dokunulur diyorlar. Ne derece doğrudur?” Bu konuyu defalarca yırtanlar olsa da, biz on...
Rahmet yolumuzun üzerinde!
632
 Zaman fırtınası, her şeyi sürükleyip sonsuzluklar ülkesine götürmekte. Dünyamız, mahşer meydanı etrafında titiz bir daire çizerken, üzerinde yaşayanlara her fırsatta Mahkeme-i Kübra’yı, hesabı, büyük...
Neden İncil ve Tevrat korunmamış
5.095
Almanya’dan okuyucumuz: “Allah (c.c.) neden İncil, Tevrat gibi gönderdiği kitaplarını korumamış; ama Kur’ân-ı Kerim’i kıyamete kadar korumayı vaad ediyor?” Peygamberler kendi dönemlerinde insanların...