Abdullah Bey: “Bediüzzaman’a göre Ramazan ile Kur’ân arasında bağlantı var mıdır?”

RAMAZAN VE KUR’ÂN

Bedîüzzaman, Ramazan Risalesinin Altıncı Nüktesinde, Ramazan-ı Şerifin manası ve mahiyeti ile Kur’ân-ı Kerîm arasında çok yakın bir yakınlık bulunduğunu kaydediyor, Ramazan-ı Şerifin, Kur’ân-ı Hakîm’in en mühim indiriliş zamanı olduğunu, Ramazan orucunun hikmetlerinden birisinin bu sürece baktığını açıklıyor.

Bedîüzzaman’a göre Ramazan-ı Şerif ayı Kur’ân-ı Hakîm’in bayramı hükmündedir. Çünkü Kur’ân yeryüzüne, aramıza, gönlümüze Ramazan-ı Şerif ayında inmiştir. Nitekim Cenâb-ı Hak da, bir âyette, “O Ramazan ayı ki, o ayda Kur’ân indirilmiştir.”1 Bir diğer âyette de, “Biz Kur’ân’ı Kadir Gecesinde indirdik.”2 buyurmaktadır. Kadir Gecesi, Ramazan-ı Şerif ayı içerisinde gizlidir.

Kur’ân’ın inişini kutlamak, Kur’ân’ın inişini tebrik etmek, Kur’ân’ın inişine güzel bir karşılama yapmak insan olarak bize, yani kadir ve kıymet bilir sıfatımıza yakışır; Kur’ân’ın da hakkıdır.

EVİMİZDE BİR KUTLU MİSAFİR

Düşünelim ki, bir büyüğümüz evimize misafir geliyor! Onun gelişini nasıl beklerdik, onun gelişini nasıl tebrik ederdik, onu nasıl saygıyla ayakta ve yolda karşılardık!

Bir de bu büyüğümüz evimize bir büyük müjde ile gelse, bir sonsuz şefkat ile gelse, bir sınırsız rahmet ile gelse, bir hudutsuz merhamet ile gelse, bir kayıtsız şartsız af ve bağışlama ile gelse, bir kucak dolusu muhabbet ile gelse, bir engin tevâzû ve hürmet ile gelse, bir yerler ve gökler kadar geniş Cennet ile gelse, bir Cehennemden ve ateşten kurtaran yüksek himmet ile gelse, bir yüksek makamdan selâm ile gelse, bir Yüce Yaratıcıdan kelâm ile gelse, bir Melîk-i Zîşân’dan emir ve ferman ile gelse, bin bir derde ve ıztıraba derman ile gelse… Artık düşünün sevincimizi, neşemizi, huzurumuzu, bahtiyarlığımızı, gururumuzu, kıvancımızı, mutluluğumuzu… Tariflere sığar mı? Gelişiyle gönlümüz nasıl huzur bulur, kalbimiz kuş kalbi gibi nasıl hafifler, nasıl sevinirdik! Onun gelişini mümkünse nasıl bayram yapardık!

Nitekim devletlerde ve milletlerde geniş çaplı vardır bu örf. Milletler kurtuluş günlerini bayram yaparlar, devletler kuruluş günlerini bayram yaparlar, padişahlar tahta geçiş günlerini bayram yaparlar ve bu günlerde halka iltifat ve ikrâm yağdırırlar. O günü diğer günlerden farklı telâkki ederler.

İşte Kur’ân tacı, gönül tahtımıza indi Ramazan-ı Şerif ayında. Bir kutlu ve kutsî misâfir hüviyetiyle Kur’ân, Ramazan-ı Şerif ayında Kâinâtın Sahibinden gelmiş, bize selâm getirmiş, bize müjde getirmiş, bizi sınırsız Cennetle müjdelemiş, bize eşsiz rahmetle gelmiş, bizi ateşten kurtaran himmetle gelmiş, bize Yüce Yaratıcımızın hoşnutluğunun yolunu açmış, bizi O’nun cemâliyle, güzelliğiyle, şerefiyle, izzetiyle müjdelemiş… Böyle bir kutlu misâfirin indiği ay ve zaman dilimi hiç beklenmez mi, hiç kutlanmaz mı, hiç tebrik edilmez mi, hiç bayram yapılmaz mı?

BU AY ALLAH KELÂMINI ALLAH’TAN İŞİTİYOR GİBİ DİNLEMELİ

Kur’ân’ı sanki bizzat Resûl-i Ekrem’den (asm) işitiyor gibi dinlemek, ya da daha ötesi, bizzat Hazret-i Cebrâil’den (asm) işitiyor gibi dinlemek, hattâ daha da öte, bizzat Mütekellim-i Ezelî olan Cenâb-ı Allah’tan işitiyor gibi dinlemek, veya Kur’ân’ı bu ulvîyette dinleyen Müslümanlara tercümanlık edip, okuyup onlara dinlettirmek rûhumuzu ne kadar kutsî hâl ve feyizlere mazhar eder. Kur’ân’ın iniş hikmetine uygun feyizlere inşallah kapı açılmış olur.

Ramazan-ı Şerifte İslâm âlemi büyük bir mescit hükmüne geçiyor. Milyonlarla hâfızlar, bu ayda o büyük mescidin köşelerinde Kur’ân’ı dünya ehline okuyorlar, işittiriyorlar. Hâfızlar bu ayda güzel sesleriyle, ihlâslarıyla ve okuyuşlarıyla; topyekûn Müslümanlar da bu ayda kazandıkları güzel ahlâklarıyla, salih amelleriyle, yaşayışlarıyla ve toplum içinde gösterdikleri güzel ilişkileriyle bu ayın “Kur’ân ayı” olduğunu gösteriyorlar, ispat ediyorlar, dünyaya îlân ediyorlar.3

Dipnotlar:
1- Bakara Sûresi: 185.
2- Kadir Sûresi: 1.
3- Mektûbât, s. 390.


KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Son on güne girdik
601
ŞANI büyük, rahmeti büyük, mağfireti büyük, makbuliyeti büyük, itibarı büyük, şefaati büyük, şefkati büyük Ramazan-ı Şerif ayının son on gününe girdik. Cehennemden azat olma günlerine geldik. Elham...
Fıtır sadakası ve hükmü
700
“Fıtır sadakası ne demektir? Hükmü nedir? Ne zaman verilir? Ne kadar verilir? Ramazan ayında fıtır sadakası vermenin hikmeti nedir?”Ramazan ayında Cenâb-ı Hakk’ın maddî-mânevî rahmeti ve bereket...
Cehennemden kurtuluş
1.734
Ramazan ayında oruç tutan herkes Cehennemden kurtulur ve Cennete girer mi?Ramazan ayında Allah için oruç tutan herkes Allah’ın izniyle Cehennemden kurtulur ve Cennete girer. Peygamber Efendimi...
Şeker hastalığı ve nafile Oruç
1.086
İzmir’den Selahattin Kuruçaylı: “İbâdetlerde güç yetirebilme sınırını nasıl çizeceğiz? Öyle şeker hastaları tanırım ki, meselâ, üç aylarda oruç tutmaya çalışıyorlar. Oysa ayakta kalabilmeleri için her...
Cehennemden azad olmak
1.142
Bir okuyucumuz : "Ramazan ayında oruç tutan herkes Cehennemden kurtulur ve Cennete girer mi?" Ramazan ayında Allah için oruç tutan herkes Allah’ın izniyle Cehennemden kurtulur ve Cennete girer. Pey...
Şifa âyetleri ve şifa duâları
1.619
Burcu Kararan: "Kur´ân´da şifa âyetleri hangileridir? Mânâları ile birlikte verebilir misiniz?"İnsanın hastalandığında şifa için sebeplere müracaat etmesi, bu çerçevede doktora gitmesi, doktorun t...
Fıtır sadakasının hükmü, verilme zamanı, miktarı
14.578
Abdurrahman Bey: “Fıtır sadakası ne demektir? Hükmü nedir? Ne zaman verilir? Ne kadar verilir?” Fıtır veya fıtra, “yaratılış” demektir. Fıtır Sadakası ise, Ramazan bayramına kavuşan ve aslî ihtiyaçl...
Günahların bağışlandığı ay geliyor
590
 Abdullah Bey: “Peygamber Efendimiz (asm), “Kim Ramazan ayını Allah’tan sevap umarak tutarsa geçmiş günahları af olur” buyuruyor. Bu müjdeyi nasıl anlamalıyız?”Bir rahmet ve mağfiret ayının daha ...
Af ve kurtuluş günlerine doğru
976
 İsmail Bey: “Sevaplarımız günahlarımızdan ağır olursa kurtuluruz ve Cennete gireriz diyorlar. Bu durumdaki insan Cehenneme girmeden doğrudan Cennete girer mi? Böyle konuşmalar insanları günah işlemey...
Fıtır bayramınıza binler tebrikler!
669
Yirmi dokuz günlük “oruçla terbiye olmak” gibi bir revizyondan sonra, böyle arka arkaya üç günün bayram kılınması, ibadet ayında ümmetçe duruşumuzun, tavrımızın ve ibadetimizin Rabbimizi hoşnut ettiği...