Peygamberler hata ederler mi?

Fatih Akyüz: “Peygamberlerin ismet sıfatı olduğunu biliyoruz; peki bu durum onların bizim için her halleriyle model olmalarına engel değil mi? Efendimiz (asm) hiç günah işlemiyorsa neden günde 70 defa istiğfar etmiştir? Kur’ân’da bazı nebilerin hatalarından bahsediliyor Hz. Âdem’in (as) yasak meyveden yemesi, Hz. Musa’nın (as) bir kişiyi öldürmesi gibi bunlar günah değil midir?”

 

PEYGAMBERLERİN SIFATLARI

Peygamberler Allah’ın kelâmını, vahyini, mesajlarını, emirlerini ve yasaklarını insanlara eksiksiz ulaştırmış olan Allah elçileridirler. Bizim gibi yaşarlar; yerler, içerler, konuşurlar, uyurlar, yorulurlar, aç kalırlar, ölürler… Ancak bizim gibi günah işlemezler.

Peygamberlerin sıfatları şunlardır:

1- Emanet: Peygamberler emin ve güvenilir kimselerdir. Peygamberlerin güvenilir oldukları, kendi kavimlerinin inansın-inanmasın bütün fertlerince de tasdik edilmiştir.

2- Fetânet: Peygamberler akıllı ve yüksek zekâ sahibi kimselerdir.

3- Sıdk: Peygamberler doğrulukta istikamet üzeredirler, asla yalan söylemezler.

4- İsmet: Peygamberler günah işlemekten masumdurlar, küçük-büyük, günah, küfür ve çirkin hallerden uzaktırlar.1

5- Tebliğ: Peygamberler Allah’ın vahyine mazhar olmuşlar ve bu İlâhî vahyi insanlara eksiksiz tebliğ etmişlerdir. Vazifeleri esnasında ihtiyaç hâsıl oldukça, kavimlerinin anlayışlarına, kültür yapılarına ve seviyelerine uygun olarak mu’cize göstermişlerdir. Zor günlerde vazifelerinde sebatkâr olacaklarına dair Cenâb-ı Hakk’a söz vermişlerdir.2

PEYGAMBELER ÖNCE KULDURLAR

Peygamberler önce Allah’ın kuludurlar. Başta gönderildikleri kavme karşı olmak üzere, genelde bütün beşeriyete karşı, “örnek ve model kul olma” gibi bir sorumlulukları vardır. Görevlerinin zorluğu buradan kaynaklanıyor. İmtihana tabidirler. Her an hata yapabilme riskini onlar da taşırlar. Fakat örnek kişiliklerini zedeleyecek şekilde günah işlemekten korunmuşlardır.

İnsan olmaları ve davranışları davranışlarımıza benzemesi hasebiyle, onları sıradan saymak ve saygıda kusur etmek caiz olmadığı gibi; vahye, İlâhî teveccühe ve muhafazaya mazhar olmaları hasebiyle onları beşer üstü görmek de caiz değildir. Bediüzzaman’ın (ra) beyanıyla hem beşerdirler; beşeriyet itibariyle beşer gibi muamele ederler; hem resuldürler, risalet itibariyle Cenâb-ı Hakk’ın tercümanıdırlar, elçisidirler, vahye mazhardırlar.3

PEYGAMBERLERDE SEHİV KAVRAMI

Günah işlemekten masum olan peygamberlerin, insanlık gereği “sürçme, sehiv ve “zelle” tabir edilen küçük hatalarının vaki olduğunu Kur’ân’dan öğreniyoruz. Meselâ, Hazret-i Âdem (as) Cennet’te yasak meyveden yedi4; Hazret-i Yûnus (as), kavmine kızarak gitti5; Hazret-i Mûsâ (as) Mısır’da yanlışlıkla bir Kıptî’yi öldürdü.6 Kur’ân, Peygamber Efendimiz (asm) hakkında da; “Allah, böylece senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlar.”7 buyurarak, Hazret-i Peygamber’in de (asm) sehiv yapma kabiliyetinden haber veriyor.

Peygamberler bilmeyerek işledikleri sehiv ve küçük hatalardan dolayı, Cenâb-ı Hak tarafından anında uyarılmışlar ve hataları düzeltilmiştir.

Ancak peygamberlerin tebliğ ettikleri din, ilâhî vahiy ve mesajlarla ilgili ne haberlerinde, ne sözlerinde, ne fiillerinde ve ne de hallerinde küçük de olsa hiçbir hatanın vaki olmadığı unutulmamalıdır.

PEYGAMBER SEHİVLERİNİN TAŞIDIĞI MESAJLAR

Peygamberlerin hata yapıp yapmadıkları aslında bizi doğrudan ilgilendiren bir konu değildir. Onların Allah elçisi oldukları ve her sözlerinin vahiy eseri olduğunu bilmek zaten kâmil bir imanın gereğidir ve bu iman bizim için yeterlidir.

Peygamberlerin sehivleri de “mutlak rehber” olmalarından dolayıdır. Bizler ibadeti, itaati, duâyı, namazı, niyazı peygamber eliyle öğrendiğimiz gibi; günah işlediğimizde tövbe etmemiz gerektiğini, tövbe etmenin adabını ve tövbe edince bağışlandığımızı keza peygamberlerden öğreniriz.

Önümüzde canlı örnekler olmalı ki, kendimize tam rehber alabilelim. Yoksa Cenâb-ı Hak, hiç günahsız melek de gönderebilirdi. Ama doğrudan melekten dinlediğimiz bilgiler bizim için gerçekçi ve uygulanır olmaktan uzak olurdu.

Netice olarak; Hazret-i Âdem’in (as) tövbesi, Hazret-i Yunus’un (as) balığın karnında duâsının kabulü ve Hazret-i Musa’nın (as) bağışlanması8, bize, tövbe kapısının ne denli açık olduğunu ve bir kul olarak hatalarımızı itiraf edip Allah’ın dergâhına sığınmamızın ne ölçüde cevap bulduğunu anlatmaya yetecek mesajlar taşır.

Dipnotlar:
1- Ebû Hanîfe, Fıkh’ul-Ekber, s. 68.
2- Âl-i İmrân, 3/81.
3- Bediüzzaman, Mektûbât, s. 94.
4- A’râf Sûresi, 7/20, 21, 22.
5- Enbiyâ Sûresi, 21/87.
6- Kasas Sûresi, 28/15.
7- Fetih Sûresi, 48/2.
8- Kasas Sûresi, 28/16.

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Yedi derece çirkin bir günah: Yalan söylemek
6.297
Mehmet Bey: “İşârâtü’l-İcâz’da 87 ve 93. sayfalarda geçen yalan ve sıdk ne demektir?” Kur’ân yalan söylemeyi haram kılmıştır. Sıdk, yani doğruluk ise Kur’ân’ın, Allah’a imandan sonra birinci derecede...
Bir ceza, bin hikmet
385
Zonguldak’tan Önder Bostancı: “Recm hususu Kur’ân’da yok iken, Peygamber Efendimiz’in (asm) uygulamasında var. Bunun hikmeti nedir?”   Recm cezası Kur’ân’a girmemiş; ancak Peygamber Efendimiz...
Tövbemizin kabul edildiğini bilebilir miyiz?
686
İzmir’den Kenan Bey: “Tövbemizin kabul edilip edilmediğini anlayabilir miyiz?”   Esas olan tövbe etmeye muvaffak olmaktır. Kur’ân bizi bir çok âyetiyle tövbe etmeye davet ediyor: “Bu kitap ...
Tövbemiz ve Allah´ın affı
603
Aydın Demir: “Günahlardan birçok kere tövbe edilse Allah affeder mi?”   Tövbe resmî bir törenden ibaret değildir. Tövbe insanın özünde meydana gelen bir pişmanlıktır, insanın Allah için gün...
Büyük günah işleyenin nikâhı düşer mi?
5.365
“E” Rumuzlu okuyucumuz: “Büyük günah işleyen birisi dinden çıkmış olur mu, evli ise nikâhı düşer mi? Nikâh tazeletmesi gerekir mi?”   Adına kebâir de denilen; adam öldürmek, kumar oynamak, iç...
Dünyada cezası hemen verilen günahlar
10.441
Abdi Bey: “Af, ceza ve zulüm arasındaki farklar nelerdir? Dünyada cezası verilen günahlar nelerdir?” CEZA, AF VE ZULÜM ARASINDAKİ FARKLAR Davranışlarımızın karşılığına, bedeline, müeyyidesin...
Niyet, sevabı günaha ve günahı sevaba nasıl çevirir?
1.855
Abdullah Bey: *“Niyet sevabı günaha, günahı sevaba nasıl çevirir? Bunu örnekle açıklar mısınız?”   Niyet ile îmân birbirini doğuran, birbirini doğrulayan, birbirini gerekli kılan, birbirini t...
Cehennemin engelleri: Kefâretler ve musîbetler
2.088
 Abdullah Bey: “Bir şeyin günahlara kefaret olması ne demektir? Yani malûmdur ki, günahın cezası Cehennemde çekilecektir. O günaha kefaret olacak bir hasena vs. olması, onun cezasını hafifletir mi? Or...
Peygamberleri teknoloji lideri ilân eden kitap: Risale-i Nur...
1.924
Ordu Aybastı’dan Aşkın Doğan: “Kur’ân’ın bilimsel mu’cizelerine Bediüzzaman’ın bakış açısı nasıldır?” HAZRET-İ ÂDEME’ (as) İSİMLERİN ÖĞRETİLMESİ     Yirminci Söz ve Yirmi Beşinci Söz Kur’ân’...
Sonradan günah olduğunu öğrendiklerimiz
5.724
Adana’dan okuyucumuz: “Hükmünü bilmediğimiz, sonradan günah olduğunu öğrendiğimiz bir işte sorumluluğumuz ne olur.” Hukukta bilmemek özür teşkil etmez. Suç işleyen cezasını çeker. Fakat Allah katınd...
Makbul tövbenin özellikleri
8.142
MO Rumuzlu okuyucumuz: “Tevbe-i Nasuh ne demektir? Makbul bir tövbenin özellikleri ve şartları nelerdir?” GÜNAHI GÜNAH DİYE BIRAKMAK Tevbe-i Nasuh, Kur’ân’a ait bir kavramdır. Ciddî, halis ve saf...
Fenalığın dörtte biri
446
Bayan okuyucumuz: “Mü’minlerin hata ve kusurları, hatta kötülükleri karşısında uhuvvetimizi bozmadan nasıl bir davranış sergilemeliyiz?” Nefsimizin, başkası yerine sırf kendini kınaması ve bu hâlin...
Sevaplarımız günahlarımızdan ağır olursa kurtulurmyuz?...
1.445
İsmail Bey: “Sevaplarımız günahlarımızdan ağır olursa kurtuluruz ve Cennete gireriz diyorlar. Böyle konuşmalar insanları günah işlemeye yönlendirmez mi?” ADIM ADIM YAKLAŞAN MÜJDE Öncelikle af ve k...
İman, fısk ve inkâr
464
Cabir Bey: “Fâsık kime denir? Namazı keyfî olarak terk edene fâsık denir mi? Büyük günahlardan birini işleyen fâsık mıdır? İnanıp amel etmeyen kimselerin durumu nedir? Dinî vecibelerini yerine getirme...
Peygamber efendimiz (asm) ile tevessül
1.305
Tamer Çiftçioğlu: “Duâda Peygamber Efendimiz (asm) ile tevessül caiz midir?” Duâda Peygamber Efendimiz (asm) ile tevessül, yani duâmızın kabulü için Peygamber Efendimiz’in (asm) vesileliğini ve şefaa...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir