Haktan Özünver: “Peygamber Efendimiz’in (asm) günde yetmiş kez tövbe etmesinin hikmeti nedir?”

TÖVBE BİR BASAMAKTIR

Peygamber Efendimiz’in (asm) dilinde tövbe bir merdivendir, bir basamaktır, bir manevi asansördür, bir inkişaftır, bir miraçtır.

Bizim süflî yanımızdan, Allah’ın ulvî katına yükselir. Bizim günahkâr dünyamızdan, Allah’ın Müberra ve Mualla katına yükselir.

Bizi günah kirinden çeker alır, Allah’ın rıza makamına ulaştırır. Ruhumuzu sıkan negatif yükümüzü alır, ruhumuzu ihya eden pozitif güçe ulaştırır. Bilgisayar diliyle bizi “reset”ler, hayata yepyeni bir başlangıç ile başlamamızı sağlar.

Tıp diliyle kalbimizdeki parazitleri öldürür. Bize sağlıklı bir dünya bırakır.

İbadet diliyle, bizi hadesten kurtarır, tahir kılar.

TÖVBEYE DAVET

Peygamber Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Tövbe ediniz! Allah’a kasem olsun, ben günde yetmiş kere Allah’a tövbe ve istiğfar ediyorum.”1

Bu hadisleri ile Efendimiz (asm):

1- Ümmetini tövbe ve istiğfar etmeye davet ediyor.

2- Ümmetini Allah’ın rızasına ve muhabbetine götürecek yolu gösteriyor.

3- Ümmetine örnek oluyor.

4- Allah katında her gün yetmiş basamak olmak suretiyle sınırsız bir yüksekliğe uçuyor, sınırsız bir hazineye doğru yol alıyor, sınırsız bir kabı dolduruyor, sınırsız bir rızaya yükseliyor, sınırsız bir rahmete koşuyor, ümmeti lehine sınırsız bir duaya ve kabule mazhar oluyor.

Bediüzzaman diyor ki: “O zât-ı Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm, dua neticesi olarak öyle bir makam ve mertebededir ki, bütün ukûl toplansa, bir akıl olsalar, o makamın hakikatini tamamıyla ihata edemezler.”2

“BU NASIL SORU?”

Peygamber Efendimiz’in (asm) günde yetmiş kez tövbesi ile ilgili olarak, iki Allah dostunun şu müzakeresi dikkatle düşünmeye değer:

Şems-i Tebrizi, Mevlana Celaleddin-i Rumi ile Konya’da karşılaştığı ilk anda ona şöyle sorar:

“Bayezıd-ı Bistami mi, yoksa Hazret-i Muhammed mi (asm) daha büyüktür?”

Mevlana:

“Estağfirullah! Bu nasıl soru? Hiç âlemlere rahmet kılınan bir peygamber ile onun ümmetinden bir veli mukayese edilir mi?” der.

Şems devamla der ki:

“Peki, Hazret-i Muhammed (asm) günde yetmiş defa tövbe ettiğini söylediği halde, onun ümmetinden Bayezıd çıkıyor ve ‘Şanım ne yücedir!’, ‘Kendimi tazim ederim’, ‘Yenimin içinde hakkı görürüm.’ gibi sözler sarf ediyor. Buna ne diyeceksin?” Mevlana diyor ki:

“Bayezıd’ın sözü doymuşluğun ifadesidir. Onun kabı küçüktür ve sınırlıdır. Küçük ve sınırlı kap çabuk dolar. Yani onun manevi susuzluğu küçük bir tecelli ile giderilmiş, ruhu talepsiz hale gelmiş, sekre ve sarhoşluğa sürüklenmiştir.

Oysa Hazret-i Peygamber’in (asm) kabı sınırsızdır, dolmak bilmez. O susadıkça susuyor, içtikçe susuzluğu artıyor, susuzluğu arttıkça tövbe ediyor, tövbe ettikçe daha yüksek tecellilere mazhar oluyor. Daha yüksek tecellilere mazhar oldukça, makamı yükseliyor. Her yükselişte bir önceki halini nakıs görüyor ve tövbe ediyor. Çünkü O ‘Elem neşrahleke sadrek’ (Senin kalbini açmadık mı? (açtıkça açtık)’3 sırrına mazhar olmuştur. Onun (asm) kâinattan daha geniş sadrı kanmak, dolmak ve doymak bilmiyordu. Onun iştiyakı sonsuz, yükselişi sonsuz, mazhar olduğu tecelliler sonsuzdu. Çünkü o (asm) ümmeti için yaşıyordu. Bu nedenle günde yetmiş basamaklı bir merdivenle Rabbine yükseliyordu. Ve şöyle diyordu: ‘Rabbim! Sen’i gereği gibi tanıyamadım. Sana hakkıyla kulluk yapamadım!’

GÜNDE ON SAYFA RİSALE OKUMAK

Peygamber Efendimiz’in (asm) günde yetmiş kez tövbe etme emrini bir Nur Talebesi,—tevbe hakikatiyle beraber—günde on sayfa risale okuma emri biçiminde de yorumlayabilir.

Zübeyir Gündüzalp demiştir ki: “Günde on sayfa Risale okuyan imanını kurtarır.”

Her bir Risale sayfası yaklaşık yedi cümledir. Yani iman hakikatlerine yükselen yedi basamaklı bir merdivendir. On sayfa olunca toplam yetmiş basamak ediyor. Yani yetmiş müşahede, şuhud ve inkişaf demektir.  Allah okumalarımızı çok, tövbelerimizi makbul eylesin.

Dipnotlar:
1- Buhâri, Daavât, 3; Tirmizi, Tefsir, (3255)
2- Mektubat, s. 290, 3- İnşirah Suresi, 1


KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Günahlarını düşünmüyorsan neticesinden feryad et!
1.303
Gürkan Özsoy: Âyetlerde geçen “Allah şirki asla affetmez...” hükmü ahirete yönelik bir hüküm müdür? Yani şirk üzerine ölenin kurtuluşu yoktur manasına mı gelir? Bu dünyada bir Müslüman şirke düşse, am...
Şifâ âyetleri ve şifâ duâları
57.110
Şanlıurfa’dan okuyucumuz: “Peygamber Efendimiz (asm) hastalara ne gibi duâlar yapmıştır?”İnsanın hastalandığında şifâ için sebeplere müracaat etmesi, bu çerçevede doktora gitmesi, doktorun tavsiye...
Allah her şeyden evvel neyi yarattı?
314
Zülfikar Balpetek: “Levlake hadisinin kaynağını bazı hocalar kabul etmiyorlarmış. Bu konuda ne diyeceğiz?”  KÂİNATIN VARLIK SEBEBİLevlake hadisi bir hadis-i kutsîdir. Manası şudur: “Sen ...
Örnek bir tövbe: Kâ’b bin Mâlik’in (ra) tövbesi
3.818
Kırıkkale’den bayan okuyucumuz: “Sahabe efendilerimizden örnek bir tövbe aktarabilir misiniz? Makbul bir tövbe nasıl yapılır? Bir tövbenin kabul olması için gerekli şartlar nelerdir? Tövbemizin kabul ...
Gözyaşı neler söyler?
1.966
Elif Danışmaz: “Malûm, hatasız kul olmaz. Her insan her dakika her saniye günahlarla iç içedir. Rabbimiz günahlarımızı tövbe ettiğimizde dilerse affeder. Başımıza istenmedik durumlar, musîbetler gelir...
Ehl-i Kitap necat mıdır?
758
Muharrem OKUR: “Peygamber Efendimiz (asm) son peygamber olduğuna nazaran; ondan sonraki safiyane inanan ehl-i kitaptan ehl-i necat var mıdır?” “Ehl-i Kitap” tabiri, her ne kadar sözlükte “Kitaba tâb...
Ahirete inanan ehl-i kitab ve inanıp amel etmeyen ehl-i iman...
1.565
Zülfikar Balpetek: “Ahirete inanan ehl-i kitabın ve inanıp amel etmeyen ehl-i imanın durumu ne olacak? BÜTÜN İNSANLIK TÖVBEYE DAVETLİDİRAllah’ın affından başka sığınacak kapımız var mı? Dileyelim...
İnsan günahının affedildiğini bilir mi?
1.705
Mustafa Bey: “Tövbe eden insan affedildiğini bilir mi?” Sınırsız Af Vardır; Fakat…Cenâb-ı Allah genel affını Kur’ân’da ilân etmiştir. Buyurmuştur ki: “Ey kendilerine haksızlık edip ölçüyü aşan ku...
Yüz şehid sevabı nasıl kazanılır?
106
Aydın’dan Turgay Namdar: “Fesad-ı Ümmet zamanda benim bir sünnetime ittiba eden yüz şehidin ecrini kazanabilir. Hadisinde geçen bisünneti kelimesinin anlamı nedir. Buradan -benim sünnetimi-, -benim he...
Zât-ı Risâletin (asm) şemaili
40
Düzce’den Abdullah Topçu: “Peygamber Efendimiz’in (asm) şemaili saçı, sakalı, yürüyüşü… vesair nasıldı? Sakalı uzun muydu?”  ŞEMAİLİN MÂNÂSIZat-ı Risaletin, yani Peygamber Efendimiz’in (...