Orucumuz ve din kardeşliğimiz

Salih Bey: “Ramazan orucunun toplum fertleri arasında kaybolmakla yüz yüze gelen barışa ve kardeşliğe katkısı nedir?”

Ramazan-ı Şerif orucunun hikmetlerinden birinin de toplum fertleri arasında yardımlaşmayı gerçekten sağlaması ve topluma barış ve huzur getirmesi olduğunu beyan eden Bedîüzzaman Saîd Nursî Hazretleri, çünkü tokun ancak aç kalmakla açın halinden anladığını kaydediyor.

Bedîüzzaman Ramazan Risâlesinin Üçüncü Nükte’sinde insanların kazanç ve geçim araçları açısından birbirinden farklı yaratıldığını vurgulayarak, bu çeşitlilik sonucunda kimi insanın fakir, kiminin de zengin kılındığını, her bir durumda ise her sınıf insanın imtihanda bulunduğunu nazara verir. Öyle ki, zengin elindeki Allah vergisi malı doğru ve faydalı yerlere harcayıp harcamadığından ve bu mal ile etrafındaki ihtiyaç sahiplerine yardımcı olup olmadığından sorumludur. Şüphesiz fakir de her şeye rağmen Allah’a isyan etmemekten, hâline râzı olmaktan, sabırlı olmaktan ve her türlü dünya sıkıntısından Allah’a sığınarak, sıkıntısını aşmak için mümkün mertebe çaba sarf etmekten sorumludur.

Şüphesiz fakirin böyle çaba sarf etme hakkı ve görevi saklıdır. Fakat bazen olur ki, fakirin dermanı tükenmiş, elindeki avucundaki bitmiştir. Belki de kendi mahallemizdeki, çoğu zaman tanıdığımız, selâmlaştığımız birisi türlü sebeplerle düşmüş ve yardıma muhtaç hale gelmiştir. İnsanın her hali bir olmaz! Yarın belki bugün zengin geçinen kişi de aynı duruma düşebilir. Hiç kimse yarınını garanti edebilir mi? Kader herkese örgüsünü örmüş, yazgısını yazmıştır. Peygamber Efendimiz’in (asm) ifâdesiyle, “Kalemler kurumuştur.”

Fakat halkın yardımseverlik duygularını sû-i istimal eden kötü niyetli kimseler yok mu, dediğinizi duyar gibiyim. Oysa biz kötü örneklerle uğraşmıyoruz. Biz, gerçekten aç olup, gerçek sebeplerle fakr u zarûrete düşmüş, yardım almaya muhtaç bulunan ve hattâ varlığı bile bilinmeyen, kendisini insanlardan gizleyen, Kur’ân’ın, “Onların hallerini bilmeyen kimse, istemekten çekindikleri için, onları zengin sanır. Ey Habibim! Sen onları yüzlerinden tanırsın! Yoksa onlar insanlardan ısrarla bir şey istemezler” 1 buyurarak övdüğü, fakir oldukları halde insanlar içinde zengin gibi dolaşan ve hallerini bildirmeyen insanların hallerinden anlamayı burada söz konusu etmek istiyoruz.

İşte böyle aç, muhtaç, fakat insanlardan bir şey istemeyen, gözü ve gönlü tok fakirleri ve yoksulları bulmalı ve onlara el uzatmalı. Allah’ın emri bu. Cenâb-ı Allah bir çok âyetinde zenginleri böyle fakirlerin yardımına dâvet ediyor. Fakat insan kendisi tok olunca çoğu zaman herkesi tok zannediyor, açın halinden anlamıyor, yokluğu bilmiyor, yoksulluğu bilmiyor. Açlığın ne çekilmez, ne dayanılmaz, ne tahammül edilmez şey olduğunu bilmiyor.

İşte zenginler, fukarânın acınacak acı hallerini ve açlıklarını ancak oruç münâsebetiyle aç kalınca tam hissedebiliyorlar. Şöyle on-on iki saatten beri aç olmalı ki insan, gözü kararmalı ki açlıktan, başı dönmeli ki, açlığın ne zor şey olduğunu kavrasın, yaşayarak görsün de, kanatlarını yere indirsin. Yoksa, eğer oruç olmazsa, nefsine ve zevkine düşkün çok zenginler, açlığın ve fakirliğin ne kadar elem ve ıztırap verici şey olduğunu bilmedikleri gibi, aç ve yoksul olanların ne kadar şefkate muhtaç olduklarını da anlamıyor.

Oysa, insanın hemcinsine karşı duyduğu şefkat, gösterdiği ilgi ve yaptığı yardımlar hakîkî şükrün esasıdır. Elinde varken başkasına yardımcı olmamış bir insan, kendinden aşağılara el uzatmamış, elinden tutmamış, omuz vurmamış sıkıntılarına, açın ve yoksulun haliyle hallenmemiş, hallerini bilmemiş; diliyle şükretmesinin bir kıymeti yok! Allah’ın verdiklerine karşı hakîkî şükür, başkasına vermektir. Esasen başkasına vermek, Allah’ın bize daha çok vermesi için bir duâ niteliği de taşıyor. Nitekim Peygamber Efendimiz (asm) bildiriyor ki, Cenâb-ı Hak şöyle buyurmuştur: “Sen başkasına ver ki, Ben de sana vereyim!” 2
Hangi fert olursa olsun, toplumda kendisinden daha fakîrini bulabilir. Ona karşı şefkat etmekle mükelleftir. Eğer Ramazan-ı Şerif orucu vesilesiyle nefsine açlık çektirmek mecbûriyeti olmazsa, şefkat kanalları işlemiyor, zayıf kalıyor. Bu durumda mükellef olduğu yardımı ve ihsanı yapmıyor. Yapsa da, gerçek açlığı görmediğinden, tam yapmıyor, içinden yapmıyor, yaptığında minnetle yapıyor, belki de yaptığını burnundan getiriyor.

Oysa açlığı tanıdığı zaman, fakir fukaranın halini anlıyor, elinden geldiğince yardım etmenin mühim bir insanlık görevi olduğunu hissediyor, buna kendini mecbur biliyor, yaptığını içinden, özünden, hâlisâne ve sırf Allah için yapıyor. İşte insan bu ihlâsı Ramazan-ı Şerifteki oruçla kazanıyor. 3

Dipnotlar:
1- Bakara Sûresi: 273.
2- Câmiü’s-Sağîr, 3/1275.
3- Mektûbât, s. 389.

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Günahların bağışlandığı ay geliyor
706
 Abdullah Bey: “Peygamber Efendimiz (asm), “Kim Ramazan ayını Allah’tan sevap umarak tutarsa geçmiş günahları af olur” buyuruyor. Bu müjdeyi nasıl anlamalıyız?” Bir rahmet ve mağfiret ayının daha ...
Günahları eriten ay geliyor
1.022
Peygamber Efendimiz (asm) buyuruyor ki: “Kim Ramazan ayının orucunu inanarak, Allah’tan sevap umarak ve bağışlanma dileyerek tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.”1 Bu umumî bir af kânunudur. Kim...
Oruç barıştır
487
Abdullah Bey: “Ramazan orucunun toplum barışına katkısı üzerinde durur musunuz?” İslâm’ın emri, bir yudum suyu, bir kaşık çorbayı, bir lokma yemeği, bir dilim ekmeği insanlarla birlikte paylaşmaktı...
Riyazet Orucu
12.858
Said Okur: “Riyazet orucu nedir? Az yemek sünnettir; bu tamam. Bundan başka bazı şeylerin yenmemesi, bazı şeylerin belli ölçülerde yenmesi gibi dinde bir riyazet orucu var mıdır?” Din-i Mübinde riya...
Oruç borçları
1.217
A. K. Rumuzlu okuyucumuz: “Çok oruç borçlarım var. Tutmaya gücüm yetmiyor. Peş peşe 3-4 gün ancak tutabiliyorum, daha sonra devam ettiremiyorum. Ramazan’da bile zorlanıyorum; titriyorum. Oruç borcumu ...
Fidye
892
FİDYENİN HİKMETİ Mübarek Ramazan ayında herkes orucun hadsiz hudutsuz sevabına gark olurken, sağlıkla ilgili problemlerimiz dolayısıyla biz, bu ayın yüksek sevabını orucumuzla talep etmeye güç yetire...
Ramazan orucu borcu
888
Deniz hanım: “Bir aylık ramazan orucu borcum var. Art arda ve aynı sayıda mı tutmalıyım?” Ramazan ayı orucunu kaza ederken art arda tutmamız şart değildir. Fakat mümkün mertebe geciktirmemek gereki...
Ramazan orucunun kazası nasıl yapılır?
17.973
Abdurrahim Bey: “Orucun kazası hangi hallerde, nasıl ve ne zaman yapılır?” İçinde bulunduğumuz dönüşsüz yolculukta günahlarımız, ihmallerimiz, unutkanlıklarımız, mazeretlerimiz ve hastalıklarımız d...
Oruç kazası
709
“Geçtiğimiz Ramazan’da rahatsızlığım sebebiyle on beş günden fazla oruç tutamadım. Bu durumda on beş günden fazla tutmadığım için tam otuz günü kaza etmem gerektiğini söyleyenler var; tereddütte kaldı...
Riyaya düşmemek için, kaza orucu bozmak!
782
Özgür Tümer: “Tedbirli hareket edilmesi gereken bir ortamda veya ibadeti diğer insanlardan gizleyerek riyaya düşmemek için, kaza orucu bozulabilir mi? Bozulduğu takdirde ne yapılması gerekir?” Kaza...
Ramazan orucu ve şükür
988
Ramazan orucu ile şükür arasında nasıl bir ilişki vardır? İnsan, nimetin kıymetini yokluğunda daha iyi kavrar. Mübârek Ramazanın orucu ile Allah’ın nimetlerinden kısmen, yani belirli bir süre el ...
Oruç Üzerine
910
İstanbul’dan Mustafa Deniz: “1- Geceden oruç tutma düşüncesi olan hatta sahuru öne alan ve yatarken dille niyet etmeyip sabah kaba kuşluk vaktine kadar niyetini geciktiren birinin oruç vakti ne zaman ...
Nefis terbiyesinde orucun yeri
2.286
Oruç nefsimizi terbiye eder mi? Nasıl? İnsan nefsi bir kemâlât ve ahlâk düşmanıdır. İnsan nefsi bir enâniyet, benlik ve kendi benine düşkünlük uzmanıdır. İlk insandan günümüze kadar insanlığın yü...
İbadet telâfileri: Kefaretler
1.791
Necati Bey: “Oruç ve yeminden doğan kefaret borçlarını tek bir yoksula vermek mi doğrudur, yoksa birden fazla yoksulu gözetmek mi? Kefareti başka türlü ödeme imkânı var mıdır?” Ramazan orucunu b...
Havf ve reca ortasında
530
Mustafa Deniz: “1- Kadir gecesinde geçmişten namaz kazaları olan veya hiç namaz kılmamış müminler de affedilir mi? 2-Kadir gecesinde İlâhî affa nail olan kimse Ramazan bitiminde birtakım günahlar işl...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir