Oruç fidyesi üzerine

Abdulmuhsin Bey: “Ramazan orucunu tutmakta zorlanan, sonra da tutamayacak kadar yaşlı olan birisi tutamadığı günleri nasıl telafi eder?”

İslâmiyet kolaylık ve rahmet dinidir. İslâm dinini gönderen Allah ü Zülcelâl Hazretleri kolaylıktan başka bir şey emretmemiş, İslâm dinini bizzat yaşayarak bize tebliğ eden Allah Resûlü (asm) kolaylıktan başka bir şey yaşamamış ve tebliğ etmemiştir.

Mübarek Ramazan ayında herkes orucun hadsiz hudutsuz sevabına gark olurken, sağlıkla ilgili problemlerimiz dolayısıyla biz, bu ayın yüksek sevabını orucumuzla talep etmeye güç yetiremeyebiliriz. Hiç gam ve keder yok. Orucumuzla bu ayın sevabına erişemez isek, niyetimizle ve fidyelerimizle erişmemiz İnşâallah mümkündür.

Şüphesiz, bu aydaki orucu hastalığı veya şiddetli zafiyeti dolayısıyla tutmaya güç yetiremeyenler için de bu rahmet kapısı kapanmış değildir. Rahmetin onları dışarıda bırakması düşünülebilir mi? Bu din eksiksiz herkesi kâmilen kucaklamıştır. Oruç tutmaya güç ve takati olmayan, fakat acziyeti ve zafiyeti ile yalnız Allah’ın dergâhına sığınan, yalnız Allah’tan isteyen, yalnız Allah’tan uman, yalnız Allah’tan bekleyen hastaların ve yaşlıların rahmetin dışında kalmasına Rahman-ı Rahîm hiç razı olur mu?

İşte, Ramazan ayında oruç tutmaya güç yetiremeyen ve her geçen gün bünyesi zafiyete uğrayan güçsüz, zayıf, yaşlı ve hastaların bu ibadetin sevabından mahrum kalmamaları ve oruç farizasını yerine getirmiş sayılmaları için dinimizde kolaylıklar getirilmiştir.

İyileşinceye kadar oruçtan muafiyet şeklinde tezahür eden kolaylıktan sonra, hastanın iyileşmemesi ve hastalığının artması, ilerlemesi ve sıhhate kavuşmaması gibi devam eden sağlık problemleri karşısında dinimiz tekrar şefkat kucağını açmış ve onları yeni bir çözümle tekrar kucaklamıştır.

Hiç şüphesiz bu şefkat doğrudan Rabbimizden gelerek, fakirlere dönük bir hibe mahiyetinde tecellî etmiştir. Kur’ân’da Cenâb-ı Hakkın, “Oruca dayanamayanlar bir düşkünü doyuracak kadar fidye verirler” 1 emri bu kolaylığı ilân eder.

Demek, güçsüzlükleri, acizlikleri, hastalıkları, ihtiyarlıkları ve sair olumsuz halleri dolayısıyla oruç tutamayanlar, oruç tutamadıkları gün sayısınca, her güne bir fidye vermek sûretiyle bu ibadeti yapmış sayılacaklardır.

Fidye miktarı, her bir oruç günü için bir fakiri bir günlük (iki öğün) doyuracak kadar para veya belirli miktarlardaki gıda maddelerinden oluşur. Bir fidye miktarı, bir fitre miktarına eşittir: Buğdaydan yarım sa’; arpa, hurma ve kuru üzümden bir sa’dır. Sa’ bir hacim ölçüsü birimidir ve bir sa’ yaklaşık 2.75 litredir; bu da yaklaşık 3 kilograma denk düşmektedir. Bu rakamları günümüze aktaracak olursak, bir fitre ortalama yedi liraya denk düşmektedir. Bir fidye de asgarî yedi lira üzerinden verilebilir. Bu miktar, kişinin imkânı ölçüsünde arttırılabilir.

Fidyenin Ramazanın içinde verilmesi Ramazan ayının hürmet ve bereketine daha uygun düşmektedir. Ancak daha sonra hastalar iyileştikleri zaman, verdikleri fidyeye bakmadan tutamadıkları oruçları tutmakla mükellef bulunmaktadırlar. Bu durumda daha önce verdikleri fidye, sadaka yerine geçer ve makbuldür.

Sağlıklarında fidyelerini kendileri ödeyemeyenler, öldükten sonra fidyelerinin ödenmesini vasiyet edebilirler. Böyle bir vasiyetin bulunması halinde, geride bıraktığı malın üçte biri fidyeyi ödemeye yeterli ise mirasçılarının bu bedeli ödemeleri vacip olur.

Vasiyeti yoksa veya malının üçte biri fidyenin ödenmesine yeterli değilse, mirasçılarının sırf hayır ve fazilet olarak bu fidyeyi kendi mallarından kendi rızaları ile ödemelerinin makbule geçen bir davranış olacağı muhakkaktır.

Fidye ödeyebilecek kadar mali güce ve imkâna sahip bulunmayanlardan bu yükümlülük ölümle birlikte düşer. Ancak ölene kadar bu fidyeyi ödeme gayreti içinde olmaları gerekir.

Güç yetiremediğimiz ibadetler için bize çözüm içinde çözüm sunan Hâlık-ı Rabb-i Rahîm’e sonsuz şükürler olsun.

Dipnot:

1- Bakara, 2/184.

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Oruç Üzerine
890
İstanbul’dan Mustafa Deniz: “1- Geceden oruç tutma düşüncesi olan hatta sahuru öne alan ve yatarken dille niyet etmeyip sabah kaba kuşluk vaktine kadar niyetini geciktiren birinin oruç vakti ne zaman ...
Eski ümmetlerde ibadet
1.713
İstanbul’dan okuyucumuz: “Eski ümmetlerde ibâdet nasıldı? Oruç, namaz ve zekât var mıydı?”   İbâdetler emir oldukları şekil ve şartlarla, sırf emir olunduğu için yapılırlar. İnsanın yaratıl...
Oruçlu iken dişlerimizi fırçalarsak oruç bozulur mu?
3.641
Habibe Sarı: "Oruçlu iken dişlerimizi fırçalarsak oruç bozulur mu?" Diş fırçalamakla, su, macun veya başka bir madde yutmamak şartıyla, oruç bozulmaz.
Oruç günahlara ve Cehenneme perdedir
1.264
Kişiyi cehennemden kurtarıp cennete ulaştıracak ameller nelerdir? Kişiyi Cehennemden kurtarıp Cennete ulaştıracak amellerin neler olduğunu Allah Resûlünden (asm) dinleyelim: Muaz İbnu Ceb...
Ramazan´da günah işlemek
9.986
Mustafa Deniz: “Ramazan kutsal bir aydır. Lâkin oruç tutmayan şahıslar nasıl olsa oruçlu değiliz diye Ramazanda büyük günah işleseler, işledikleri günah mı Ramazana saygısızlıktır, yoksa oruç tutmamal...
Bediüzzaman’a göre Ramazan ve Kur’ân
1.271
Abdullah Bey: “Bediüzzaman’a göre Ramazan ile Kur’ân arasında bağlantı var mıdır?” RAMAZAN VE KUR’ÂN Bedîüzzaman Ramazan Risalesinin Altıncı Nüktesinde, Ramazan-ı Şerifin manası ve mahiyeti ile Ku...
Son gün orucumu açtığım için oruç borcum var mıdır?
741
Bursa’dan İsmail Ateş: “Ramazanın son gününde Arabistan ve bazı İslâm memleketlerinde bayram yaptılar. Ülkemizde de bayram olduğu haberi yayıldı. Bazıları oruçlarını açtılar. Ben de açtım. Daha sonrad...
Ramazan ayında lokanta çalıştırmak
1.657
Mersin’den Hüseyin Bey: “Mersin’de lokantacı bir arkadaşım var. Ramazan ayında lokanta çalıştırmamın bir sakıncası var mıdır? Ramazan ayında oruç tutmayanlardan kazanan lokantanın kazancı helâl midir?...
Ramazan gecelerinin sünneti: Teravih namazı
129
Bursa’dan Mehmet Yavuz: “Teravih namazını jet hızıyla kıldıran imamlar var. Cemaat yetişemiyor. Bu namaz hakkında bilgi verir misiniz? Hızlı kıldırma ölçüsü nedir?”   Peygamberimizin Teravih ...
Ramazan´da mukabele sünneti
9.087
“Ramazan’da mukabele okumanın hükmü nedir? Mukabeleye katılarak okunan Kur’ân’ı gözle takip etmekle hatim yapılmış olur mu?” Ramazan ayında Kur’ân-ı Kerîm’i mukâbele tarzında tilâvet etmek ve ...
Vakti girmiş ibâdeti ihmal etmeyelim!
419
“Hangi ibâdetlerin kazâsı yapılır? Zekâtın kazâsı olur mu? Mallarımızın bir vesile ile elimizden çıkması, zenginlik anında veremediğimiz zekâtlarımız yerine zekât sayılır mı? Yoksa kendi isteğimizle v...
Elveda şehr-i Ramazan
633
Elveda ey Rahmet Güneşi Şehr-i Ramazan. Mü'minler için hüsn-ü şehadette bulunmak üzere Rabbin huzuruna gidiyorsun. Kırık dökük dünyamıza misafir oldun otuz gündür. Yaşanan her ânın kalbimizden birer p...
Özel durumlarda kadının kefaret orucu
1.189
İzmir’den okuyucumuz: “Her ayda belirli sürelerde âdet gören kadınlar kefaret orucunu nasıl tutarlar?” Kadınlar, âdetli oldukları günlerde oruçtan muaf olduklarından bu günlerde oruç tutmazlar. K...
Şehr-i Ramazan-ı uğurlarken
1.058
Eşsiz bir ibadet ayına elveda diyoruz bugün. İçimizde bir yandan rahmet ayından ayrılmanın burukluğu, diğer yandan yarının bayram oluşunun huzur ve saadeti. Rahmet’ten bayrama bir “arefe” merdive...
Üç aylarda neler yapalım?
577
Bugün şuhur-u selase’ye, yani üç aylara girdik elhamdülillah. Ümmet için binler tebrikler. Üç aylarda neler yapalım? Öncelikle ibadet performansımızı hiç düşürmeyelim. Varsa eksiklerimiz, onları tam...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir