Önemli bir af ve uhuvvet formülü

İsmi mahfuz okuyucumuz: “Kendimizi eleştireceğimiz yerde, bir birimizi daha çok eleştiriyoruz. Af ikinci plâna atılıveriyor. Bu da gerçek muhabbetin tesisini önlüyor. Bu durumdan kurtulmanın yolları var mıdır? Müminlerin hata ve kusurları, hattâ kötülükleri karşısında uhuvvetimizi bozmadan nasıl bir davranış sergilemeliyiz?”

 

KENDİMİZİ SEVER GİBİ BAŞKALARINI SEVMELİYİZ

Hindistan’ın bayraktar isimlerinden Mahatma Gandhi’nin bir duâsı vardır: “Allah’ım! Kendimi sever gibi başkalarını sevmeyi; başkalarını yargılar gibi kendimi yargılamayı öğret bana!”

Nitekim Bedîüzzaman da diyor ki: “Nefsini itham eden, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiğfar eder… İnsan, garaz damarıyla, sinek kanadı kadar bir seyyie ile dağ gibi hasenatı örter, unutur, mü’min kardeşine adavet eder.”1

Bediüzzaman adavete de şöyle yön çizer: “Adavet etmek istersen, kalbindeki adavete adavet et, onun ref’ine çalış. Hem en ziyade sana zarar veren nefs-i emmârene ve hevâ-i nefsine adavet et, ıslahına çalış. O muzır nefsin hatırı için mü’minlere adavet etme. Eğer düşmanlık etmek istersen, kâfirler, zındıklar çoktur; onlara adavet et. Evet, nasıl ki muhabbet sıfatı muhabbete lâyıktır. Öyle de, adavet hasleti, her şeyden evvel kendisi adavete lâyıktır.”2

ELEŞTİRİ SİLÂHI UHUVVETİ ÖLDÜRÜYOR

Kardeşler arasında kurmakla, korumakla ve yaşatmakla yükümlü olduğumuz uhuvvet, “eleştiri silâhının” o mahrem alana girmesini istemez.

Farkındayız, ya da değiliz; ama bir imtihan konumuzdur bu bizim!
Şüphesiz nefsin kendisini yargılayıp, başkasını serbest bırakması kolay bir reçete değildir.
Zordur ve pahalıdır!
Bahası Allah’ın rızasıdır, rahmetidir, tevfikidir, yardımıdır… Sevaptır ve cennettir!
Zordur; çünkü Cennetin fiyatıdır!

İçimizdeki-–şeytan artığı—adavet tohumlarını daha çimlenmeden kurutmamız bundan önemlidir. Ölünceye kadar savaşımız budur bizim.

Çünkü adavet en başta kendimize cinayettir.

“Mü’minler ancak kardeştirler; kardeşlerinizin arasını ıslah ediniz.”3, “Kötülüğe iyiliğin en güzeliyle karşılık ver. Bir de bakarsın ki, aranızda düşmanlık bulunan kimse candan bir dost oluvermiştir.”4, ve “Onlar bollukta ve darlıkta bağışta bulunurlar, öfkelerini yutarlar ve insanların kusurlarını affederler. Allah iyilik yapanları sever.”5 âyetlerini uhuvvet ana başlığı altında tefsir eden Said Nursî Hazretleri, mü’minin mü’mine üç günden fazla küsmesini haram kılan hadis-i şerife de atıfta bulunarak, mü’mine hatalarından, kusurlarından ve zaaflarından dolayı kesinlikle adavet duyulmaması gerektiğini, bilakis acınması ve affedilmesi gerektiğini kaydeder.

FENALIKTA DÖRT HİSSE FORMÜLÜ

Bediüzzaman’a göre, fenalığı karşısında mü’mine küsmek ve bundan sırf onu yargılamak zulümdür. Çünkü başka pay sahipleri de vardır.

Eğer küsülecekse bu, bütün pay sahiplerine eşit dağıtılmalıdır!

Nitekim fenalığın dörtte biri kadere aittir. Bu hisseyi bir ayırmalıyız. Kaderin hissesinden dolayı mü’mine adavet etmemeliyiz! Kaderin hissesini çıkarıp kader ve kaza hissesine karşı rıza ile mukabele etmeliyiz.

Sonra bu fenalıkta nefis ve şeytanın da bir payı vardır. Fenalık sahibi mü’min, nihayet nefis ve şeytanına yenik düşmüştür. Bu durumda ise, mü’mine adavet değil, bilakis acınmalı ve pişmanlık duyacağını beklemelidir.

Bu pay da çıkarılırsa, adavet yarıya inmiş olur.
Sonra o fenalıkta bir pay da kendi nefsimize aittir. Oysa biz bunu görmüyoruz.
Bunu da görmeliyiz.
Bu payı da çıkardığımızda, adavetin dörtte üçü erimiş, bitmiş olacaktır.
Geriye dörtte bir kalmıştır.

AF, SAFH VE ULUVVİCENAPLIK ÖLMESİN!

Fenalığın sadece son dörtte birlik payının hasma, yani yanlış davranış sahibi mü’mine verilmesi gerektiğini beyan eden Bediüzzaman, böyle dörtte birlik bir pay için de mü’mine adavet duyulmasını haksız ve yersiz bulur; muhakkak af ve safh ile ve uluvvücenaplıkla mukabele edilmesini tavsiye eder.6

Çünkü afvı, safhı, bağışlamayı ve öfkeleri yutmayı emreden esasen Cenab-ı Hak’tır. Nitekim Allah buyurur ki: “Eğer affeder, kusurlarına bakmaz ve bağışlarsanız, muhakkak ki, Allah da çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.”7

Dipnotlar:
1- Lem’alar, s. 91
2- Mektubat, s. 256
3- Hucûrât Sûresi: 10
4- Fussilet Sûresi: 34
5- Âl-i İmrân Sûresi: 134
6- Mektûbât, s. 253-256
7- Tegâbün Sûresi: 14

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Dinde kin ve haset
1.475
Metin Bey: “Dinde kin gütmenin yeri nedir?”   Kin gütmeyi ve hased etmeyi bütünüyle şer sayan 1 Bediüzzaman der ki: “Ehl-i kin ve adâvet, hem nefsine, hem mü’min kardeşine, hem rahmet-i İlâhi...
Kaderi nasıl algılamamız gerekiyor?
1.504
Kadriye Hanım: “Kaderi nasıl algılamamız gerekiyor? Bir insanın yazısı küfürden yazılmışsa, âhirette neden azap görecek? Mârifetnâme’de İbrahim Hakkı Hazretleri: ‘Kaza ve kader hak olduğuna ve mutlaka...
Ölmeden önce ölmek
1.893
Kıbrıs/Lefkoşa’dan Ethem Erbaş: “Ölmeden önce ölünüz” diye bir hadis işittim. Bu hadisi açıklar mısınız? Biz bu ameli nasıl gerçekleştirebiliriz?”   Ölmeden önce ölmek fizikî olarak mümkün ...
Gençlikte ibadet
819
İstanbul’dan genç okuyucumuz: “Bizi ısrarla kendisine çeken günahlardan vazgeçmenin yolları nelerdir? Bazen his ve duygularıma yenik düştüğümü ve istemediğim halde günah işlediğimi fark ediyorum. Bu d...
Hastalıklar, musibetler ve kader
2.518
Trabzon’dan Fatih Menderes: “Hastalıkları, musîbetleri, doğuştan getirilen sakatlıkları ve sonradan meydana gelen müzminleşmiş yaraları kader açısından nasıl değerlendirebiliriz?” Bizler yalnızca A...
Peygamberleri teknoloji lideri ilân eden kitap: Risale-i Nur...
2.069
Ordu Aybastı’dan Aşkın Doğan: “Kur’ân’ın bilimsel mu’cizelerine Bediüzzaman’ın bakış açısı nasıldır?” HAZRET-İ ÂDEME’ (as) İSİMLERİN ÖĞRETİLMESİ     Yirminci Söz ve Yirmi Beşinci Söz Kur’ân’...
Kader kaleminin cızırtısı
711
Konya’dan okuyucumuz: “Buhari’deki bir rivayete göre Peygamber Efendimiz (asm) miraçta kader ve kader kaleminin cızırtısını işitiyor. Kader ve kaza daha önce yazılmamış mıydı? Bu rivayeti değerlendiri...
Kaderi nasıl anlayalım?
631
Tarimu rumuzlu okuyucumuz: “Sizin bir hurma ağacını kesmeniz de, kesmeyip bırakmanız da Allah’ın izniyledir.” (Haşir Sûresi: 5) âyetine göre, insandaki cüz’î irade kavramı ortadan kalkmıyor mu? Çünkü ...
İnanç çizgisinde isâbet
378
Mu'tezile mezhebinin Üstad Bedîüzzaman'ca eleştirilen görüşleri nelerdir?   Her ne kadar günümüzde Mu'tezile mezhebinin mensubu kalmamışsa da, fikir ve görüşlerinin bilinmesi, doğrunun bulu...
İhlâs, amel ve ilim
551
Mehmet Bey: “İhlâsı ve uhuvveti sürekli kılmak için neler yapmalıyız? İhlâs ile uhuvvet arasındaki farkı açıklayabilir misiniz?”   İhlâs uhuvveti, uhuvvet de ihlâsı perçinler. Özdeki samim...
Af ve barış sadakadır!
512
Kocaeli/Kandıra’dan Tahsin Yılmaz: “Dinimizde üç günden fazla küs durmak haram kılınmış. Şuâlar’da ve Gençlik Rehberi’nde de öldürülme olayında bile barışmak teklif ediliyor. Bu nasıl bir barıştır? Na...
Bediüzzaman’dan önemli bir kardeşlik formülü
2.787
İsmi mahfuz okuyucumuz: “Kendimizi eleştireceğimiz yerde, birbirimizi daha çok eleştiriyoruz. Af ikinci plâna atılıveriyor. Bu durumdan kurtulmanın bir yolu var mıdır? Mü’minin hatası karşısında uhuvv...
İşittik ve itaat ettik
4.442
Ali Bey: “Bakara Sûresi 284 – ‘Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de Allah sizi, onunla sorguya çeker de dilediğini bağışlar, dilediğine azap e...
Alevîlerle Sünniler neden kardeş olmalılar?
2.717
Bursa’dan Bilal Ulutaş: “Alevîlik ne zaman başladı? Hz. Ali’nin sağlığında var mıydı? Cem evi bir mâbet midir? Bir kısım Alevîlerle komşuluk yaptık. Komşuluk münasebetleri çok iyi. Alevî kardeşlerimiz...
Nefsin cerbezeci ve münafıklık hali
1.560
Sabri Bey: “Mesnevî-i Nuriye’de geçen şu paragrafı açıklar mısınız: “Gafil nefis, ahireti dünyanın bitişiğinde ve dünyayla bağlı bir menzil zannediyor. Bu itibarla nefsin elinde iki silâh vardır. Dü...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir