Abdullah Bey: “Ölmüş birinin gözleri açık olup kapanmamasının bir hikmeti var mıdır?”

Ümmü Seleme (ra) anlatıyor: Ebû Seleme ölünce Resulullah Efendimiz (asm) yanına girdi. Ebû Seleme’nin gözleri açık bulunuyordu. Resulullah (asm) Ebû Seleme’nin gözlerini mübarek eliyle kapattıktan sonra şöyle buyurdu:

“Ruh kabzedildiği zaman, göz onu arkasından takip eder.”

Bunun üzerine ev halkı ağladı. Resûlullah (asm) buyurdu ki:

“Sakın hayırdan başka bir şey söylemeyiniz. Çünkü melekler söyleyeceğiniz sözlere âmin derler.”

Ardından Peygamber Efendimiz (asm) şöyle duâ buyurdu:

“Allah’ım! Ebû Seleme’ye mağfiret et. Onun derecesini hidayete erdirilenler içinde yükselt. Onun ailesinden bâkî olanlara halef ol, vekil ol. Onlara yardımcı ol. Ey âlemlerin Rabbi! Bizim ve onun günahını affet. Ona kabrinde genişlik ver. Orada kendisini nurlandır.”1

Ebû Hüreyre’nin (ra) bir rivayetinde de Peygamber Efendimiz (asm) soruyor:

“İnsan öldüğü zaman gözleri yukarıya doğru dikilmiş olarak görmez misiniz?” Sahabiler:

“Evet ya Resûlallah!” dediler. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (asm):

“İşte bu, insan gözünün, ruhu çıkarken arkasından takip ederek bakıp kaldığı zamandır” buyurdu.2

Ölen kimsenin gözleri kapanmayınca, bizim senaryo üreticiler derhal devreye girerler, bir sürü şeyler uydururlar. Dünyada gözü kaldı, yapacak işleri kaldı, dünyasına doymadan gitti, vs. bunlardan sadece bir kaçı. Bunlar gözün açık gitmesinin hikmetini açıklamıyor. Nitekim her insan genelde dünyaya doymadan gidiyor ve genelde her ölenin yapacak çok işi kalıyor.

Gerçek olan, yukarıdaki hadislerin de işaret ettikleri gibi, ruhun çıkışına gözün duyduğu hayranlıktır. Demek can çıkıyorken, kimi insanda göz ruhun arkasından bakıyor; fakat bu sırada can çıktığı için göz kendisinde kapanacak mecal bulamıyor ve açık kalıyor.

Bu durumda ölünün yakınları onun gözünü henüz soğumadan kapatırlar ve gereken diğer cenaze işlemlerini yaparlar.

Dipnotlar:

1- Müslim, 3/96
2- Müslim, 3/97


KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Namazı cemaatle kılmak kâinatın ritmine uymaktır
16
Trabzon’dan Cemil Er: “Namazı camide cemaatle kılmanın önemi üzerinde durur musunuz?” (daha&helliip;)
Risâle-i Nûr´un ehemmiyeti
11
Adıyaman’dan Fuat Korkmaz: “Risâle-i Nûr’un ehemmiyetinden bahseder misiniz?” (daha&helliip;)
Emanet-i Kübrâ nedir?
8
Bilecik’ten okuyucumuz: “Ahzab Sûresinin 72. âyetini açıklar mısınız? Göklerin, yerin, dağların hususiyetleri ve insana kıyaslayınca farkları nelerdir? Emânet-i kübrâ nedir?” (daha&helliip;)...
Tercihlerimiz ve kaderin hükmü
58
Ermenek’ten Salih Bey: “Tereccüh bilâ müreccih ne demektir? Kader ile vech-i tevfiki nasıldır?” (daha&helliip;)
İstihare ve rüya
16
California’dan Recayi Bey: “Gazetenizin sürekli okuyucusuyum. Size istihare ile alâkalı bir sorum olacaktı. Evlilik ile alâkalı birisi ile görüşüyordum. Ben bu görüşmeler esnasında birçok defa bu kişi...
Sol eli kullanma
10
İzmir/Çamdibi'nden okuyucularımız: "Sol eli nerelerde ve nasıl kullanmalıyız? Zarûret halinde sol el ile yemek yenir mi, su içilir mi?" (daha&helliip;)
Risâle-i Nur nasıl bir tefsirdir?
41
  Ayşenur Aydoğdu: “Okulda Risâle-i Nur dersleri yapmaya çalışıyoruz. İlahiyat mezunu bir arkadaş var. Risâle-i Nurların tefsir değil, tasavvuf kitabı olduğunu; kalbi, ruhu v.s tatmin ettiğini, bu açı...
Meyhaneden sarhoş taşımak
12
İzmir’den Bahaddin Bey: “Taksici esnafıyım. Çalıştığım yerde bir meyhane var. Bazen insanlar oraya gelmek için, bazen oradan gitmek için, bazen de içki taşımak için beni çağırıyorlar. Bazen içki taşım...
Kıyamet haberleri
19
İsveç’ten okuyucumuz: “Kıyamet nasıl kopacak? Merak ediyorum; koptuğu zaman ve hemen sonrasında neler olacaktır?” (daha&helliip;)
Kaza Orucunun bilerek bozulması Hakkında
63
İstanbul’dan bayan okuyucumuz: “Kaza orucunu kasten bozan birisi kefaretle yükümlü olur mu?” (daha&helliip;)