Nefsin cerbezeci ve münafıklık hali

Sabri Bey: “Mesnevî-i Nuriye’de geçen şu paragrafı açıklar mısınız: “Gafil nefis, ahireti dünyanın bitişiğinde ve dünyayla bağlı bir menzil zannediyor. Bu itibarla nefsin elinde iki silâh vardır. Dünyanın zeval ve fenasının eleminden kurtulmak için ahireti düşünmekle ümitvar olur. -ahiret için lâzım olan a’mal külfetine gelince, gaflet veya tegafül ile ondan da kendisini kurtarır…..”1 Mevzuyu açıp izah eder misiniz?”

HAKİKATLE YÜZLEŞMEK İSTEMİYOR

Bediüzzaman Hazretleri burada nefsin yalancı, cerbezeci, hakikati alt üst edici, doğruyu kafasına göre yorumlayıcı –tabir yerindeyse- münafıklık ve flu halini nazara veriyor. Nitekim nefsin bu özelliğine daha ilk cümlede ‘gafil’ sıfatıyla dikkat çekiyor. Yani gafil nefis hakikatle yüzleşmek istememektedir.

Hakikatler, Kur’ân’ın verdiği haberler ve görevlerdir. Ve hiç şüphesiz Kur’ân’ın verdiği haberler gafil nefse göre acı, görevler gafil nefse göre zordur.

Bu zor görevlerden ve acı haberlerden sadece bir kısmı:

Dünyada amal-i saliha adıyla çerçevelenmiş görevler, dünya imtihanı, musîbetler, ölüm, kabir suali ve kabir azabıdır. Ruhun eğer salahati yoksa –gaflette elbette salâhatten söz edilemez; bu sebeple- ölümle gafil nefis bu gidişatta oldukça dipsiz kuyuya atılacak ve ölüm onun için haps-i ebediden farksız olacaktır.

Bunlar gafil nefis için acı gerçeklerdir.

GAFİL NEFSİN DÜNYA SEVGİSİ

Gafil nefis söz konusu bu acı gerçeklerle yüzleşmek ve kendisine çeki düzen vermek istemediğinden, kendi kafasınca yorumlar yaparak gerçekleri kendi kafasınca eğip bükmekte, tersyüz etmektedir. Böylece aslında gerçeklerden kaçmaya teşebbüs etmektedir.

Meselâ burada ifade edildiği gibi, ölüm gerçeğini görmek istemiyor, onu atlamak ve güya kaderi atlatmak istiyor.

Ahirete inanıyor; inançsız değil. Salih amel gibi, ilim gibi iyi şeylerin fayda getireceğine inanıyor. Fakat ahrete ölümsüz geçiş gibi kendi kafasınca çizdiği bir güzergâh var. Yani gafil nefis imtihan gibi, ölüm gibi, azap gibi lezzetleri acılaştıran şeyler istemiyor. Salih amel tanımını kendi kafasına göre yapıyor ve salih ameli bu tanımla kabul ediyor.

Bu yüzden gafil nefis, ahirete ölümsüz ve badiresiz geçeceğini umuyor. Aslında bu hali, dünya sevgisinden başı sarhoş olmuşluğun göstergesidir. Dünyanın zevalini düşününce ahiret inancı ona teselli veriyor. Ahirette hayatın devamlı ve baki oluşuna bel bağlıyor. Öyleyse buna göre amel etmek gerekir dendiğinde, ahiret amelini bir külfet görüyor ve başını gaflet kumuna sokarak bundan kendisini kurtarıyor veya kurtardığını zannediyor.

İsteyerek yaptığı –ve aslında çoğunda riya bulunan- bir takım ameller için de yine kendi fehvasınca uhrevî hedefler çizebiliyor. Böyle tatmin oluyor.

Meselâ bir hayır eseri görünümünde, ortaya bir gurur heykeli dikiyor. Bu eser için harcamalar yapıyor. Dünyada bunun semeresi nedir dendiğinde, ahireti gösteriyor. Ahrette faydası vardır diyor.

Oysa gafil nefis, ihlâs cihetini ihmal ettiğinden, bir hayır eseri görünümüyle ortaya çıkan söz konusu bina ile ilgili olarak riyadan, gururdan, tekebbürden ve övünmekten kendini kurtaramıyor. Bu rezil duygularla yaptığı işi aslında dünyada harcıyor, bitiriyor ve ahirete hiçbir şey bırakmıyor. Fakat gafil nefis bundan habersiz, ahirette bunun semeresini alacağını hesap ediyor.

GAFİL NEFSİN ALDANIŞI

Bilgi edinme ve ilim sahibi olma noktasından da gafil nefis aynı vartaya yuvarlanmaktan kendini kurtaramıyor. Edindiği ilmi, bilgiyi, hikmeti –çoğu zaman da faydasız bilgiyi- gurur, riya, kibir ve övünç kaynağı kabul ediyor ve bu kabul edişle aslında ahrete hiçbir şey bırakmıyor. Fakat o bu bilgilerin dünyada faydası olmasa bile, ahirette faydası vardır diye teselli buluyor ve böylece faydalı faydasız birçok bilgiyi merakla öğrenmeye, birçok ilmi edinmeye devam ediyor.

Bediüzzaman Hazretleri bu paragrafta son sözünü hülâsa kaydıyla söylemiştir: ‘Nefis devekuşu gibidir; şeytan sofestai, heva da bektaşidir.’ Yani nefis kendini gizlemekte ve doğru işten kaçmakta pek mahirdir. Şeytan tam bir cerbezecidir, nefsi de aldatıyor. Heva ise bir Bektaşi gibi gafil nefsin bu ayıplarına kılıf uydurmakla meşguldür.

Dipnot:

1. Mesnevî-i Nuriye, s. 154 (Yeni Tanzim s. 291).

 

 

 

 

 

 

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Namazda huşu
472
Melike Hanım: “Namazlarımızı huşu içinde kılabilmemiz için ne yapmamız gerekiyor? İsteksiz kıldığım namazların durumu ve hükmü nedir?”   Namazda tek bir noktayı düşünmeliyiz: Namaz bizim f...
Nefsin halleri
742
Kıbrıs'tan Eyüp Aktaş: "Nefis nedir? Nefsin ne gibi halleri vardır? Hangi kademede zararlıdır veya faydalıdır?"   Nefis; hayra da, şerre de kâbiliyetli olduğu nazara alındığında, insanın ma...
Namaz hakikatine ulaşmak için
529
Melike Hanım: “Namazlarımızı huşû içinde kılabilmemiz için ne yapmamız gerekiyor? İsteksiz kıldığım namazların durumu ve hükmü nedir?”   Namazda tek bir noktayı düşünmeliyiz: Namaz bizim fıtr...
Nefisle Mücadele
804
Dastan Bey: Son dört beş aydır nefsim ve kalbimle sürekli çelişkiler yaşıyorum. Kalbim katılaştı. Günahlara düşmeyeyim diye sürekli kendimle mücadele ediyorum. Bazen başarılı, bazen de başarısız oluyo...
Cehennem de olsa beka isterim!
755
Ahmet Bey: ‘Cehennem de olsa beka isterim’ diyen nefis midir, kalp midir?” NEFİS İMTİHANDADIR Nefse sorarsanız nefis cehennem istemediği gibi, bekayı da ahirette değil, dünyada ister. Nefis öyle g...
Nefsim
773
“Nefsime karşı neler yapmalıyım ki onu yenebileyim. Biliyorum tamamen yenemem, ama biraz da olsun ona hakim olmanın yolları yok mu?”   Nefisle mücadelemiz ölünceye kadar sürer. Ölmeden önce...
Cehennemde acıyı kim çekecektir?
1.481
Bozyazı’dan Ayşegül Aydın: “Beden hücreleri vazifelerini eksiksiz yapıyorlar. Nefs-i emarenin hataları için neden ceza görecekler?” Beden hücreleri vazifelerini eksiksiz yapıyorlar. Çünkü başka seç...
Gençlikte ibadet
821
İstanbul’dan genç okuyucumuz: “Bizi ısrarla kendisine çeken günahlardan vazgeçmenin yolları nelerdir? Bazen his ve duygularıma yenik düştüğümü ve istemediğim halde günah işlediğimi fark ediyorum. Bu d...
Nefsin terbiye edilmesi
1.310
Necmettin Demir: “Nefis nedir? Nefsin ne gibi makamları vardır? Nefis terbiyesi nasıl olur?”   Kişi ve zât demek olan nefis, insanın maddî-mânevî öz varlığını ve öz benliğini oluşturan bir ...
Fenalığın dörtte biri
488
Bayan okuyucumuz: “Mü’minlerin hata ve kusurları, hatta kötülükleri karşısında uhuvvetimizi bozmadan nasıl bir davranış sergilemeliyiz?” Nefsimizin, başkası yerine sırf kendini kınaması ve bu hâlin...
Nefsimi nasıl yenebilirim?
17.525
İS rumuzlu okuyucumuz: “Nefsime karşı neler yapmalıyım ki onu yenebileyim. Biliyorum tamamen yenemem, ama biraz da olsun ona hâkim olmanın yolları yok mu?” Nefisle mücadelemiz ölünceye kadar sürer. Ö...
Küsmekte neden haksızız?
618
“Bir kardeş ile şahsî sorunum oldu. Başkaları da bana cephe aldılar. Beni küçük düşürüyorlar. Ben ise istemeyerek sû-i zanna giriyorum. Onun için derslere gitmek istemiyorum. Benim ne yapmam lâzım?” ...
Ruhun teneffüs penceresi: Namaz
644
Y.K. rumuzlu okuyucumuz: “Namaz kılacağım vakit isteksizlik duyuyorum. Namaz için nefsimi nasıl ikna edebilirim?” İnsanın Secdesi Şeytanı Perişan Ediyor İnsanın derecesini yükselten en müstesna ibad...
Başkasını eleştirmekte ne kadar haklıyız?
466
“Kardeşler arası muhabbeti sağlamakta bazan zorlanıyoruz. Bu durumdan kurtulmanın yolları var mıdır? Mü’minlerin hatâ ve kusurları, hattâ kötülükleri karşısında uhuvvetimizi bozmadan nasıl bir davranı...
Orucumuz ve ahlâkımız
727
“S” rumuzlu okuyucumuz: “Oruç ile güzel ahlâk arasında nasıl bir ilişki vardır?” Güzel ahlâk, insan nefsinin ve şeytanının pek hoşuna gitmez. Çünkü güzel ahlâkta nefsin hoşlanmayacağı diğergamlıkl...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir