Ankara’dan Yiğit Kahraman: “Efendimiz (asm) Mi’raç hadisesinde namazın 50 vakitten 5 vakte indirilmesinde Hz. Musa (as) ile istişare etmiş midir, yoksa bu konu israiliyat kaynaklı mıdır?”

KAYNAKLAR SIHHATLİDİR

Peygamber Efendimiz’in (asm) Mi’raç’tan dönüşü esnasında namaz konusunda Hz. Musa (as) ile görüşmesini ve namazın beş vakte indirilişini konu alan hadis-i şerif, hadis rivayetinde en titiz ölçülere sahip Buhârî ile Müslim’in sahih kaynaklarında geçiyor.

Konu İsrailiyat veya uydurma falan değil.

İslâm ümmetinin bin seneden beri Kur’ân’dan sonra güvendiği iki kaynaktır Buhari ile Müslim. Hadis münekkitlerinin eleştiremediği iki temel kaynaktır.

Meselâ Bediüzzaman, “Buhari’de görmek, aynı sahabeden işitmek gibidir.”1 diyor.

Bir hadis her ikisinde birden geçiyorsa ulema “Kaf” işareti koymuştur ki, bu, söz konusu rivayetin iki kat güvenli olduğunu gösteriyor.

Bahsinde bulunduğumuz hadis, iki kaynakta birden geçiyor.

Öyleyse bizim de güvenmemiz ve inanmamız gerekiyor.

“BEŞ VAKİT NAMAZI FARZ KILDIM”

Söz konusu hadisin bir bölümü şöyledir:

Peygamber Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Mi’raçta her gün ve gece içinde elli namaz farz kılındı. Nihâyet Mûsâ’ya (as) uğradım. Mûsâ Aleyhisselâm:

“Rabb’ine dön, duâ et, hafifletmesini iste. Zira ümmetin buna güç yetiremez. Ben senden önce insanları denedim.” dedi.

“Ben de Rabb’ime döndüm ve ‘Ey Rabb’im! Ümmetim üzerine hafiflet!’ diye niyaz ettim. Benden on vakit namaz indirdi.”

Rivayette Peygamber Efendimiz (asm) dört-beş defa Allah’a dönüyor ve namazın hafifletilmesi için duâ ediyor.

Nihayet namaz beş vakit olarak farz kılınıyor. Ve Allah buyuruyor ki:

“Ya Muhammed! Onlar her gün ve gece içinde beş namazdır. Ben beş vakit namazı farz olarak irade eyledim. Ve kullarımdan fazlasını indirdim ve hafiflettim. Her bir namaz için on sevap vardır. Böylece yine o elli namaz olur. Her kim bir iyilik yapmak niyet eder de onu fiilen yapamazsa, ona bir iyilik yazılır. Her kim bir kötülük yapmayı tasarlar da, onu işleyemezse onun aleyhine hiçbir şey yazılmaz. Eğer o tasarladığı kötülüğü yaparsa, üzerine bir tek günah yazılır.”2

RİVAYETİN HİKMETLERİ

Bu rivayette anlaşılmayacak bir durum yoktur.

Rivayette şu hususlar göze çarpıyor:

1- Rivayette iki ululazm Peygamberin uyguladığı en güzel “duâ ve niyaz” örneği vardır.

2- Rivayette iki ululazm Peygamberin uyguladığı en güzel “istişare” örneği vardır.

3- Rivayette iki ululazm Peygamberin ümmetleri lehine en güzel “dayanışma ve ittifak” örneği vardır.

4- Rivayette Allah’ın fazlını, lütfunu, ihsanını, ikramını, merhametini ve şefkatini gösterecek biçimde, duâ ve niyazlara karşı en güzel “olumlu cevap” ve en lâtif “kabul” örneği vardır.

5- Rivayette duâ ve niyaz hususunda, istediğini alana kadar, Allah’a dileğini en güzel “sunuş” ve en hoş “duâda ısrar” örneği vardır.

Bunlar ilk bakışta gözümüze çarpan nezih, mukaddes ve ulvî örnekler…

RESÛLLER (AS) İNSANLIĞIN KURTULUŞUNU İSTİYOR

Namaz gibi dinin direği sayılan bir ibadet emredilirken, böyle nezih tavır ve örnek davranışların yaşandığı bir manevî hatıra bize ancak hayret, muhabbet, mehabet ve heyecan verir; ancak tüylerimizi diken diken eder!

Bu haber, nebilerin ve resullerin insanlığın kurtuluşuna ne kadar ehemmiyet verdiği ve ümmete karşı ne kadar “ince ve müşfik yürekli” olduklarını; Allah’ın ve Resûlü’nün (asm) ne derece “hadsiz rahmet ve derin şefkat sahibi” bulunduklarını bize göstermeye yetiyor.  

Dipnotlar:
1- Mektubat, s. 129.
2- Müslim, Îmân, 74; Buhârî, Salât, 227; İsrâ ve Mî’raç, 1551.