Mahremlerimiz ve nâmahremlerimizle ilişkilerimiz

Semra Hanım: “Mahremlik ve nâmahremlik ne demektir? Bir kişinin mahremleri ve nâmahremleri kimlerdir? Nâmahremlerimize karşı tutumumuz nasıl olmalı?”

 

MAHREMLİK – NÂMAHREMLİK

Mahremlik, “evlenme haramlığı” demektir. Kardeşlik, nesep bağı, süt hısımlığı ve eşten doğan hısımlık bağı itibariyle bizimle evlenme haramlığı bulunan, yani söz konusu bağlardan dolayı bize nikâh düşmeyen kadınlar bizim mahremimizdirler. Bedîüzzaman’ın ifâdesiyle mahremlerimizin simaları, yakınlık ve mahremiyet cihetinde bize karşı mânevî şefkat ve meşrû muhabbet taşırlar; fıtraten nefsî ve şehvanî meyil taşımazlar.1 Bu sebeple sosyal ilişkiler bakımından mahremlerimizle nâmahremlerimiz arasında elbette fark olacaktır.

Nâmahremlik ise, evlenme haramlığının bulunmaması, yani nikâh yapılabilirlik durumu demektir. Birbirlerine nâmahrem olan erkek ile kadının hukukunu ve münasebet şartlarını da yüce dînimiz düzenlemiştir.

Cenâb-ı Allah, Kur’ân’da mahremlik sınırlarını çizmiştir. Şöyle ki:

Bir Müslüman kadının kocası, babası, kayın pederi, kendi oğulları, eşinin (varsa) başka kadından oğulları, erkek kardeşi, erkek kardeşinin oğulları, kız kardeşinin oğulları, Müslüman hanımlar ve çocuklar kendisine mahremdirler; bu çizginin dışındakiler ise kendisine nâmahremdirler.2

Erkeğin mahremleri ise: Annesi, kızı, kız kardeşi, halası, teyzesi, kız ve erkek kardeşlerinin kızları, oğlunun hanımı, sütannesi, sütkardeşi, kayın validesi, hanımının kızı ve hanımının kız kardeşidir.3 Bu çizginin dışındaki kadınlar da bir erkek için nâmahremdirler.

NÂMAHREME KARŞI DAVRANIŞ İNCELİKLERİ

O halde, bir kişi nâmahremi olan kimselere, yani dînen evlenebileceği kimselere, her ne kadar aralarında evlenme niyeti veya art niyet söz konusu olmasa da, her ne kadar her biri diğerinden daha fazla ruh ve ahlâk terbiyesine sahip olsa da, mesâfeli durmalı, karşı tarafı incitecek söz ve tavırlardan uzak durmalı, karşı tarafa saygılı, nâzik ve edepli davranmalı, ne bakışlarıyla, ne tutum ve davranışlarıyla, ne sözleriyle karşı tarafı rahatsız etmemelidir.

Birbirlerine nâmahrem olan kadın ve erkeklerin karışık yaşamaları, tokalaşmaları, gülüşmeleri, şakalaşmaları, gayr-i ciddî tutum ve davranışları, açık saçık giyimleri, edepten ve terbiyeden uzak hâl ve tavırları dinimizce bundan dolayı uygun görülmemiştir. Bu fiillerin haramlık derecesini de, şiddetine göre arttırmıştır.

Dinimiz bu tedbirleri alırken ne kadını dört duvar arasına kapamak niyetindedir. Ne de erkeği ahlâksız ilân etmek peşindedir. Dinimiz sadece nezaket, edep ve terbiye kurallarını belirlemiş ve yaşanmasını istemiştir. Bugün gayr-i İslâmî kültürlerin etkisiyle başımız beynimiz dönüp, dinimizi bu kurallardan dolayı itham edemeyiz. Kadın ve erkek birlikte çalışmak zorundaysa, bu kurallar içinde çalışacaklardır, birlikte okuyacaklarsa bu kurallara uyarak okuyacaklardır.

ECDADIMIZ BU KURALLARA UYMUŞTUR

Bin dört yüz yıldır ecdadımız bu kuralları dem ve damarlarına sindirmiş ve en güzel biçimde yaşayarak “icma” meydana getirmiştir. Yani tereddütsüz, şeksiz, şüphesiz Kur’ân’ın ve Kur’ân Peygamberinin (asm) tavsiye ve öğütlerini baş tâcı yapmıştır. Bugün teessüf edilecek bir durumdur ki, bu kuralları kabullenmekte, yaşamakta ve izah etmekte sıkıntılarımız var.

Asır değişti şüphesiz. Kültürler birbirine olabildiğince yaklaştı. Dünya küçüldükçe küçüldü. İş alanları arttı. Kadınları sosyal hayata çeken sebepler, araçlar ve iş kolları fazlalaştı. Kadınları ve erkekleri bir arada, aynı çatı altında toplayan meslek dalları çoğaldı. Bütün bunlarla berâber, yaşadığımız birçok yerde sünnet ve İslâm şuuru da zaafiyete uğradı. Sünneti ve takvayı yaşamak zorlaştı.

İSLÂMİYET EDEP VE İFFET İSTİYOR

Bütün bunlar olsun varsın. Bir şey ne kadar zorlaşırsa, sevabı o denli yüksek olur. Bunu biliyoruz. Bu bize yeter. Zor da olsa, ağır da olsa, başaramasak da, karşı tarafa izah etmekte güçlük yaşasak da, biz, sünneti ve takvâyı yaşama gayreti ve azmi içinde olmalıyız. En azından niyetimizle, özümüzle, içimizle.

İslâmiyet kadını eve kapatmıyor. Kadından ve erkekten iffet istiyor, edep ve hayâ istiyor, ar ve nâmûs istiyor, görgü ve nezâket istiyor. Kadın isterse, bir meslek alanına ilgi duymuş ve kendini yetiştirmişse, bir alanda uzman olmuşsa, elbette o alanda topluma hizmet verecek, elbette çalışacak! Bütün bunlarda, İslâmın edep ve terbiyesi yaşandığı sürece, günah söz konusu değildir. Hazret-i Âişe validemiz (ra) iftiraya uğradığında evinde oturmuyordu; savaştan dönüyordu. Ensar kadınları İslâm ordusu ile birlikte gazâlara katılırlar, hastalara su verirler, yaralılara hizmet ederler ve tedavi uygularlardı. Ama onlarda edep, nezahet, nezaket, terbiye ve ahlâk yaşanan değerlerdi.

Dipnotlar:
1- Lem’alar, s. 199.
2- Nûr Sûresi: 31.
3- Nisâ Sûresi: 23.

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Dil yarası dünyada da, mahşerde de mahcup eder
2.394
Eskişehir’den Özgür Yavuz: “Dine, imana, Allah’a, Peygamber’e hiçbir düşmanlığı olmadığı, hatta dine, Nur hizmetine taraftar olduğu halde bir kişi kötü bir ağız alışkanlığı sebebiyle ve sinirlendiği b...
Eşlerden biri şakadan boş ol derse nikâh tazelemek gerekir m...
10.080
Talip Aslan: “Eşlerden biri şakadan boş ol derse nikâh tazelemek gerekir mi?” Resûlullah (asm) buyurdular ki: “Üç şey vardır ki onların ciddisi de ciddi, şakası da ciddidir. Bunlar: 1- Nikâh, 2- Bo...
Kuranı tecvid ile okumak
681
Bekir Sıtkı Bey: “Tecvîd ne demektir? Bu kuralları kim belirlemiştir?”   Tecvid, Kur’ân’ı okurken harflerin hakkını vermek, harfleri mahreç ve aslına uygun olarak okumak demektir. Tecvîd kur...
Velîsiz nikâh olmaz!
1.799
Kul Halime rumuzlu okuyucumuz: “Nişanlı bir arkadaşım vardı. Birbirlerine günah olmasınlar diye nişanlısı ile arasında imam nikâhı kıydım. Onlar istemişlerdi. Nikâh esnasında kabul ettik dediler. Şahi...
Büyük günah işleyenin nikâhı düşer mi?
6.521
“E” Rumuzlu okuyucumuz: “Büyük günah işleyen birisi dinden çıkmış olur mu, evli ise nikâhı düşer mi? Nikâh tazeletmesi gerekir mi?”   Adına kebâir de denilen; adam öldürmek, kumar oynamak, iç...
Geçici mahremlik
1.827
Abdullah Haksever: “Erkeğin baldızı geçici mahremdir. Bir kimsenin, geçici mahremi olduğu birisine karşı azimetle hareket etmesi ve mümkünse aynı evde kalmaması daha uygun değil midir?” Elbette! Hiç ...
Ebedî gençliğin anahtarı: İffet
1.121
S.B. Rumuzlu okuyucumuz: “İffet ne demektir? Hayatımıza neler getirir? İffetsizlik nelere sebep olur?” İFFET KENDİNİ KONTROL ETMEKTİR İffet, sözlükte edep, haya, vakar, gözü tokluk, namusluluk, dü...
Tecvidin önemi ve bilmeyenin okuyuşu
2.273
Malatya’dan Selin Günay: “Kur’ân-ı Kerim’i tecvitli okumak daha doğru ve makbulse Kur’ân neden tecvitli inmedi? Ben tecvitsiz okuyarak Kur’ân’a yanlış manalar mı yüklüyorum? TECVİDİN TANIMI Tecvid...
Tecvidin hükmü ve faziletleri
2.371
Turan Tezer: “Kur’ân’ı tecvidsiz okuyan sevap kazanmaz mı? Kur’ân’ı tecvidle okumanın hükmü ve faziletleri nelerdir?”   ALLAH KALBİMİZE BAKAR Bütün ibadetlerde olduğu gibi, Kur’ân okumakta d...
Boşanmada nezaket usûlü
1.758
Ayşegül Hanım: “Eşim kızdığı anda küfretmek yerine boşama ile tehdit ediyor. Bu sözü çok sık ağzına alıyor, bazen de boşama yapıyor ve boş ol deyip çıkıyor. Sonra pişman oluyor. Ne yapmamız lâzım? Sık...
Kurban bayraminda nikahlanan kurban kesmesi gerekir mi
626
“Dîni nikâhımı geçen Kurban Bayramının 2. günü akşamı kıydım. Mehir 114 gram altın kararlaştırıldı. Geçen bayram kurban kesmem gerekir miydi? Gerekir idiyse, kesmediğim için şimdi yapmam gereken bir ş...
Mahremsiz yolculukta mezheb değiştirmek
580
Adana’dan K.Y. rumuzlu okuyucumuz: “Ben Hanefî’yim. Adana’dan Bingöl’e gideceğim. Mezhebime göre, yanımda bana nikâh düşmeyen bir erkek olması lâzım. Fakat herkesin işi gücü var. Bu mümkün değil. Orad...
Süt Kardeşliği
1.251
Amerika’dan bayan okuyucumuz: “Benimle yaşıt bir kız kuzenim var ve annem biz 1 yaşındayken onu doyuncaya kadar 1 kere emzirdiğini söylüyor. Biz fıkhen sütkardeş sayılıyor muyuz? Bu cevap kuzenim için...
Beşerî ilişkilerimizde edep
436
İzmir’den okuyucumuz: “Bir kişi bana sövdüğü zaman benim ona karşı tavrım nasıl olmalıdır? Aynıyla cevap vermeli miyim? Kavga etmeli miyim? Yoksa âhirete mi bırakmalıyım?”   Her şeyi mahşer...
Dini nikah ne zaman kıyılmalı?
3.187
Ahmet Tunay: "Nişandan hemen sonra dini nikâh kıyılmalımı"? Düğün görünürlerde yok iken, resmî nikâh yapılmamışken, dinî nikâh için erken davranmak ve bunun için haramdan korunmak gibi masum bir gere...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir