Kur’ân cariyeliğe nasıl bakıyor?

İzmir’den Muammer Öztürk: “Cariyelik hakkında bilgi verir misiniz? Bu meseleye Kur’ân nasıl bakıyor? Hangi hükümleri getirmiştir?”

 

Kölelik ve cariyelik

Düşmandan esir alınan erkeğe köle, kadına ise cariye denir. İslâmiyet’e göre düşman ise, kâfirden başkası değildir.

İslâmiyet geldiğinde Arabistan kölelerden ve cariyelerden geçilmiyordu. Kölelerin ve cariyelerin hiçbir hakları yoktu. En zor işlerde çalıştırılırlar, horlanırlar, aşağılanırlar, dövülürler, aç ve susuz bırakılırlardı. Oysa insanın yaratılış gayesi yalnız Allah’a ibadet etmek, yalnız Allah’a kul ve köle olmaktır. İnsan Allah’tan başkasına karşı ise hür olarak yaşamalıdır. İnsan fıtratı kula köleliği kaldırmaz.

Ama ne hazindir ki, insan insanı tarihin en eski çağlarından beri köleleştiregelmiştir. Oldum olası büyük küçüğü sindirmeye çalışmış, zengin fakiri ezmiş, güçlü zayıfa zulmetmiş, kuvvet ve kudret sahipleri, kimsesiz ve sahipsizleri köleleştirmiştir. Bu acımasız anlayış, bilhassa Eski Yunan’da, Roma İmparatorluğunda, Hint bölgesinde, Eski Mısır’da ve Arabistan putperestlerinde vahşîce uygulama alanı bulmuştur.

Kur’ân köleliği de, cariyeliği de kaldırmıştır

Tarih öncesi devirlerden beri savaşlarda ele geçirilen düşman askeri köle olarak, ele geçirilen düşman kadını da cariye olarak mukabil güçlerce alınmış; böylece hem pazarlık yapma gücü arttırılmış, hem de köle ve cariyelerden yararlanılmıştır. Fakat zulümde barbarlaşan insanoğlu savaş dışında da baskınlar ve eşkıyalık yoluyla kimsesiz ve güçsüz kimseleri boyunduruğu altına almış, kullanmış ve satmıştır.

Kur’ân, köleliğe ve cariyeliğe karşı hükümler getirmiş; bunu bizzat ibadet dilinin içine koymuş ve belirli bir süreç içinde de köleliği de, cariyeliği de kaldırmıştır.

İşte örnekler:

*Hata yoluyla adam öldüren veya karısına zıhar yapan kişi, günahına kefaret olarak bir köle veya cariye azad edecektir.

*Zekât gelirinin sekizde biri köle ve cariyelerin hürriyetlerine kavuşturulması için tahsis edilecektir.

*Çocuk doğuran cariyelerin alınıp satılması yasaktır ve derhal hürriyetlerine kavuşturulacaktır.

*Ramazan orucunu bilerek bozan kişi veya yeminini bilerek bozan kişi bir köle veya cariye azad edecektir.

*Kölesini veya cariyesini döven kişi, ceza olarak dövdüğü kölesini veya cariyesini azad edecek, hürriyetine kavuşturacaktır.

*Kölesine veya cariyesine zulmeden kişiye Allah azap eder.

Köle ve cariye hukuku

Örnekler arttırılabilir. Görülüyor ki, esas olan insanların hürriyetlerine kavuşturulmasıdır ve Kur’ân köleliğe ve cariyeliğe karşıdır. Fakat elbette, hukuku çiğnenmesin ve hakkı yenmesin diye, köle ve cariyeler ile ilgili hukukî düzenlemeler de getirmiştir.   Müslümanlar yaptıkları savaşlarda düşmanlardan ele geçirdikleri kadın veya erkek kişileri esir alabilirler. Esir almanın İslâmiyet nezdinde birçok amacı vardır: Savaş dolayısıyla korumasız kalan bu insanları korumak, düşman tarafı ile pazarlık ve barış gücünü arttırmak gibi…

İslâm Tarihi ortadadır. İslâm Tarihi boyunca alınan esirlere, köle ve cariyelere sırayla şu muameleler uygulanmıştır:

1- Devlet başkanı elindeki esirleri, düşman tarafta bulunan esirlerle mübadele etmiştir. Böylece önce kendi vatandaşını kazasız belâsız kurtarma fırsatı elde etmiştir. Esir Müslümanları kurtarmak için elindeki esirleri fidye olarak kullanmıştır.

2- Devlet başkanı bu esirleri düşman tarafın kabul edilmez isteklerini ve anlaşma şartlarını reddetmek ve düşmanı barışa zorlamak için bir üstünlük gücü olarak kullanmıştır.

3- Devlet başkanı esirler içindeki ilim adamlarını, sanatkârları, meslek erbabını ve sair işe yarayan vasıflı insanları ülkenin imarında, eğitim ve öğretim işlerinde ve sair faydalı mesleklerde çalıştırmıştır. Faydalanma karşılığında esirleri azad etmiştir.

4- Eğer bu ön tedbirlerle düşman esirleri dağıtılmamış ise, son çare olarak bu köle ve cariyeler ekonomik güçlerinden istifade etmek ve birer insan olarak sosyal hukuku gözetilmek şartıyla –yediklerinden yedirmek, giydiklerinden giydirmek, çalıştıklarında ücretleri eksiksiz verilmek, cariyelerle evlenildiğinde hürriyetlerine kavuşturmak gibi önemli insanî şartlara riayet etmek kaydıyla- mücahitlere dağıtılmıştır.

Savaşta esir alınan kadın ancak ehl-i kitaptan olması ve bütün hukuku gözetilmesi şartıyla kendisiyle evlenilebilir.

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Kâinat, Kur’ân’ını okurken
726
Bozyazı’dan Ahmet Yıldırım: “Risale-i Nur’da okuma ölçüleri nelerdir? Okumanın önemi ve mahiyeti nedir?” KUR’ÂN, KÂİNATI OKUYOR İlk inen âyet “Oku!” emri olmakla beraber, daha sonra inen âyetlerde k...
Fatiha Sûresi üzerine
1.482
Celal Sağır: “Fatiha Suresinin mânâsı ve önemi üzerinde durur musunuz? Fatiha suresini her namazda neden okuyoruz? Ölülerimize karşı neden okuyoruz? Her duâdan sonra neden ‘El-Fatiha!’ deniyor ve biz ...
Kur´ân´ı okumak ne demektir?
547
Keremcan Yıldırım: “Kur’ân’ı okumak ne demektir?”   Kur’ân’ı okumak iki şekilde olur: 1- Kur’ân’ın âyetlerini yüzünden veya ezberden, tecvitli veya tecvitsiz, anlayarak veya anlamayarak ...
Kadının ibadeti ile ilgili dinî hükümler
1.505
Mehmet Hanifi Tepe: “Burada kadınlar arasında, kadınların âdet günlerinde camie girebileceği, Kur’ân okuyup dinleyebileceği, oruç tutup namaz kılabileceği şeklinde bir fikir yayılıyor. Bu fikre katılm...
Kur’ân’da ve İncil’de Peygamberimizin (asm) isimleri
1.609
İbrahim Bey: “1- İncil’de müjdelenen gelecekteki peygamber isminin Ahmed olduğu bildiriliyor. Peygamberimizin ismi Muhammed (asm) değil mi? İki farklı ismin aynı insana ait olduğunu nasıl izah edebili...
Kur´ân öğrenmeyi ihmal etmeyelim
509
“Kur’ân öğrenmenin önemi ve fazîleti üzerinde durur musunuz?”   Kur’ân’ı okumak, mânâsı üzerinde düşünmek ve tefekkür etmek, onu ezberlemek, namazda kıraat etmek ibâdettir. Kur’ân’ı doğru y...
Kâinatın nur çekirdeği: Hz. Muhammed (asm)
1.477
İsmail Bey: “Bilindiği gibi Allah yarattığı her kulunu sever, ama Peygamber Efendimiz’e (asm) bambaşka sevgi duymakta. Bu sevgi nereden gelmektedir?”   Peygamber Efendimiz (asm) bildirmiştir ...
Kur´ân öğrenme
531
Abdulgani Bey: “Kur’ân öğrenmenin önemi ve fazileti üzerinde durur musunuz?”   Kur’ân’ı okumak, mânâsı üzerinde düşünmek ve tefekkür etmek, onu ezberlemek, namazda kıraat etmek ibadettir. Ku...
Kur’ân’da yeminin hikmetleri
2.081
Almanya’dan okuyucumuz: “Kur’ân’da batmakta olan yıldızlara, incire, zeytine… vs Allah yemin ediyor. Bunun hikmeti nedir?   Allah bizzat Kendi Yüce İsmi üzerine yemin ettiği gibi1; peygamber...
Dâbbetü´l-Arz nedir?
1.734
Bursa’dan Eyüp Otman: “Dâbbetü’l-arz nedir? Ne zaman, nasıl ve niçin çıkar? Bu konudaki rivâyetler nelerdir?” Edirne’den Yasin Yapalak: “Dâbbetü’l-Arz meselesini açıklar mısınız? Nedir? Ne değildir?...
Namaz da okunan bazı ayetlerde eski savaşlardan bahsedilmesi...
1.067
Kocaeli’den okuyucumuz: “Namazda bazen okuduğumuz âyetlerde eski savaşlardan bahsediliyor. Bunların namazda okunmasının hikmeti nedir?”   Kur’ân Allah kelâmıdır. Allah kelâmının her bir âyeti h...
Kur´ân kampanyasında dalga dalga heyecan
601
Gölcük’ten Asuman hanım: “Gazetemizin verdiği cüz cüz Kur’ân hediyeleri bir çok kişiyi Kur’ân ile buluşturdu. Çok hayırlı bir hizmet oldu. Sebep olanlardan ve ilgililerden Allah razı olsun. Şimdi de m...
Kur’ân Her Şekilde Okunur
602
Samsun Vezirköprü’den Yaşar Yanak: “Kur’ân-ı Kerîm’i ayakta okuyabilir miyiz? Mezarlıkta Kur’ân’ın ayakta okunması gerektiğini söylüyorlar. Bu doğru mudur?”   Kur’ân her şekilde okunur. “Onla...
Kur’ân’ı öğrenelim, öğretelim
585
BU YAZ, KUR’AN ÖĞRENME YAZI Diyanetin yaz programlarıyla Kur’ân’ı öğretme çalışmaları başladı. Yani Diyanetin, çocuklarımıza sahip çıkma çalışmalarının adıdır bu.   Yani çocuklarımızı ve veli...
Kur´ân´da varlıkların dili
502
“Kur’ân’da, diğer meyveler yanında üzüm ve hurmadan ismen bahsedilmesinin ne gibi hikmetleri vardır?”   Kur’ân varlıklardan, varlıkların zâtları ve mahâretleri için bahsetmez, yani varlıkla...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir