Anasayfa Kategoriler Ramazan ve Oruç Yaşayan Ramazan soruları

Yaşayan Ramazan soruları

Hits smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon

 

İzmir’den Gülden Erenler: “Mide rahatsızlığım var; kusup orucumu bozmaktan korkuyorum. Bu nedenle öğleye kadar niyetimi geciktiriyorum; eğer kusmazsam ve kusmayacağımdan emin olursam niyet ediyorum. Bunda bir sakınca var mı?”

 

Öncelikle geçmiş olsun diyorum. Allah size ve tüm hastalara, rahatsızlara şifalar versin.

Öte yandan, hasta olanlar için Cenâb-ı Allah oruçta kolaylık sağlıyor, hastaların oruç tutmamalarına izin veriyor. Bunu da hatırlatayım. Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor: “Sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister; zorluk istemez.”1

Eğer kendinizi dinleyerek oruç tutmaya karar vermişseniz, bunda da bir sakınca yok. İnşâallah makbule geçer. Kaba veya geç kuşluğa kadar niyetinizi geciktirip,—bu süre zarfında oruç bozucu bir duruma meydan vermemek şartıyla—, oruç tutabileceğinize kanaat edince oruca niyet etmenizde bir sakınca yoktur. Fakat geç kuşluğu geçmemek, öğleye vardırmamak lâzım.

Şunu bilmenizde yarar var: Oruç niyetle başlar. Niyetin ise en faziletli zamanı sahur zamanıdır. Sahur zamanı bu niyeti gösterip kararlıkla orucunuza başlayın; korkmayın. İbadete başlamış olursunuz. Ağız dolusu kusmazsanız orucunuz bozulmaz.

Eğer bahsettiğiniz gibi ağız dolusu kusarsanız, bu da kefareti değil kazayı gerekir. Bunun için de niyeti geciktirmenize gerek yoktur.

Allah kabul etsin.

Abdurrahman Bey: “Fıtır sadakası ne demektir? Hükmü nedir? Ne zaman verilir? Ne kadar verilir? Somali’ye fıtır sadakası gönderilir mi?”

Fıtır veya fıtra, “yaratılış” demektir. Fıtır Sadakası ise, Ramazan Bayramına kavuşan ve aslî ihtiyaçları dışında belli bir miktar mala sahip olan Müslümanların kendileri ve velâyetleri altında bulunan kimseler için yerine getirmekle yükümlü oldukları mâlî bir ibadettir, bir yaratılış sadakasıdır. Vaciptir. Kişi başına konmuş bir malî ibadet olması cihetiyle baş-göz ve beden zekâtı da denmektedir.

Fıtır Sadakası orucun kabulüne ve kabir azabından kurtulmaya vesiledir. Ayrıca Ramazan ayı içerisinde yapılan hata ve kusurlara da bir kefarettir. Resûlullah Efendimiz’in (asm) oruçlunun boş, çirkin ve kötü sözlerinin günahından arınması ve fakirlere bir azık olması için fıtır sadakasını emrettiğini İbn-i Abbas (ra) rivayet ediyor.

Fıtır Sadakasını, aslî ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olan herkes vermekle mükelleftir. Bu malın üzerinden zekâtta olduğu gibi bir yıl geçmesi şart değildir. Bayram namazından hemen önce nisap miktarı mala kavuşan bir kimse Fıtır Sadakasını vermekle mükellef olur.

Nisap ölçülerine sahip olmayan fakir Müslümanlar da Fıtır Sadakasını verebilirler. Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurmuştur: “Allah zenginlerin malını fıtır sadakasıyla temizler. Fakirler ise verdikleri zaman Allah fazlasıyla yerini doldurur.”

Özürleri olsun olmasın, oruç tutmayan kimseler de fıtır sadakası vermekle mükelleftirler.

Fıtır sadakası kendilerine zekât verilebilecek kimselere verilir.

Bir fitre ancak bir kimseye verilir. Fakire fitre verirken, bunun fitre olduğu söylenmese de olur. İçinden fitre niyetiyle vermesi kâfidir.

Fıtır sadakasının verilme zamanı, dört mezhebin ortak görüşüne göre, Ramazan Bayramının bir veya iki gün öncesi ile Ramazan Bayram Namazı arasıdır. Hanefîler ve Şafiîlerce yaygın görüşe göre ise, fıtır sadakası Ramazan ayı içerisinde de verilebilir. Yoksulların ihtiyaçlarını bir an önce giderebilmeleri için ihtiyaç varsa, Ramazan ayı içinde olmak şartıyla, önce de verilebilir.

Fıtır Sadakası bayramdan sonraya kadar verilmemiş ise, zimmetten düşmez; zimmeti devam eder ve ilk fırsatta kazaen verilmesi gerekir.

Fıtır sadakasını herkes bizzat kendisi verebileceği gibi, aile fertleri namına aile reisi de verebilir. Bayram gecesi doğan çocuğun fitresini de, aile reisi verir.

Fitrede esas olan, bir fakirin bir günlük yiyeceğini temin etmektir. Diyanetin belirlediği rakam günümüz itibariyle bir kişi için en az yedi buçuk liradır.

Artık dünya küçüldü ve Afrika bizim komşumuz mesabesine geldi. Ve Afrikalı Müslümanların dayanılmaz açlığına küçük de olsa çare olmak bu gün her Müslüman’ın boynunun borcu haline geldi. Bu nedenle fıtır sadakası Somali’ye gönderilebilir. Allah kabul etsin.

Dipnotlar:
1- Bakara Suresi: 184, 185