Kâinatta kusur var mıdır?

Mersin’den Muzaffer Durak: “Dokuzuncu Söz İkinci Nüktede geçen, “Kâinatın bütün kusuratından münezzeh ve muarra olduğunu” cümlesinde geçen kâinatın kusuratı nelerdir?”

 

HER ŞEY MÜKEMMELDİR

Kâinatta her şey ya doğrudan, ya da dolaylı olarak hayırdır, hayrı netice verir. Kur’ân’ın ifadesiyle: “Allah her şeyi en güzel şekilde yaratmıştır.”1

Bu âyetin tefsirinde Bediüzzaman diyor ki: “Her şeyde, hatta en çirkin görünen şeylerde, hakikî bir hüsün ciheti vardır. Evet, kâinattaki her şey, her hâdise, ya bizzat güzeldir, ona hüsn-ü bizzat denilir veya neticeleri cihetiyle güzeldir ki, ona hüsn-ü bilgayr denilir. Bir kısım hâdiseler var ki, zâhiri çirkin, müşevveştir. Fakat o zahirî perde altında gayet parlak güzellikler ve intizamlar var.”2

Kâinatta kusur yoktur. Her şey mükemmeldir, her şey tam olması gereken yerdedir, her şey en güzel şekildedir.

Aynen İmam-ı Gazalî’nin dediği gibi: “Kâinatta hiçbir şeyin, olduğundan daha güzel biçimi yoktur.”

Ve aynen İbrahim Hakkı’nın dediği gibidir: “Deme şu niçün şöyle, bak sonuna sabreyle, yerincedir ol öyle! Mevlâ görelim neyler, Neylerse güzel eyler.”

Nitekim şu âyet de akıl sahiplerine çağrı yapıyor: “Rahmân’ın yaratışında hiçbir kusur göremezsin. Bir kere bak! Hiçbir çatlak görüyor musun?

Sonra gözünü iki def’a daha çevir, bak: Göz sana yorgun ve zelil bir halde geri dönecektir.”3

ESBABA VURMAMIZDA SAKINCA YOKTUR

Kâinatta kusur yoktur; eyvallah! Fakat bizim vehmimize gelince iş değişiyor. Biz hoşumuza gitmeyen tecellileri kusur görüp, bundan da Cenâb-ı Allah’ı sorumlu tutabiliyoruz. Bu ise itikadımıza zarar veriyor.

İşte bunu önlemek için esbap vazedilmiştir. Bizim kusur gördüğümüz hoşumuza gitmeyen meselelerde esbaba vurmamızda itikaden bir sakınca yoktur.

Dokuzuncu Sözün İkinci Nüktesinde ibadetin hikmeti anlatılıyor: “Rubûbiyetin saltanatı, nasıl ki ubûdiyeti ve itaati ister; Rubûbiyetin kudsiyeti, pâklığı dahi ister ki, abd, kendi kusurunu görüp istiğfar ile ve Rabbini bütün nekàisten pâk ve müberrâ ve ehl-i dalâletin efkâr-ı bâtılasından münezzeh ve muallâ ve kâinatın bütün kusurâtından mukaddes ve muarrâ olduğunu tesbih ile, “Sübhanallah” ile ilân etsin.”4

SÜBHANALLAH DEMEMİZİN HİKMETLERİ

Anlaşılıyor ki kul namazda Sübhanallah demekle:

1- Kendi kusurunu görerek istiğfar etmiş oluyor.

2- Rabbini bütün noksanlıklardan ve kusurlardan uzak görmüş oluyor.

3- Rabbini, dalâlet ehlinin batıl fikirlerinden, şirkinden, kizbinden, küfründen, inkârından, isyanından münezzeh görmüş oluyor.

Meselâ kâfir ahirete inanmamakla aslında Allah’ı tekzip ediyor. Çünkü ahireti haber veren bizzat Cenâb-ı Allah’tır. İşte mü’min “Sübhanallah” demekle kâfirin Allah’a yalancılık isnad etmesinden Allah’ın münezzeh olduğunu ikrar ve ifade etmiş olur.

İTİKAT DÜNYAMIZI SARSMAMAK İÇİN

4- Rabbini, kâinatın bütün kusurlarından mukaddes görmüş oluyor.

Burada ifade edilen şu ki: Cenâb-ı Hak kusursuzdur. Kâinatın ise gerçekte kusuru olmamakla beraber, vehmimize, hiss-i zahi- rimize, zannımıza veya algımıza birçok kusurlar düşmektedir. Bu vehmî kusurlar itikat dünyamızı alt üst edebilir.

Meselâ aslında neticesi itibariyle güzel olan ve gerçekte bir kusur da olmayan musîbetler, hastalıklar, belâlar, yıkımlar, bitişler, sönüşler, ölümler5 bizim hiç hoşumuza gitmez. Bu açıdan sebepler devreye sokulmuştur. Hoşumuza gitmeyen şeylerde Cenâb-ı Hak’tan şikâyet etmeyip şikâyetleri sebeplere yöneltmek6, hem tedbir almamıza imkân verir, hem de itikat değerlerimizi muhafaza eder.

Bu meyanda ibadetlerimizin içine öyle güzel kelimeler konmuştur ki, bu kelimelerle Cenâb-ı Allah’ı zikrettiğimizde hem böyle kusurları Cenâb-ı Hakk’a vermekten kaynaklanan günahlarımız için tövbe etmiş oluruz, hem de Cenâb-ı Hakk’ın kusursuzluğunu ikrar ve ilân etmiş oluruz. Sebeplerin kusurları da sebeplerden öteye geçmez.

İşte “Sübhanallah” böyle mübarek kelimelerdendir.

Dipnotlar:
1- Secde Sûresi: 7.
2- Sözler, s. 210 3.
3- Mülk Sûresi: 3-4.
4- Sözler, s. 45.
5- Şuâlar, s. 33.
6- Mesnevî-i Nuriye, s. 21, 22.

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Yoktan yaratılış ve sebepler
427
Şanlıurfa’dan Elif Tekil: “En’am Sûresi 101. âyetinde kâinatın yoktan var edildiğini yazıyor. ‘O yeri ve göğü yoktan var etti’ buyruluyor. Kâinat bir sebeple mi, yoksa yoktan mı var edildi? Her şeyin ...
Hazret-i Muhammed (asm) olmasaydı…
492
Kayseri’den okuyucumuz: “Sen olmasaydın; Ben kâinâtı yaratmazdım” kudsî hadîsini açıklar mısınız?   Hafta boyunca il ve ilçelerimizde yoğun programlar yapılıyor. Kutlu Doğum haftası her yer...
Kâinattaki eşsiz ölçü
793
Sümeyye Evci: *“Allah evrene nasıl bir ölçü koymuştur?”   Allah Mukaddir’dir. Varlıkları eşsiz bir plân, ölçü ve mukadderât içinde yaratıyor. Her şey için bir program takdir ediyor, bir miktar...
Kâinatın nabzını tutan altı gün
794
Metin Bey: “‘Biz gökleri ve yerleri altı günde yarattık’ mânâsındaki âyetin açıklamasını yapar mısınız?”   Kur’ân’da birden fazla âyet, göklerin ve yerin altı günde yaratıldığını haber veri...
Kâinatın çekirdeği ve meyvesi
398
Konya’dan okuyucumuz: “Madem Peygamberimiz (asm) kâinatın yaratılmasına sebeptir ve Allah insanlara din olarak İslâm’ı seçmiştir, o halde Peygamberimiz (asm) niye en son Peygamber gönderildi? Niye ilk...
Kâinatın nur çekirdeği: Hz. Muhammed (asm)
1.415
İsmail Bey: “Bilindiği gibi Allah yarattığı her kulunu sever, ama Peygamber Efendimiz’e (asm) bambaşka sevgi duymakta. Bu sevgi nereden gelmektedir?”   Peygamber Efendimiz (asm) bildirmiştir ...
Namazdan sonraki tesbihleri neden 33’er defa çekiyoruz?
2.645
Emre Bey: “Namazdan sonraki tesbihleri neden 33’er defa çekiyoruz? Ne hikmeti var?” TESBİHAT, NAMAZIN ÇEKİRDEĞİDİR Namazın ardından 33 defa çektiğimiz tesbih, yani “Sübhânallah”lar, 33 defa çekti...
Tevhid âyetleri üzerine
910
Haydar Bey: “Vahidiyet ve Ehadiyet kavramlarını, aralarındaki farkı ve ilişkiyi açıklar mısınız? “Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan, hadsiz kesret-i mahlûkatta tezahür eden vâhidiyet içinde ukulü boğmamak için...
Kainat sarayının varlık sebebi
871
İsimsiz okuyucumuz: “Risâle-i Nûr’da Peygamber Efendimiz’in (asm) bu kâinât sarayının varlığı ile ilgisi nasıl açıklanmıştır?”   Üstad Bedîüzzaman’a göre, bu kâinât sarayının varlığına ve bek...
O kelimeler canlı organizmalardır
244
Mustafa Şahin: “Van’da Üstad’ın talebelerinden dinlemiştim: ‘Bir gün Norşin Camii’nde namazdan sonra tesbihat yapılırken Üstad’ın arkasında bulunan cemaatten biri 33 defa okunan kelime-i mübarekeleri ...
Kıyamet haberleri
619
İsveç’ten okuyucumuz: “Kıyamet nasıl kopacak? Merak ediyorum; koptuğu zaman ve hemen sonrasında neler olacaktır?”   Her canlı nasıl doğuyor, büyüyor ve ölüyor ise; kâinatın da doğumu, genişleme...
Kur´ân kâinatı okuyor
415
Zeynep Hanım: “Yasin Sûresinin 40. âyetinde güneşin aya erişemeyeceği, gecenin de gündüzü geçemeyeceği, her birisinin bir yörünge üzerinde yürüdükleri beyan edilir. Başka âyetlerde de gece ile gündüzü...
Kâinatın çekirdeği ve meyvesi
644
Konya’dan okuyucumuz: “Madem Peygamberimiz (a.s.m) kâinatın yaratılmasına sebeptir ve Allah insanlara din olarak İslam’ı seçmiştir, o halde Peygamberimiz (a.s.m) niye en son Peygamber gönderildi? Niye...
Allah her şeyden evvel neyi yarattı?
711
Zülfikar Balpetek: “Levlake hadisinin kaynağını bazı hocalar kabul etmiyorlarmış. Bu konuda ne diyeceğiz?”   KÂİNATIN VARLIK SEBEBİ Levlake hadisi bir hadis-i kutsîdir. Manası şudur: “Sen ...
Ahiret hayatının hiçbir zerresi ölümlü değildir
1.256
Tuba Hanım: “Hakikat Çekirdeklerinden ‘Küremiz hayvana benziyor; asar-ı hayat gösteriyor..” cümlesiyle başlayan 105. maddeyi açıklar mısınız?” Yerküreden hayat fışkırıyor Risale-i Nur’un ekser yer...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir