Fadime Hanım: “Kadere îmân nedir? Kader değişir mi? Biz kendi hayatımızı ne derece yönlendiriyoruz?”

KADER MUAZZAM BİR PROGRAMDIR 

İmanın altı esasından birisi kadere imandır. Kadere iman, her şeyin Cenâb-ı Hakk’ın bizzat ilmiyle ve takdiriyle vücuda geldiğine inanmaktır. Bediüzzaman Hazretleri kaderle ilgili bütün soruları 26. Söz olarak yazdığı Kader Risalesinde herkesin anlayacağı bir üslûp içinde cevaplamıştır. Kader konusunda kâmil bir imana ulaşmak için bu eseri adeta vird ederek okumalıyız.

KADER VE CÜZ’Î İRADENİN SINIRLARI       

Kaderin Cenâb-ı Hakk’ın ilmini, irâdesini ve fiilini; cüz’î irâdenin de kulun irâdesini ve fiilini ifâde ettiği cihetle İslâmiyetin ve îmanın gündemine girdiklerini beyan eden Bedîüzzaman, her şeyi Cenâb-ı Hak’tan bilen mü’minin tekliften ve mes’ûliyetten kaçmamak için karşısına cüz’î irâdenin çıktığını ve ona, “Yaptıklarında mes’ûl ve mükellefsin!” dediğini; kendisinden sâdır olan iyilikler ve güzellikler karşısında da mağrur olmamak ve gurura kapılmamak için önüne kaderin çıktığını ve ona: “Haddini bil; mağrur olma! Yapan sen değilsin; bu Cenâb-ı Hakk’ın takdiridir!” dediğini kaydeder.1 Buna göre, iyilikler ve güzellikler Cenâb-ı Allah’tandır. Kötülükler ve çirkinlikler de nefistendir. Başka bir ifâdeyle kul iyiliklerini Cenâb-ı Hakk’ın takdirine vermeli ve şükretmeli; kötülüklerini de kendi nefsinin cüz’î istek ve arzûlarına vermeli ve bunun şerrinden Allah’a sığınmalıdır.

Üstad Saîd Nursî Hazretlerinin kader ve cüz’î irâdeye bu yaklaşımı, şu âyetin de tefsîri mâhiyetindedir: “Sana gelen her iyilik Allah’tandır. Sana gelen her kötülük nefsindendir.”2 Yani iyilikler bizden değil, Allah’tandır! Kötülüklerin mes’ûliyeti ise kaderin değil, bizimdir! Yani iyiliklerimiz Cenâb-ı Hakk’ın kader çerçevesi içinde bizim için takdir buyurduğu çizgilerdendir; kötülüklerimiz ise, bizim bu çerçeveyi yırtarak, bu çizgilerden çıkarak, kendi cüz’î istek ve arzûmuz ve nefsânî iştihâlarımız peşinde içine düştüğümüz ve kendimizi pençesinden kurtaramadığımız hazlarımızdandır.

GÜNDE KIRK DEFA ALLAH’TAN YARDIM İSTİYORUZ  

Öyleyse kötülüklerimiz için kaderin kabahati yoktur! İyiliklerimiz hususunda ise zaten bizim şikâyetimiz yoktur ki kadere küselim! Yani iyiliklerimiz için Allah’a şükrederiz. Kötülüklerden de kendimizi korumaya çalışırız ve Allah’ın yardım ve inayetini isteriz.

Namazın her rek’âtinde okumamız vacip olan Fatiha Sûresinde, günde en az kırk kıyamda: “İyyâke na’büdü ve İyyâke nesta’îyn. İhdinâ’s-Sırâta’l-Müstakîm.”3 diyoruz. Yani Cenâb-ı Hak’tan yardım ve hidâyet istiyoruz.

Bu duâ bize vahiy diliyle ifade eder ki: Kötülüklerden, seyyiâttan ve nefsimizin şer taleplerinden her an Allah’a sığınmalı; her an Allah’ın yardım ve inâyetini istemeli ve hidâyeti doğrudan Allah’tan dilemeliyiz.

KADER ANLAYIŞIMIZI YENİDEN GÖZDEN GEÇİRELİM     

Dikkat ederseniz: Cenâb-ı Hak ne burada, ne de Kur’ân’ın hiçbir âyetinde kul ile Rabbi arasına bir “kader” engelini koymamıştır!

Anlatılmak istenen odur ki: Kul Rabb’ine her an sığınmalı, duâ etmeli ve istemelidir. Rabb-i Rahîm de her an duâlara cevap veren4, icabet eden ve kabul edendir5.

Arada, zannedildiği gibi bir “kader” engeli yoktur! İlginç değil mi? Şu halde, kader anlayışımızı yeniden gözden geçirmemize ihtiyacımız var. Saîd Nursî Hazretlerinin Kader Risalesinde kaydettiği gibi, kader geçmişe ve musîbetlere karşı ümitsizliğin ve üzüntünün ilâcı olarak kullanılabilir. Yani kul musîbetleri Cenâb-ı Hakk’ın takdir ettiğine inanırsa, sabreder ve Allah’tan yardım diler. Kendisinin kusuru olup olmadığını sâlim bir akıl ile araştırır. En azından bunalım konusu yapmaz, stres içine girmez.

Hiç şüphesiz Cenâb-ı Hak kulu ile, kulunun gidişatına, duâsına, kalbine ve yönelişine göre muamele yapar. “İman edip tevbe eden ve sâlih amel işleyenlerin, Allah kötülüklerini iyiliklere değiştirir. Allah bağışlar ve merhamet eder.”6 Âyeti bunu ifade eder.  Demek insan hayırlı yönelişleriyle ve duâlarıyla, Allah’ın da izni ve takdiri çerçevesinde kendi hayatını ve davranışlarını yönlendirmektedir.

Dipnotlar:
1. Sözler, s. 427.
2. Nisâ Sûresi, 4/79.
3. Fâtihâ Sûresi, 1/5,6.
4. Mü’min Sûresi, 40/60.
5. Bakara Sûresi, 2/186.
6. Furkan Sûresi, 25/70.


KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Risâlelerde Mutezile eleştirisi
2.277
Yaşar Bey: “Mu’tezile mezhebinin Üstad Bedîüzzaman’ca eleştirilen görüşleri nelerdir?” Mutezile lügatte “ayrılanlar” demektir. Başta kader ve kaza olmak üzere bazı itikadî konulardaki görüşleriyle eh...
Üç Said üç mesele
1.048
Şerife Tez: “Üstad Hazretlerinin iman, hayat, şeriat ekseninin Üç Said dönemindeki tezahürleri nelerdir? Her üç döneme hizmet bağlantısı nasıl olmalıdır? İzah eder misiniz?” Üç Dönem, Üç Mesele Bedi...
Bir gencin Allah hakkındaki soruları
1.252
ABD´den bir okuyucumuz: “Bir ateist arkadaşla tartıştık. Kafamda bir sürü sorulara yol açtı. Arkadaşıma göre, Allah (hâşâ), zorba bir yaratıcı ve dünyadaki adaleti ve iyiliği vurgulamadan önce, kendi...
Kaderimiz yazılıysa duâ etmemizin ne anlamı vardır?
2.202
İzmir’den bir okuyucumuz: “Kaderimiz yazılıysa ve zaten değişmeyecekse duâ etmemizin ne anlamı vardır? " Kaderimiz yazılı ve değişmeyecek diye bir husus yoktur. Kulun cüz’î iradesi vardır. Kul irade ...
İman ve yalan
841
Re’fet Bey: “Meyve Risâlesinde, Âyetü’l-Kürsî’nin tetimmesi olan âyette ebcet hesâbı ile 1417 tarihi çıkıyor. Bu tarihin hükmü ve mânâsı nedir?”On Birinci Mes’elenin Haşiyesinin Bir Lâhikasına ka...
Pürüzsüz iman nasıl elde edilir?
5.135
Tokat’tan Nuri Kapısız: “İşaratül İcaz, s. 74’teki iman tanımından hareketle, Allah’a, meleklere, peygamberlere, kitaplara, kadere ve ahiret gününe pürüzsüz nasıl iman edilir?”İmanın Tanımı ...
Dertlerin ve sıkıntıların hayır ciheti var mıdır?
4.661
Abdullah Bey: “Bazen insan, dertlerin ve sıkıntıların altında eziliyor. Dertlerin ve sıkıntıların hayır ciheti var mıdır?”Biz mü’miniz; Allah’a inanıyor ve güveniyoruz. İmanımız bize öyle bir ümi...
Değil mi ki unuttun; unutulacaksın!
946
Hatice Hanım: “13. Söz’ün İkinci Makamında Bediüzzaman kabre üç tarz ile girildiğini ifade ettikten sonra, ‘Bu iki şık bedihîdir, delil istemiyor, göz ile görünür’ diyor. Bu meseleyi açıklar mısınız?”...
Her ölüm ecel ile gelir
3.325
Tahsin Bey: “Üstad Bediüzzaman Hazretleri 13. Söz’de katil ve maktul hakkında: “Ecel birdir, değişmez. O maktul, her halde, ecel geldiğinden daha ziyade kalmayacaktı; o katil ise, o kaza-i İlâhiyeye v...
Hastalıklar, musibetler ve kader
1.138
Trabzon’dan Fatih Menderes: “Hastalıkları, musîbetleri, doğuştan getirilen sakatlıkları ve sonradan meydana gelen müzminleşmiş yaraları kader açısından nasıl değerlendirebiliriz?”Bizler yalnızca A...