Kaç dil ile şükrederiz?

Mehmet Bey: “Şükür Risalesinde, “Çünkü rızka iştiha ve iştiyak bir nevi şükr-ü fıtridir. Ve telezzüz ve zevk dahi gayr-i şuuri bir şükürdür.” cümlesini açıklar mısınız?”

 

Şükrün tanımı

Şükür, Allah’ın sayısız, sınırsız, hesapsız nimetlerinin gerçek fiyatıdır.

Birinci Söz’e göre iki fiyat daha vardır: Zikir ve Fikir.

Başta Bismillah zikirdir. Sonda Elhamdülillah şükürdür. Ortada, yemek yeme esnasında, lokmaları çiğnedikçe, lezzetlerin tadını aldıkça, yediğimiz şeylerin ne kadar güzel yaratıldıklarını, damağımıza ve zevkimize gayet uygun olduğunu, bunların birer san’at harikası, kudret mu’cizesi ve rahmet hediyesi olduklarını,1 Rabbimizin bizi bildiğinin ve sevdiğinin delilleri bulunduğunu düşünmek fikirdir.2

Böyle güzel bir fikirden sonra yemeğin sonunda işi şükürle bitiriyoruz. Yani yemeğin fiyatını ödeyerek sofradan kalkıyoruz. Bu kavlî şükürdür. Yani dil ile yaptığımız şükürdür. Ve mana itibariyle farz, şekil olarak sünnettir.

Şükrün nevileri

Şükrün nevileri vardır:

1- El ile yapılan şükür: Eli harama uzatmaktan kaçınmak. Eli helâle ve meşrû olana uzatmayı prensip edinmektir.

2- Dil ile yapılan şükür: Dilimizi şükürde kullanmak, küfran ve isyan sözlerinden sakınmak, dili kırıcı, incitici, kınayıcı, hafife alıcı bir üslûptan ve kötü sözden korumak, dile yumuşaklık, tatlılık ve nezaket kazandırmak, dili teşekkür hislerine tercüman kılmak.

3- Kalp ile yapılan şükür: Kalbi kin, nefret, haset, şikak, nifak, husûmet, adavet, düşmanlık hislerinden temizlemek. Boş şeylerin ve dünyanın günahlı ve fani yüzünün sevgisini kalbe koymamak. Kalbi Allah’ın razı olduğu şeylerin, yani bakıyat-ı salihatın,3 yani tespih, zikir, tefekkür, şükür, sabır, tevekkül, kanaat, takva, ibadet, muhabbet, feragat, fedakârlık, tevazu ve cömertlik gibi ahirette faydası olacak, baki olarak elimizde kalacak salih değerlerin sevgisiyle doldurmak.

4- His ve cihazatımızla yaptığımız şükür: Başta iman olmak şartıyla, güzel yaratılan ve lütfedilen şeylerin güzelliklerini, tadını, lezzetini, yapraklarına, tomurcuklarına, meyvelerine konulan ince ve mu’cizevî san’atları gözümüzle, kulağımızla, hislerimizle kavramak, cihazatımızla zevk etmek bir nevi manevî şükürdür.

Açlık hissi bir manevî şükürdür. Çünkü Allah’ın nimetlerine isteği güçlendiriyor. Susuzluk hissi bir manevî şükürdür. Allah’ın emsalsiz değerlerle yarattığı suya iştiyak veriyor. Suyu içerken, damağımıza dilimize dokunup geçerken verdiği serinlik, letafet ve canlılık hissi manevî birer şükürdür. Yiyecek taneciklerini dilimizde evirip çevirirken, dişlerimizle çiğnerken aldığımız lezzet, sevinç, huzur, doygunluk hissi, mutluluk gibi pozitif değerlerin hepsi manevî birer şükür hükmündedir. Çünkü veren Allah’tır. O güzel meyvelerin ve tatlı rızıkların hepsi Allah’ın has bahçesinden ve sonsuz hazinesinden akıyor. Bunu bilmek ve rızıkları bu imanla tatmak manevî birer şükürdür.

Şükürden şirke geçmemeli

İşte Üstad Hazretleri veciz üslûbuyla bu hakikati ifade ediyor:

“Rızka iştiha ve iştiyak, bir nevi şükr-ü fıtrîdir. Ve telezzüz ve zevk dahi gayr-ı şuurî bir şükürdür ki, bütün hayvânatta bu şükür vardır. Yalnız insan, dalâlet ve küfürle o fıtrî şükrün mahiyetini değiştiriyor, şükürden şirke giriyor.” 4

Burada bir uyarı da var: Dalâlet ve küfür içinde olanlar bu manevî şükürden hissedar olamıyorlar. Yani yiyip içerken bunların Allah’ın ikramı olduğunu düşünmemek ve bunları esbaba veya tesadüfe vermek bir şirk halidir. Böyle şirk içinde iken insan elbette manevî şükürlerden hissedar olamıyor.

5- Beden dili ile yapılan şükür: Bedenin helâl rızıklarla doldurulması, haram şeylerden sakındırılması, bedenin ibadette, taatte, faydalı işlerde ve bakiyat-ı salihatta kullanılmasıdır.

6- Hal dili ile yapılan şükür: Halimize ve tavrımıza, istek ve arzularımıza, duygu ve heyecanlarımıza, fiillerimize ve işlerimize, zevkimize ve keyiflerimize, hedefimize ve yarınlarımıza şükrü yerleştirmek, şükrü kendimize hal eylemek, şükrü ahirete yol eylemek, şükür ile halleşmek ve kişiliğimizi şükür ile yoğurmaktır.

7- Mal ile yapılan şükür: Zekât ve sadâka vermek, elindekini başkalarıyla paylaşmaktır.

Cenâb-ı Hak cümlemizi şükredenlerden eylesin. Âmin.

Dipnotlar:
1- Sözler, s. 13.
2- Sözler, s. 16.
3- Şuâlar, s. 210.
4- Mektubat, s. 349.

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Kur’ân’ın önemli bir emri: Zikir
1.250
Selman Bey: “1- Zikir ne demektir? Allah’ın adını anmak neden önemlidir? 2- Cezbe hâli nedir? Cezbe hâli kimlerde görülür? Cezbe hâlinde olmak için neler yapılır? Cezbe hâli Allah’tan kula bir ihsanla...
Rahman Sûresi üzerine bir şerh denemesi
1.171
Fehmi Bey: “Rahman Sûresinin ilk âyetlerine göre, Allah önce Kur’ân’ı öğretiyor, sonra insanı yaratıyor. Bu sıralama ile düşünürsek, Allah Kur’ân’ı önce kime öğretti?” KUR’ÂN BİR RAHMETTİR Rahman Sû...
Her şey için Allah´a şükür borçluyuz
776
İzmir’den okuyucumuz: “Ramazan’da oruç emrine uyarak oruç tutmak ile şükretmek arasında bir bağlantı var mıdır? Varsa nedir?” Biz her şey için Yüce Allah’a karşı şükür borçluyuz. Öyle ki, her ist...
Riyadan şirke, şirkten riyaya yollar var
421
Hayati Bey: “‘Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey, Allah’a ortak koşmalarıdır” 1 hadisi nasıl anlaşılmalıdır?”   Peygamber Efendimiz (asm) riyaya, farkında olunmayan bir şirk olarak dikkat ...
İktisat nedir? Ne değildir?
520
Nuray Arslan: “İktisat nedir? İktisat etmek neden güzeldir?”   İktisat, Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin risâlelerinden birinin adıdır. Üniversitelerimizde de birer alan adıdır iktisat. ...
Esma zikrinde dikkat edeceklerimiz
919
Cafer Bey: “Belirli istekler için belirli adetlerle esmayı zikredince istediğin şey oluyormuş gibi bir inanç var. Bu inancın dinde yeri nedir?” ALLAH’I ANMAK FARZDIR Öncelikle şunu ifade edelim: A...
İslâm inancında takiyye
2.311
Hasan Bey: “Takiyye nedir? İslâm inancında takiyyenin yeri var mıdır? Varsa şartları nelerdir?” TAKİYYENİN KÖKENİ Takiyye ve takva aynı kökten olup, Arapça itteka ve veka kökünden gelmişlerdir. Ko...
Bayramın kıymetini bilelim
1.742
Kurban Bayramına ulaştık elhamdülillah. Müslümanlar, insanlığa barış mesajları verecekler. Bizi barış ve sevgi bayramına eriştiren Rabb’imize sonsuz hamd ü senalar olsun.   Bayrama erişmek, Cen...
Tesbihat nedir ve nerelerde yapılır?
1.072
Murat Er: “Tesbihat nedir ve nerelerde yapılır?”   Namazı gerek cemaatle kılalım, gerekse tek başımıza kılalım fark etmez; namazdan sonra tesbîhat yapmak Sünnet-i Seniyyedir. Tesbîhât cemaa...
Haram, günah ve küfür
781
Şanlıurfa’dan Mücahit rumuzlu okuyucumuz: 1-Haramlığı kesin olan içki, zina, fal vs. gibi fiillerle ilgili olarak bir başkası için “İnşaallah içki içersin, fal baktırırsın” dense; diyen kişinin îmânı ...
Ceninin zikir dili
487
Serkan Bey: “‘Anne karnındaki çocuğun hâlini Allah’tan başka kimse bilmez’ âyetinin hikmetini açıklar mısınız? ‘Bilim şimdi çocuğun cinsiyetini biliyor’ diyorlar.” İnsanın bilgisi sınırlıdır. Gaybı,...
Şükür ve nev’ileri
1.035
İstanbul/Kocasinan’dan Mehmet Altınbaş: “Şükür Risalesinde, “Çünkü rızka iştiha ve iştiyak bir nev’î şükr-ü fıtrîdir. Ve telezzüz ve zevk dahi gayr-i şuurî bir şükürdür.” cümlesini açıklar mısınız?” ...
Doğum günü kutlamak
550
Şanlıurfa/Birecik’ten Gani bey: “Doğum günü kutlamak câiz midir? Hıristiyanlara benzemeyin deniyor.”   Bir Müslümanın, Hıristiyanların örf ve âdetlerini kabullenmesi, yaşaması, ihya etmesi,...
Hastalığı hafifletmenin yolu
257
İstanbul’dan Hamdi Gocek: 1) “Sizden hiç kimse, maruz kaldığı bir zarar sebebiyle, ölümü temenni etmesin. Mutlaka onu yapmak mecburiyeti hissederse, bari şöyle söylesin: ‘Rabbim! Hakkımda hayat hayırl...
Tükenmez hazine: Kanaat
1.750
Abdullah Bey: “Kanaat etmek ne demektir? Faziletleri nelerdir?” SÖZLÜKTE KANAAT Kanaat sözlükte, elindekini yeterli bulma, kazancı ile yetinme, neticeye razı olma, hakkıyla çalıştıktan sona eline ...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir