Burdur’dan okuyucumuz: “İstibrâ ne demektir? Açıklar mısınız?”


İstibrâ lügatte berî olmak istemek, temizlenmek arzusunu eyleme dönüştürmek, fiilî arınma dileği ve kirlerden arınma isteği demektir. Istılahta ise istibrâ, idrardan sonra idrarın damlasından korunmak için, sızıntının tamamen kesilmesini beklemeye denmiştir. İdrar sızıntısını bekleme süresi kişiden kişiye değişebilir. Kişi kendi durumuna göre istibra yapmalı, sızıntının tamamen kesildiğine kanaat getirince abdest almalıdır. İdrar sızıntısını tamamen kesmek için yürümek, öksürmek, yaslanmak gibi vücut hareketlerinden yararlanılabilir.

İstibrâ etmeden abdest almamalıdır. Çünkü abdest aldıktan sonra gelecek sızıntı, bir damla da olsa abdesti bozar. Fakat istibra yaptıktan sonra, bunu fazla şüphe ve vesvese konusu yapmaya da gerek yoktur.   
Hiç şüphesiz istibrâ konusu özür sahibi olmayanları ilgilendirir. Özür sahibi olanlar, özürlü hükümlerine tabiidirler. Dinde zorluk yoktur.