İmanı korumak gayret ister

Mesaj rumuzlu okuyucumuz: “İman tazelemenin önemi nedir? İman kalpten nasıl gider? Yaşadığımız zamana bilmeyerek “kötü zaman” demekle iman gider mi?”

İMAN NEDİR?

İman Allah’a kalpten intisap ve bağlılıktan ibarettir. Bizi Yaradan’ımıza bağlayan en güçlü bağdır. Küfür, inkâr veya şirk ise bu sağlam bağın kopması veya koparılmasıdır. Bir İlâhî nur olan imanı kalpte korumak için, her salih amelde olduğu gibi kulun iradesi ve gayreti gerekiyor.

ZAMAN VE MEKÂN BİZE EMANET!

Yaşadığımız zamanı, mekânı, dünyayı, dünyanın gidişatını, çağı, asrı, olayları, insanları, görüşleri, fikirleri, sistemleri eleştirebiliriz şüphesiz. Bunlar dokunulmaz değildirler. Bunları eleştirmekle iman gitmez. Hatta belirli bir süre içinde mademki, dünyanın yönetimi, idaresi, yaşayış tarzı, tasarruf hakkı insana emanet edilmiştir. İnsan elinin kirliliklerini ve bu kirliliklerin gerek zaman, gerekse mekân üzerinde yol açtığı tahribatı eleştirmek hakkımızdır da. Çünkü Allah’ın bize emanet ettiği zaman ve mekân esasen temizdirler. Zaman kötü ise veya mekân kirli ise burada insan elinin çirkin müdahalesi söz konusudur. Bu müdahaleyi eleştirmek, daha temiz bir zamana ve daha salim bir mekâna ulaşmanın da önemli adımlarını teşkil eder. Neticede zamanın da, mekânın da içinde yaşayan bizleriz.

Cenâb-ı Hak, zamanın ve mekânın çarkları içinde yuvarlanıp giden ehl-i imanı “imana” çağırıyor. “Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr ederse, şüphesiz derin ve vahim bir dalâlete sapmıştır. Doğrusu iman edip de sonra inkâr edenleri, sonra iman edip tekrar inkâr edenleri, sonra da inkârları artmış olanları Allah bağışlamaz. Allah onları Kendi yolu için hidayete de eriştirmez” buyuran Cenâb-ı Hak bizden imanda “sabır ve sebat” istiyor. Peygamber Efendimiz de (asm), “İmanınızı “lâ ilâhe illallah” sözü ile yenileyiniz” buyuruyor.

OKU:   İman hakikatlerini tanıtırken

İNSAN, HERGÜN FARKLI BİR FERT SAYILIYOR

İmanımızı her zaman tecdit etmemiz gerektiği hususunda âmir bulunan yukarıdaki hadis-i şerifi tefsir eden Bedîüzzaman Hazretleri, hem şahsı, hem de çevresi her zaman değişen insanın, her zaman imanını yenilemeye de ihtiyaç duyduğunu kaydeder. Saîd Nursî Hazretlerine göre, insanın her bir ferdinin manen çok “fertleri” vardır. Yani her bir insan ömrünün seneleri adedince, hatta günleri adedince, hatta saatleri adedince birer farklı fert sayılmaktadır. Çünkü insanın hayatı zamana tâbi olduğu için, o tek fert bir model hükmüne geçmekte ve her gün bir diğer fert şeklini giymektedir. Üstelik insanın cismi böyle her zaman yenilendiği gibi, içinde yaşadığı âlem de her zaman değişmekte ve yenilenmektedir. Her gün veya her saat bir âlem gitmekte, bir başkası gelmektedir. Yani insan her saat farklı bir âlemi ve farklı tecellileri yaşamaktadır. İnsanın bu sebeple bir saati bir saatine uymayabiliyor. Hiç tavuk bile kesmemiş bir adamın bir gün bir cinayet işlediğini duyarsınız, inanmazsınız.

Ama öğrenirsiniz ki gerçek budur! Çünkü insanın yaşadığı şahsî âlemi ve sosyal âlemi her vakit değişmekte, insanı yeni girdaplara sokmakta veya hayatına olumlu veya olumsuz yeni cilveler taşımaktadır. Bu cilveler, girdaplar, girinti ve çıkıntılar, öfkeler, dargınlıklar, uçarılıklar, düşüncesizlikler ve fevrî hareketlerse insanı her zaman halden hale çevirmektedirler. Keza insanda nefis, hevâ, vehim ve şeytan her zaman hükmetmekte ve çok vakit insanın imanını çalmak için gafletinden istifade etmektedirler. Hâlbuki her zaman “lâ ilâhe illallah” kelimesiyle imanını taze tutan, Allah’a bağlılığını yenileyen, Yaradan’ı ile irtibatını tecdit eden kimseler, bütün bu farklı boyutlardaki olumsuz veya olumlu tavırlar ve haller karşısında daima akıllı hareket etme kabiliyetlerini korurlar. Çünkü tazelenmek suretiyle ulaşılan her yeni iman nüktesi; bir yeni âlemin, aslında bir yeni girdabın, bir yeni krizin, bir yeni olumsuzluğun ve bir yeni tersliğin anahtarı hükmüne geçer, her yeni hayata yeni bir nur getirir. Bu iman nuru her tersliğin ışığı ve her girdabın aydınlığı hüviyetinde tecelli eder.

OKU:   Kalbin mühürlenmesi

Asrımızda iman tazelemenin çağdaş adı Risale-i Nur okumaktır. Çünkü Risale-i Nur baştanbaşa La İlahe İllallah Muhammedü’r-Resulullah kelimesinin şerhi, tefsiri, ispatı, burhanı, açıklaması ve delili mahiyetinde yazılmış bir iman külliyatıdır. Her satırı keşiftir. Her cümlesi müşahededir. Her kelimesi imanın bir nüktesini kalbe ve akla akıtır.

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir