İbadeti ihmal büyük bir cürümdür

Ağrı’dan Kerim Kahraman: “Asa-yı Musa 3. Hüccet-i İmaniye, Hatime, 1. Suâl, 2. Paragrafta geçen, insanın ibadet yapmazsa mevcudatı tahkir, kemâlâtını inkâr ve tecavüz etmesi ne demektir? Açıklar mısınız?”

 

İnsanın aslî görevi Allah’a ibadet etmektir. İnsan bunun için yaratılmıştır. Bunu Cenâb-ı Allah şöyle bildiriyor: “Ben insanları ve cinleri ancak Bana ibadet yapsınlar diye yarattım.” 1

Mevcudatta her bir şeyin görevi de Allah’ın emirlerine harfiyen itaat etmek ve Allah’ı zikredip tesbih etmektir. Kur’ân bunu da şöyle haber veriyor: “Allah’ı yedi Semâ ile Arz ve bütün bunlardaki akıl sahipleri tesbih ederler. Hiçbir şey yoktur ki onu hamdiyle tesbih ediyor olmasın. Lâkin siz onların tesbihlerini anlamazsınız. O, Halîm ve Ğafur’dur.” 2

En güzel bir biçimde yaratılıp3 yeryüzüne halife kılınan insan4, Bedîüzzaman’a göre kâinatın meyvesidir, neticesidir ve maksadıdır.5 İnsan kâinatı bir bütün olarak temsil eder ve okur. İnsana göre kâinat, sayfaları insan aklının önüne açılmış büyük bir kitaptan ibarettir. İnsanın işi de kâinat kitabını okuyarak, Allah’ın kudretini, azametini, celâlini, cemalini, rahmetini ve sair sıfatlarını bilmek, mevcudatın her bir zerresiyle Allah’ın emirlerine harfiyen itaatini ve tesbihatını kavramaktır.

İnsan ibadet yapmadığında, kendi nezdinde bütün kâinatı olumsuz bir pozisyona itmiş olur. Dolayısıyla ibadet yapmamanın cürüm ve günah değeri de kâinat çapında dehşetli olur. Bediüzzaman bu hususu şöyle misâllendiriyor: “Nasıl ki bir padişah, raiyetinin hukukunu muhafaza etmek için, âdî bir adamın, raiyetinin hukukuna zarar veren bir hatasına göre, şiddetli cezaya çarpar.” Bediüzzaman, On Dördüncü Söz’de bu misâli daha da açan iki temsil getirir: Birinci temsile göre, büyük bir bahçeye bakan pek çok hademeler vardır. Her bir vazifeye bir hademe tayin edilmiştir. Meselâ birisinin vazifesi bahçeye yayılacak suyun deliğini açmaktır. Farz ediyoruz ki, bu hademe tembellik etti ve suyun deliğini açmadı. Bu sebeple bahçe kurudu. Bu olumsuz sonuçtan bütün diğer hademelerin işleri de iptal olacaktır. Bu durumda bahçe sahibi bu tembel hademeye sadece kendi tembelliği derecesinde değil; bütün diğer hademelerin kötüye giden işleri derecesinde ceza verecektir. Çünkü tembelliği ile sadece kendi işini bozmamış, bahçedeki bütün çalışanların da işlerini bozmuştur. Bütün çalışanlar bu tembel hademeden şikâyetçidirler. Bediüzzaman bir temsil de gemiden getiriyor. Büyük bir gemide çalışan adi bir hizmetlinin, hizmetini ihmal etmesiyle geminin battığını farz etsek, gemi sahibi o hizmetliden adi ihmali derecesinde değil; geminin büyüklüğü ve gemidekilerin hukuku derecesinde şiddetli şikâyet edecektir.

İşte bu misâllerde olduğu gibi insan ibadetini ihmal etmekle bütün mevcudatın amellerine ve zikirlerine halel getirdiği gibi, Allah’ın sonsuz esmasının tecellilerini de yok saydığı için, esma adedince cinayet işlemiş olmaktadır.6

Bahsettiğiniz yerde Bediüzzaman Hazretleri ibadeti terk etmenin neden mevcudatı tahkir, kemalâtını inkâr ve tecavüz etmek demek olduğunu şöyle izah ediyor: Mevcudatın kıymeti Allah’a olan tesbih, zikir ve ibadetinde gizlidir. İbadeti terk eden adam, mevcudatın gerçekten var olan ibadetini görmez ve göremez. Hatta inkâr eder. Bu durumda her biri ibadetinde duyarlı bulunması, Allah’ın isimlerine ayna olması ve birer yüksek İlâhî mesaj taşıması açısından yüksek bir değerde bulunan her bir mevcut, ibadeti terk eden adam nazarında değerden ve kıymetten en aşağı mertebeye düşüyor. Kâinatı değerden düşürmeye insanın hakkı yoktur.

Öte yandan, Allah (cc) insanı kâinata bir ölçü ve bir takvim olarak yaratmıştır. Bu sebeple herkes kâinatı kendi aynasında görüyor. Meselâ ağlayan bir adam her şeyi ağlar görüyor, karamsar birisi her şeyi karamsar biliyor. Neşeli bir adam her şeyi neşeli görüyor. İbadet ve tesbih eden bir adam, mevcudatın hakikaten var olan ibadet ve tesbihatını görüp anlıyor, takdir ve tebrik ediyor. Gaflette olan inkârcı bir adam ise mevcudatı kıymet ve kemâlâtına zıt bir biçimde değeri düşük gördüğü için mevcudatın hakikaten var olan kıymetini ve kemalatını inkâr etmiş, böylece onun hukukunu çiğnemiş, onu tahkir etmiş ve hakkına tecavüz etmiş oluyor.7

Diğer bir ifadeyle, ibadeti terk eden adam, aslında kardeş konumda bulunan kâinatla kavgalı hale gelmiş oluyor. Eşya sırlarını kendisine açmıyor, kendisine yabancılaşıyor, bütün hadiseler insana düşman vaziyetine giriyor. İnsan dünyadan ve yaşamaktan zevk almamaya başlıyor. Huzuru kaçıyor. Ve hayattan istifaya kadar uzanan gerginlikler, ardından sökün edip geliyor. Bunun sorumlusu da hiç kimse değil, insan kendisi oluyor.

Dipnotlar:
1- Zariyat Sûresi: 56,
2- İsra Sûresi: 44,
3- Tin Sûresi: 4,
4- Bakara Sûresi: 30,
5- Sözler, s. 211,
6- Sözler: 155,
7- Asa-yı Musa, s. 269.

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Günahlardan korunma
560
İzmir’den isimsiz okuyucumuz: “Ben şu anki işim gereği evlenemiyorum. Günahlardan nasıl korunayım?” Günahlar, her zaman şu kısa dünya hayatında en büyük handikapımız. Şeytanın elindeki en kolay koz. ...
Kayayı yerinden oynatan ihlâs
2.418
Bu rumuzlu okuyucumuz: “Allah için yaşamanın âhirette büyük sevap kazandıracağı ve Allah’ın rızasına vesile olacağı malûm. Dünyada da bunun ecir ve mükâfatını görür müyüz? Bunun dünyevî kerameti olur ...
Gücünün yettiği kadar yapmak
654
İstanbul’dan okuyucumuz: “İbadetlerde eksiklerim var. Hep en iyisini yapmaya çalışıyorum; ama en iyisine muvaffak olamıyorum. Bu da beni rahatsız ediyor. Maddî durumum dar. Birçok yere yardım etmek is...
Belâları celbeden on beş cürüm
3.423
Mustafa Bey: “Câmiü’s-Sağîr’in 1. Cildinin 428 No’lu hadiste ümmetin başına geleceğinden haber verilen kızıl rüzgâr, yere batma ve suret değiştirme belâlarının mahiyetleri nelerdir?” ON BEŞ CÜRÜM...
Gençlikte ibadet
669
İstanbul’dan genç okuyucumuz: “Bizi ısrarla kendisine çeken günahlardan vazgeçmenin yolları nelerdir? Bazen his ve duygularıma yenik düştüğümü ve istemediğim halde günah işlediğimi fark ediyorum. Bu d...
Namazda kulun huzur makamı neresidir?
272
Fatma Zehra Hanım: “23. Söz’ün 5. Nüktesinde geçen ahsen-i takvim sırrını ibadetlerle birleştirerek açar mısınız?”   AHSEN-İ TAKVİM SIRRI Yirmi Üçüncü Söz’ün Beşinci Nüktesi Fatiha Sûr...
Sorulu cevaplı ibadet hayatımız
1.291
Selçuk Yıldırım’ın ibadet hayatımızla ilgili kısa soruları var. Önce soruları, ardından cevaplarını diyalog biçiminde vermeye gayret edelim. NAMAZDA İMAMA UYMA Namazda imamdan önce hareket, imamdan ...
İbadet dili üzerine
610
Yunus Seven: “Ana dilimizde anlayarak ve farkına vararak ibadet etmemiz neden yanlış bulunuyor? Bunu açıklayabilir misiniz?”   İnsanın inandığı dinin tabirlerini, terimlerini, duâlarını, âyetle...
Anne ve babaya iyilik yapmak Allah´ın emridir!
6.545
Ankara’dan Faik Abışgil: “Anne ve baba hakkına riâyet etmenin önemi ve fazîleti nedir? Annemiz veya babamız tarafından bir haksızlığa uğradığımızda onlara karşı nasıl davranacağız?”   Anne ...
Allah bizden neden ibadet istiyor?
14.559
AC“981 rumuzuyla soran okuyucumuz: “Allah kimseye muhtaç değildir. Âmenna. O zaman bizim yaptığımız ibadete de ihtiyacı yoktur. Peki, bunu bizden neden istiyor? İnsan belli bir noktadan sonra bu ve bu...
Haccın ihmalinin bedeli
892
Salih Bey: “Bediüzzaman’a göre, hac ihmâl edilirse bunun vebali ne olur?” Bedîüzzaman Hazretleri, Birinci Dünya Harbine Müslümanların katılarak sıkıntı çekmelerinin ve harp belâsı ile boğuşmaların...
Bir günlük program
2.241
İzmir/Pınarbaşı’ndan Mustafa Kaynar: “Bir günlük programımız nasıl olmalı?”   Bir günlük hayatımıza sabahın erken ışıklarıyla başlarız. Doğan fecir, kulaklarımıza yep yeni bir günün gelmekt...
İbâdetin fayda ve hikmetleri nelerdir?
1.461
Eskişehir’den okuyucumuz: “İbâdet fayda ve hikmetleri nelerdir? Dünya saadetine de faydası var mıdır?”   İbâdet kul ile Allah arasında pek yüksek bir bağ, çok şerefli bir nisbet ve pek yüce...
İmanı çalan çelişkili sorulara ne cevap vermeli?
817
Fikih.info üzerinden gelen sual: “Tartıştığım bir ateist arkadaşıma göre, Allah adil ve iyi olmamızı istemeden önce, kendisine ibadet, itaat ve bizden üstün olduğunu kabul etmemizi istiyor. Üstünlüğü...
Belki kelimesinin mânâsı
2.130
İdris Yalçın: Üstad Hazretleri 23. Lem’a’nın hatimesinde: ‘Cenâb-ı Hak senin ibadetine, belki hiçbir şeye muhtaç değil. Fakat sen ibadete muhtaçsın; manen hastasın” diyor. Burada belki kelimesi ne anl...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir