Muharrem ayının fazileti Ramazan ayından hemen sonra geldiği halde, bu ayda nafile oruçtan başka bir şeyin emredilmemiş olması sırf şefkat-i Rabbaniyenin ve merhamet-i Rahmaniyenin bir tezahürü olsa gerektir.

 

ÂLEM-İ İSLÂM YENİ YILA GİRDİ

Âlem-i İslâm 1435 yılını bitirdi ve bu gün itibariyle 1436 yılına girdi.
Âlem-i İslâm olarak sulh-u umumiye, birlik ve beraberliğe, uhuvvete ve tesanüte azamî ihtiyacımız var. İnşallah bu giren yeni yılın hayırlara, fetihlere, barışa, kardeşliğe, âlem-i İslâm’ın problemlerinin çözümüne, birlik ve beraberliğine ve ittihad-ı İslâm’a vesile olmasını Cenâb-ı Hak’tan niyaz ediyorum.
Yaşayanlar ölüme, dünya kıyamete, bütün beni âdem mahşere bir adım daha yaklaştı.
Zaman bir sel gibi koşuyor. Her şeyi önüne katmış, beraber sürüklüyor.
Zaman maksuduna ulaşacak, belli! Ama biz zamanın içinde sürüklenen insanlar, maksudumuza ulaşabilecek miyiz?
Mahşere ulaşacağımızda şüphe yok! Ama ya maksudumuza?
Bu, mahşerde belli olacak! Allah yardımcımız olsun. Âmin.

HİCRİ YILBAŞINDA DUÂ

Muharrem ayının ilk günü olan hicrî yılbaşında aşağıdaki duâyı üç defa okuyanın, gelecek sene Muharrem ayına kadar bütün belâlardan emin kılınacağı ve bu kimseden şeytanın da ümidini keseceği rivayet edilmiştir.
“Bismillâhirrahmânirrahîm. Elhamdü lillahi Rabbil-âlemîn. Ves-salâtü ves-selâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Allahümme Entel-Ebediyyül-Kadîm. El-Hayyül-Kerîm. El-Hannânül-Mennân. Ve hâzihî senetün cedîdetün, es’elüke fîhel’ısmete mineş-şeytânir-racîm, vel-avne alâ hâzihi’n-nefsil-emmâreti bis-sûi vel-iştigâle bimâ yukarribünî ileyke, yâ zel-celâli vel-ikrâm, bi-rahmetike yâ erhamer-râhimîn. Ve sallallahü ve selleme alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve ehl-i beytihî ecmaîn.”
Meâli: “Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. Efendimiz Muhammed’e (asm), O’nun (asm) âli ve ashabı üzerine salât ve selâm olsun. Allah’ım! Sen Ebedî ve Kadîmsin, varlığı, hayâtı devâmlı olan, kullarına keremi ziyâde, merhameti, ni’metler bağışlaması sonsuz, yalnız Sensin Allahım! İşte bu yeni yıldır ki, ben, bu yıl boyunca, huzurundan kovulmuş şeytandan korumanı ve daima kötülüğü emreden nefsime galip olmam için yardımını ve beni Sana yaklaştıran işlerle meşgul olmamı Senden dilerim ey celâl ve ikrâm sâhibi Allahım. Ey merhametlilerin en merhametlisi, rahmetinle muamele eyle. (Sonunda yine salâvat-ı şerife vardır.)”

FAZİLET DERECESİ RAMAZAN’DAN SONRA GELEN AY

Muharrem ayı hicrî ayların birincisidir.
Hicrî ayların bir incisidir.
Tövbe edildiğinde, Allah’a koşulduğunda, duâ ve niyazda bulunulduğunda feyzi, bereketi ve rahmeti bol aylardandır. Peygamber Efendimiz (asm) bu ay için “Şehrullahi’l-Muharrem” (Allah’ın ayı Muharrem) demiştir.
Ve buyurmuştur ki: “Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı Muharrem’in orucudur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz da geceleyin kılınan namazdır.”1
Yine aşure günü tutulan oruçtan sorulunca buyurmuştur ki: “Geçmiş senenin günahına kefarettir.”2
Muharrem ayının fazileti Ramazan ayından hemen sonra geldiği halde, bu ayda nafile oruçtan başka bir şeyin emredilmemiş olması sırf şefkat-i Rabbaniyenin ve merhamet-i Rahmaniyenin bir tezahürü olsa gerektir.
Allah ayları emirlere boğmamış, emirlerini genelde bütün aylara yaymıştır.
Bu sebeple Muharrem de dâhil olmak üzere faziletli aylarda, yapanın fazilet ve sevap kazanacağı, yapmayanın günahkâr olmayacağı, genelde nafile nevinden ameller emretmiştir.

GELMESİ ŞEVK VERİR, AMA GİTMESİ FÜTUR VERMEMELİ

Bediüzzaman Hazretleri bir mektubunda, Muharrem de dâhil mübarek ayların gitmesiyle havayı tasfiye eden ve manen temizleyen hizmet zevkinin ve şevkinin kaybolabileceğini, bu sebeple hizmet yerine sıkıntı ve uyku galebe edebileceğini zikrederek, hayırlı işlerin ve hizmetlerin meşakkatli ve zevksiz daha sevaplı olduğunu, bu sebeple sabır içinde şükrederek hizmetlerden fütur getirmemek gerektiğini hatırlatıyor.3
Öyleyse Muharrem ayı veya başka mübarek ayların gelmesi hizmette, evrat ve ezkârda şevk unsuru olabilir; bundan istifade edilmelidir.
Ama gitmesi fütura sebep olmamalıdır. Hizmetine, evrat ve ezkârına devam etmelidir.
Âlem-i İslâm’ın ve saygıdeğer okuyucularımın hicri yıllarını tekrar tebrik ediyorum.

Dipnotlar:
1- Müslim, Siyam, 202-203; Tirmizî, Mevakit 207; Nesaî, Kıyâmü’1-Leyl 6.  
2- Müslim, Sıyam, 1162, İmam Nevevi, Riyaz’üs-Sâlihîn, 5/14.
3- Kastamonu Lâhikası, s. 97.