Yiğit Bey: “1- Hz. Âdem’e yasaklanan Cennet meyvesinin içeriği nedir? Bu yasak Hz. Âdemle Havva’nın cinsel anlamda birlikte olmaları mıdır? Cennet madem helal dairesinde bir mükâfat yeridir. Yasak neden var? 2- Emanet dağlara teklif edilmiş ve dağlar kabul etmemişler. Dağlar bu emanetin ne olduğunu biliyorlar mıydı? İnsanoğlu ise onu kabul etti. İnsanoğlu bu emanetin içeriğini biliyor muydu da kabul etti?”

Bize Düşen Susmaktır.

Hazret-i Âdem’e (as) Cennet’te yasaklanan meyvenin muhtevası ve ne olduğu ne Kur’ân’da, ne de sıhhatine güvenilen hadislerde açıklanmaz. Kur’ân konuyu şöyle anlatıyor: “Ey Âdem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın. (ve la takrabâ hazihi’ş-şecerate)”1

Öyleyse bu konuda yorum yapmak bize düşmez. Biz ağaç diye bilelim; ne kaybederiz?

Bu yasaklamayı cinsel mânâda birlikte olmak gibi bir hususa veya bir meyve ismi vermek suretiyle bir şeye tahsis etmek ve kayıt altına almak doğru değildir.

Çünkü elde hiç bir bilgi yoktur.

Eğer bir bilgi gerekseydi her halde vahiy tarafından verilirdi.

Verilmemişse kendimizi yorum yapmaya zorlamamız yanlıştır. Yaptığımız tahsisçi yorumla insanlığın babasını incitmiş oluruz. Yorumumuz iftiradan öteye geçmez.

O halde bu konuda bize düşen susmaktır.

Hikmeti Tavziftir

Yasak ağaç meselesinde gözüken şudur:

Cennet’te Hazret-i Âdem’e (as) insan olma sıfatına uygun şekilde büyük bir hürriyet verilmiştir. Fakat Allah’ın kulu olduğu için de bir yasak ağaç ile hürriyeti sınırlandırılmıştır.

Anlaşılıyor ki, bu yasak ağaç yenilmek için değil; insan hayatını disiplin altına almak, insanın kulluğunu ve Allah’ın rububiyetini hatırlatmak ve insanın imtihan için yaratıldığını unutturmamak içindir.

Nitekim yasak ağaçtan yedikten sonra yeryüzüne indirilmelerinde de aynı hikmet söz konusu olmuştur.

Bediüzzaman bu hikmeti tek kelimeyle açıklıyor: “Tavzif”2

Hazret-i Âdem’in (as) Cennette yasak meyveyi yemesi ve dünyaya indirilişi öyle bir vazife ile vazifelendirildiğini gösteriyor ki, insanlığın bütün terakkisi, bütün yükselişi, bütün istidatlarının inkişafı, bütün yeteneklerinin gelişmesi, Allah’ın bütün isimlerine geniş bir ayine olması bu vazife ile mümkün olmuştur.

Bediüzzaman diyor ki: “Eğer Hazret-i Âdem Cennette kalsaydı, melek gibi makamı sabit kalırdı; istidâdât-ı beşeriye inkişaf etmezdi. Hâlbuki yeknesak makam sahibi olan melâikeler çoktur; o tarz ubudiyet için insana ihtiyaç yok.”3

İnsanın yaratılışına uygun bir teklif yurduna ihtiyaç vardı. Cennet böyle bir teklif yurdu değildi ve olamazdı. Öyleyse insanlığın küçük bir imtihanla fıtratı sınanacak ve fıtratı gereği günah işleyince imtihan yurduna indirilecekti. Çetin bir dünya sınavını kazanınca Cennete alınacaktı.

İnsanın Emaneti Kabulü

İlgili ayet şöyledir: “Şüphesiz biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. Onu insan yüklendi.”4

Bu konuda şunlar söylenebilir:

1- Emanetin göklere, yere ve dağlara teklif edilmesi, bunların şuur sahibi olduğunu göstermez. Emanet onlara hikmet lisanıyla teklif edilmiş, onlar da fıtrat diliyle çekinmişlerdir.

2- Göklerde, yerde ve dağlarda müekkel melekler, şuur sahibidirler. Bu melekler, onlara emaneti almaktan çekinmelerini ilham etmişlerdir.

3- Emaneti insanın kabul etmesi, insanın bütün yaratılmışlara üstünlüğünün ve hilafet sıfatının tescilidir.5

4- İnsan yaratılışı ve istidadı gereği, kendisine teklif edilen emaneti kabul ediyor. İnsan fıtratı bu emaneti kabul etmekte tereddüt göstermiyor. Çünkü insan bu emaneti üstlenecek bir mahiyette yaratılmıştır. Burada da şuurdan çok fıtrat ve mahiyet ön plândadır.

Dipnotlar:
1 -Bakara Suresi: 35
2- Mektubat, s. 70
3- Mektubat, s. 70
4- Ahzab Suresi: 72
5- Sözler, s. 224, 236


KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Cennetler ve hayallerimiz
1.028
Ankara’dan Rıdvan Şimşek: “Cennette milyonlarca dünya hayatı istesek ve yaratılmış bütün âlemleri istesek ve istediğimiz gibi yaşamak istesek bunlar olur mu?” Metin Bey: “Cennetin erkekler birinci ...
Cennet haram işleme yeri değildir
1.684
Erkan Bey: “Cennette gılmanlar hakkında geniş bilgi var mı? Evli olan hanımların da emrinde gılmanlar olacak mı? Bu durumda erkeği kıskanmayacak mı? Erkeklerin hurilerini hanımları kıskanmayacak mı?”...
Bezm-i Elest üzerine
1.149
Ordu’dan okuyucumuz: “Kâlû Belâ nedir? Neden hatırlamıyoruz?” KÂLÛ BELÂDAN BERİ MÜSLÜMAN’IM Eskiden öğretilirdi: “Ne zamandan beri Müslüman’sın?” diye sorulduğunda, “Kâlû Belâdan beri.” diye ceva...
Cennet, insanın hicranına cevaptır
727
Merve Hanım: “Mesnevî-i Nûriye’de 206. Sayfada geçen şu cümleyi izah eder misiniz: ‘Sen bazı vecihlerden fenaya gittiğin zaman Hâlık-ı Rahman-ı Rahim’in ilminde, meşhudunda, malûmunda baki kalmaklığın...
Emanette emin olmak
516
Sedat Bey: “Sıklıkla yaptığımız ‘Ya Rab, emanetini kabzetmek zamanına kadar bizi emanette emin kıl’ duâsından murad nedir? Emanette emin kılınmak nasıl bir taleptir?” EMANETLER YUMAĞINDA YÜZÜYORUZ...
Cennet ve Cehennem üzerine
1.504
Malatya’dan okuyucumuz: “Cennet ve Cehennem hâlen mevcut mudur, yani hâli hazırda yaratılmış mıdır? Peygamberimiz (asm) mîraçta gelecek olayları mı görmüştür? Kıyamet koptuğu zaman cennet ve cehennem ...
Cennet dostları
1.439
Sedâ Hanım: “1- Biz kadınlar Cennette kocalarımızla evlenecek miyiz? 2- Cennette annemizi, babamızı, akrabalarımızı ve sevdiklerimizi görecek miyiz? Kısacası mü’minler sevdiklerini görebilecekler mi? ...
Hastalıklar imtihan mı, arınma mı?
8.976
“Başımıza gelen musibetlerin hangisinin imtihan, hangisinin yaptığımız bir hatadan dolayı olduğunu nasıl anlarız? İşlediğimiz bir kusurdan geldiğini düşündüğümüz bir durumda ne yapmalıyız?” Başımız...
Sevaplarımız günahlarımızdan ağır olursa kurtulurmuyuz?...
1.042
İsmail Bey: “Sevaplarımız günahlarımızdan ağır olursa kurtuluruz ve Cennete gireriz diyorlar. Bu ne demektir? Cehenneme girmeden mi Cennete girer?” BİR MÜJDE YAKLAŞIYOR Öncelikle af ve kurtuluş ...
Kabir Cennet olur mu?
1.743
 Ömer Bey: “Şu haberler doğru mu: Kişi kabre girince hesaba çekiliyor. Gideceği yer gösteriliyor. Bu kişi amel defterinin sağdan veya soldan verileceğini biliyor. Cennete mi, cehenneme mi gideceğini b...